Devrek'te demircilik geleneği usta ellere sıkıştı
61 yaşındaki Rıza Ulukoz, ilkokuldan sonra başladığı sıcak demir ustalığında 50 yılı geride bıraktı. Emekliliğe rağmen 1987'de devraldığı dükkanında çalışmaya devam eden Ulukoz, ilçede bu işi yapan iki kişiden biri olarak mesleğinin sürdürülebilirliğine dair kaygı taşıyor.
Ustalığa giden yol:
Ulukoz, mesleğe başlama hikâyesini anlatırken eski yıllara döndü: "Bu işe ilkokuldan sonra başladım ben. Amcam 'Bu çocuk çalışacak' dedi. Getirdi ustama teslim etti, 'eti senin, kemiği benim' dedi." Askerlik öncesi ustasının yanında piştikten sonra aynı dükkânda çalışmaya devam eden usta, işyerini 1987'de resmen devraldığını belirtiyor.
Günümüz işleri ve üretim:
Teknolojinin hayatın her alanına girmesine rağmen Ulukoz, ocağını tüttürmeyi sürdürüyor. Bahçe ve ziraat aletleri üreten usta, ilçede talep olan ürünleri şu sözlerle sıralıyor: "Burada kesici aletler; balta, kazma, bıçak, nacak, keser yapıyoruz." İş yoğunluğunun eskisi gibi olmadığını vurgularken, kendisini iş yapanın bulduğunu ifade ediyor.
Çırak yetişmemesi, mesleğin devamını tehdit eden en önemli unsur olarak öne çıkıyor. Ulukoz, yalnızlaşmalarının sebebini gelecek kuşakların mesleğe ilgi göstermemesiyle açıklıyor ve ilçe nüfusundaki çekiç seslerinin azaldığını not düşüyor.
Devrek'te demircilik geleneğini sürdüren diğer isim ise dönem arkadaşı Selahattin Bostancı. Bostancı'nın oğluyla çalıştığı, Ulukoz'un ise dükkanını tek başına yürüttüğü ifade ediliyor. "Benden sonra yapacak kimse yok. Ömrümün yettiği yere kadar devam etmeye çalışıyoruz" sözleri, ustaların mesleğe duyduğu bağlılığı ve endişeyi özetliyor.
Son ustalar, devredilecek yetenekleri yok olurken zanaatın günlük yaşamla kurduğu güçlü bağı da korumaya çalışıyor; ancak çırak eksikliği mesleğin geleceğini belirsiz kılıyor.
40 yıllık mesleğin son ustaları, zanaatı yaşatacak kimse bulamıyor