Sınav Kaygısı Akademik Performansı Düşürüyor — Psikolog İrem Güler'in Değerlendirmesi

Psikolog İrem Güler, sınav kaygısının dikkat, bellek ve performansı olumsuz etkilediğini; aile tutumları, uyku, beslenme ve gevşeme çalışmalarının belirleyici olduğunu vurguluyor.

Yayın Tarihi: 25.05.2026 11:51
Güncelleme Tarihi: 25.05.2026 11:55

Sınav Kaygısı Akademik Performansı Düşürüyor — Psikolog İrem Güler'in Değerlendirmesi

Sınav kaygısı akademik performansı nasıl etkiliyor?

Medical Park Ankara Hastanesi’nden Psikolog İrem Güler, sınav dönemlerinin öğrenciler kadar aileler için de yoğun stres içerdiğini belirtiyor. Güler’e göre sınav kaygısı, öğrencinin sahip olduğu bilgiyi sınav anında etkili biçimde kullanmasını zorlaştıran bir durum. Belirli düzeyde heyecanın motive edici olabileceğini ancak kaygı yoğunlaştığında dikkat, öğrenme ve performans üzerinde olumsuz etkilerin ortaya çıktığını ifade ediyor.

Sınav kaygısının belirtileri

Güler, sınav kaygısının yalnızca zihinsel değil bedensel belirtilerle de kendini gösterebildiğini söylüyor. Fiziksel belirtiler arasında kalp çarpıntısı, hızlı nefes alma, mide bulantısı, terleme, baş ağrısı, uyku düzensizlikleri ve kas gerginliği yer alırken; psikolojik belirtiler arasında yoğun endişe, huzursuzluk, başarısızlık korkusu ve çaresizlik hissi bulunuyor. Ayrıca dikkat dağınıklığı, okuduğunu anlamada güçlük ve olumsuz otomatik düşünceler gözlemlenebiliyor.

Kaygının akademik süreçlere etkisi

Yoğun kaygı esnasında zihnin önemli bir bölümünün olumsuz düşüncelerle meşgul olduğunu belirten Güler, öğrencinin "ya yapamazsam", "rezil olacağım" gibi düşüncelerle dikkatinin sınavdan uzaklaştığını aktarıyor. Bu durumun bilgiyi geri çağırmayı, problem çözmeyi ve odaklanmayı zorlaştırdığına dikkat çekiyor ve yüksek kaygı düzeyinin dikkat, öğrenme ve bellek süreçleriyle ters ilişkisinin bilindiğini vurguluyor.

Aile tutumlarının rolü

Güler, ailelerin iyi niyetle yaptığı bazı davranışların çocuk üzerindeki baskıyı artırabileceğini belirtiyor. Sürekli başarı vurgusu, akran veya kardeş kıyaslaması ve sınavı hayatın tek belirleyicisi şeklinde sunma gibi yaklaşımlar kaygıyı yükseltebiliyor. "Bu sınav hayatını belirleyecek", "bak arkadaşın kaç net yaptı" veya "bu kadar çalışıp kazanamazsan yazık olur" gibi ifadelerin yoğun baskı oluşturduğunu belirtiyor ve ailelerin süreç odaklı yaklaşmasının daha koruyucu olabileceğini öneriyor.

Sosyal medya ve akran kıyaslaması

Ergenlik döneminde sosyal medyanın sınav kaygısını artırabildiğine dikkat çeken Güler, öğrencilerin sürekli başarı hikâyeleriyle karşılaşmasının gerçekçi olmayan bir başarı algısı oluşturduğunu vurguluyor. Her öğrencinin öğrenme biçimi, dikkat süresi ve dayanıklılığının farklı olduğunu hatırlatıyor; sürekli kıyaslamanın özgüveni zedeleyebileceğini ve tükenmişlik hissine yol açabileceğini söylüyor.

Yaşam düzeni ve kaygı yönetimi

Güler, sınav döneminde yaşam düzeninin yalnızca ders çalışmaya göre şekillendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. Düzenli uyku, dengeli beslenme ve fiziksel aktivite kaygı yönetiminde önemli rol oynuyor. Düzensiz uykunun dikkat dağınıklığı ve stres toleransında azalma ile ilişkili olduğunu; yoğun kafein tüketiminin kaygı belirtilerini artırabileceğini bildiriyor.

Pratik öneriler ve ne zaman destek alınmalı?

Güler, kaygıyı azaltmaya yönelik pratik öneriler olarak düzenli ve verimli çalışma alışkanlıkları, sınav hakkında yeterli bilgi sahibi olmak, gerçekçi hedefler koymak, nefes egzersizleri, kas gevşetme çalışmaları ve dikkat odaklama tekniklerini sıralıyor. Bilişsel davranışçı yaklaşım çerçevesinde otomatik olumsuz düşüncelerin fark edilmesi ve bunların daha gerçekçi alternatiflerle değiştirilmesinin önemli olduğunu belirtiyor. Ayrıca sosyal yaşamın dengede tutulmasının kaygı yönetimine katkı sağladığını vurguluyor.

Profesyonel destek gerektiren durumlar arasında ise okula gitmeme isteği, yoğun kaçınma davranışları, sık fiziksel yakınmalar, uyku ve iştah sorunları, ağlama nöbetleri veya belirgin performans düşüşü yer alıyor. Öğrencinin "artık baş edemiyorum" veya "yardım almak istiyorum" ifadeleri kullanması durumunda uzman desteğinin değerlendirilmesi gerektiğini özellikle belirtiyor.

Özetle, Psikolog İrem Güler'e göre sınav kaygısı orta düzeyde motivasyon sağlayabilir; ancak yoğunlaştığında öğrencinin dikkatini, bellek ve problem çözme becerilerini olumsuz etkileyerek akademik performansını düşürüyor. Aile tutumları, yaşam düzeni ve erken müdahale kaygının yönetiminde belirleyici unsurlar olarak öne çıkıyor.

PSİKOLOG İREM GÜLER

PSİKOLOG İREM GÜLER

Yazar
EDİTÖR

Ali Yıldırım

Ben Ali Yıldırım, 31 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin gece editörüyüm. Siz uyurken ben gelen haber akışını yönetir, manşetleri belirlerim. Stres altında çalışmaya alışkınım ama ekibi ayakta tutan espriler de benden çıkar.