Sıcak havada artan sıvı kaybı ve sağlık riskleri
Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Zeki Tonbul, yaz aylarında aşırı terlemeye bağlı sıvı kaybının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor. Terlemenin vücudun soğuma mekanizması olduğunu, normal koşullarda günlük yaklaşık yarım litre kadar terleme olurken aşırı sıcaklarda bu miktarın 2-3 litreye kadar çıkabileceğini ifade ediyor.
Tonbul, sıvı kaybının şiddetinin belirtileri belirleyen ana etken olduğunu, aşırı sıvı kayıplarında böbrek, kalp ve beyin başta olmak üzere hayati organların fonksiyonlarının olumsuz etkilendiğini
Belirtiler sıvı kaybının derecesine göre değişiyor: hafif kayıplarda ağız kuruluğu ve susama hissi; orta derecede kayıplarda halsizlik, ayağa kalktığında baş dönmesi, konsantrasyon ve dikkat azalışı, sersemlik, idrar miktarında azalma ve idrar renginde koyulaşma ortaya çıkabiliyor.
Asitli içecekler suyun yerini tutmaz
Prof. Dr. Tonbul, asitli içeceklerin su yerine kullanılmaması gerektiğini belirtiyor. Bu içeceklerin erimiş karbondioksit, şeker ve katkı maddeleri içerdiğini, asit özellikleri nedeniyle diş minesinde tahribata, ağız diş çürümelerine ve mide şikayetlerine yol açabileceğini vurguluyor. Mide asiditesini artırarak reflüye neden olabileceği ve kemik problemlerine katkı sağlayabileceği ifade ediliyor.
Ayrıca enerji içecekleri ve kolada bulunan yüksek miktardaki kafeinin idrar miktarını artırıcı etkisi nedeniyle yeterli su açığını kapatmada yetersiz kaldığı, çarpıntı ve alışkanlığa yol açabileceği belirtiliyor. Ev yapımı soğuk çayın kafein miktarının daha az olduğu, soğuk çayın tercih edilebileceği, ancak sıvı kaybı çok fazlaysa suyun yanında mineral içeren maden suyu veya ayran gibi takviyelerin de gerekli olduğu öneriliyor.
sıvı tüketim önerileri
Tonbul, düzenli sıvı tüketim alışkanlığı edinilmesi gerektiğini söylüyor. Normalde günlük su alımının 2-3 litre civarında olduğunu, aşırı sıcaklarda bu miktarın 4-5 litreye kadar çıkabileceğini belirtiyor. Özellikle tarlada veya fırında çalışan kişilerin günde 5 litreye kadar su içmesi gerektiği vurgulanıyor.
Güneş altında uzun süre kalınmaması, klimalı veya gölgeli ortamlarda bulunulması, hamile ve emziren annelerin daha fazla suya ihtiyaç duyması gerektiği hatırlatılıyor. Suyun gün içine bölünerek tüketilmesi öneriliyor; örneğin sabah iki bardak, kuşluk vakti iki bardak, öğle iki bardak şeklinde ve toplamda günde 8-10 bardak su içilmesi tavsiye ediliyor.
Ayrıca su ihtiyacının bir kısmının, yüzde 90'dan fazla su içeriğine sahip kavun, salatalık, portakal gibi sebze ve meyvelerden de karşılanabileceği ve bunların enerji sağlaması açısından fayda sunduğu belirtiliyor.
Sıcak havada dikkat: Susuzluk hayati organları vuruyor