Şırnak'ta meşe yapraklarında yeniden gezu bereketi:
Şırnak’ın yüksek rakımlı dağlık alanlarında kış ve ilkbahar dönemindeki yoğun kar ve yağışın ardından meşe ağaçlarının yapraklarında doğal olarak oluşan ve yöre halkının "gezu" dediği kudret helvasında bu yıl yaklaşık 25-30 yıl sonra büyük bir bolluk yaşandı. Sabahın ilk ışıklarıyla dağlara çıkan köylüler, özenle topladıkları bu maddeyi evlerde geleneksel yöntemlerle işleyerek hem sofralarına doğal bir lezzet kazandırıyor hem de aile ekonomilerine katkı sağlıyor.
Toplama ve işleme geleneği:
Toplama süreci sabah erken saatlerde başlıyor. Vatandaşlar traktör ya da araçlarıyla meşe ağaçlarının bulunduğu meralara gidip, üzerindeki gezuyu seçerek dalları kesiyor. Kesilen meşe dalları evlerin damlarında yaklaşık üç gün kurutulduktan sonra eski usul yöntemlerle işleniyor. Dallar iki çatallı sopalarla dövülüyor, yapraklar ayrılıyor ve ardından ürün üç-dört çeşit elekten geçirilerek toz haline getiriliyor. Ürünün bir kısmı da kaynatılarak pekmeze dönüştürülüyor.
Keleş Erkan toplama ve işleme sürecini anlatırken üretimin zahmetli ancak değerli olduğunu vurguladı. Erkan, sabah erkenden dağlara çıktıklarını, dalları kurutup dövdüklerini ve kalan parçaları leğende birkaç aşamadan geçirerek ürünü kıvama getirdiklerini belirtti. İşlemler uzun ve emek isteyen bir süreç olsa da ortaya çıkan toz ve pekmezin tüketimde ve satışta rağbet gördüğünü söyledi.
Kültürel ve ekonomik boyut:
Yörede kudret helvası sadece lezzet olarak değil, aynı zamanda bir şifa kaynağı olarak da kabul ediliyor. Keleş Erkan buna dair, büyüklerden miras kalan bilginin bugün hâlâ yaşatıldığını ve birçok ailenin bu üründen geçimini sağladığını ifade etti. Erkan ayrıca, 60-70 yaşındaki bazı kişilerin hayatlarında ancak ikinci kez böyle bir bolluk gördüğünü belirterek bu yılki üretimin ne kadar nadir ve değerli olduğunu vurguladı.
Yöre sakinlerinden Hayal Erkan ise gezuya ilişkin inancını paylaştı; yağmur sonrası meşe yapraklarında parlayan bu maddeyi insanların müdahalesi olmadan doğanın sunduğu bir nimet olarak tanımladı. Pekmez ve toz halinde tüketilen ürünün katkı maddesi içermediği, yoğurdun üzerinde veya çay yanında kullanıldığı, ayrıca aç karnına şifa niyetine tüketildiği anlatılıyor.
Bölge halkı, binlerce ağacın yapraklarında görülen bu bolluğun yerel gelire katkı sağladığını belirtiyor. Bir üreticinin aktardığına göre, 500 haneli bir köyde şu an 3-5 ton arasında gezu bulunuyor. Bu nicelik, hem yöresel mutfaklarda hem de pazar payında önemli bir karşılık buluyor.
Yaklaşık çeyrek asır sonra gelen bu bereket yılı, Şırnak için hem doğanın sunduğu eşsiz bir zenginlik hem de Mezopotamya kültüründen günümüze taşınan geleneksel bir ürünün yeniden öne çıkması anlamına geliyor. Yöre halkı, tamamen doğal olan kudret helvasının hem lezzet hem de şifa değeri taşıdığına inanarak toplama ve işleme geleneğini sürdürmeye devam ediyor.
ŞIRNAK'TA KIŞ VE İLKBAHAR AYLARINDA ETKİLİ OLAN YOĞUN KAR VE YAĞIŞLARIN ARDINDAN DAĞLIK ALANLARDAKİ MEŞE AĞAÇLARINDA OLUŞAN VE YÖRE HALKININ "GEZU" ADINI VERDİĞİ KUDRET HELVASINDA YAKLAŞIK 25-30 YIL SONRA YAŞANAN BÜYÜK BEREKET, VATANDAŞLARIN YÜZÜNÜ GÜLDÜRDÜ. SABAHIN İLK IŞIKLARIYLA DAĞLARA ÇIKAN VATANDAŞLAR, BÜYÜK EMEKLE TOPLADIKLARI GEZUYU GÜNLER SÜREN ZAHMETLİ İŞLEMLERİN ARDINDAN TOZ VE PEKMEZE DÖNÜŞTÜREREK HEM SOFRALARINA DOĞAL BİR LEZZET KAZANDIRIYOR HEM DE AİLE EKONOMİLERİNE KATKI SAĞLIYOR.