Soruşturmada gelinen aşama:
Siirt'in Baykan ilçesinde 18 Ekim 2024'te kaybolan Mekkiye Akyel dosyasıyla ilgili yürütülen soruşturmada, eski eşi ve yakınlarının da aralarında bulunduğu üç şüpheli hakkında töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından iddianame düzenlendi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya paylaşımında arama çalışmalarının 190 bin metrekarelik alanda, yüzlerce personelle sürdürüldüğünü; dijital ayak izleri, HTS ve PTS kayıtları, tanık anlatımları ile şüphelilerin çelişkili beyanlarının ayrıntılı olarak incelendiğini bildirdi. Bakanlığın açıklamasında, bu bulgular doğrultusunda soruşturma kapsamında iddianame hazırlandığı kaydedildi.
Deliller ve inceleme:
Soruşturma dosyasında, Akyel'in kaybolduğu tarihten sonra kendisine ait olduğu değerlendirilen herhangi bir telefon, banka, ulaşım veya sağlık hareketliliğine rastlanmadığı belirtiliyor. Ayrıca iddianamede, Akyel'e ait olduğu öne sürülen mont ve kemerin şüphelinin fıstık bahçesinde bulunduğu bilgisinin yer aldığı aktarılıyor. HTS kayıtları, daraltılmış baz istasyonu verileri ve tanık beyanları dosyada değerlendirildi.
İncelemelerde şüphelilerin ifadelerindeki çelişkiler ve tanık anlatımları soruşturmanın temelini oluştururken, dosyada henüz bir cenaze veya kimliğe kesin biçimde bağlanmış fiziksel bir delil bulunmadığı vurgulanıyor.
Aile ve avukatın değerlendirmesi:
Makliye Akyel'in avukatı Gurbet Bilbay, iddianameyle ilgili yaptığı açıklamada bulunulan deliklerin önemli olduğunu ancak bunun tek başına mahkumiyet anlamına gelmediğini söyledi. Bilbay, UYAP üzerinden hâlihazırda iddianamenin taraflarına resmi tebligatla ulaşmadığını, dosyanın Siirt Baykan Başsavcılığı tarafından Siirt Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildiğinin bilindiğini belirtti ve "Bu iddianamenin hazırlanmış olması kişilerin ceza alacağı anlamına gelmiyor" dedi.
Bilbay ayrıca arama-kurtarma çalışmalarının sürdürülmesini, delillerin titizlikle değerlendirilmesini ve adaletin sonuna kadar takip edileceğini vurguladı. Bakan Gürlek'in dosyayı gündeme getirmesinin aileye umut verdiğini de sözlerine ekledi.
Ailenin beklentisi ve talepleri:
Ablası Halime Pilgir ise iddianamenin tek başına yeterli olmayacağını, en büyük taleplerinin kardeşinin kemiklerine veya en azından bir mezarına ulaşılmak olduğunu söyledi. Pilgir, iddianamede yer alan mont ve kemerin gerçekten kardeşine ait olup olmadığının netleşmesini istediklerini ve sonuna kadar gerçek faillerin cezalandırılmasını talep ettiklerini belirtti. Aile, özellikle İsa ile babası ve abisinin de sorumlu bulunması halinde hesap sorulmasını istiyor.
Pilgir, arama çalışmaları sırasında aileye yaşatılan belirsizlikleri de paylaştı: "Ben anneme bugün hâlâ 'Sana kızının mezarını getiremedim' demek zorunda kalıyorum" ifadeleriyle kaybolmanın aile üzerindeki derin etkisini anlattı. Aile, resmi tebligatın henüz ulaşmadığını ve iddianamenin mahkemeye gönderilmesiyle birlikte sürecin yakından takip edileceğini söylüyor.
Dosya resmî işlemler sonrası Siirt Ağır Ceza Mahkemesi'ne iletilmiş durumda; aile ve avukatlar iddianamenin içeriğinin taraflara tebliğ edilmesini ve soruşturma ile arama çalışmalarının devam etmesini bekliyor.
AKYEL’İN AVUKATI GURBET BİLBAY