Sezaryen sonrası normal doğumun (SSVD) faydaları ve uygunluğu
Memorial Kayseri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Mehmet Ak, sezaryen sonrası normal doğum (SSVD) uygulaması, uygun adaylarda başarı oranları ve anne-bebek açısından sağladığı avantajlar hakkında önemli bilgiler verdi. SSVD’ye uygun anne adayları, gebelik sürecinin düzenli takibi ve uygun değerlendirmelerle sorunsuz bir doğum yaşayabiliyor.
SSVD nedir ve başarı oranları
SSVD, daha önce sezaryenle doğum yapmış olan kadınların vajinal doğum yapabilmesi anlamına gelir. Geçmişte sezaryen doğum yapmış olmak, otomatik olarak yeniden sezaryen yapılmasını gerektirmez. Yapılan araştırmalarda SSVD deneyen gebelerde %60-80 oranında başarı elde edildiği bildirilmiştir. Ayrıca, "bir kez sezaryen doğum yapan her 4 anne adayından 3’ü" SSVD için uygun bulunabilmektedir. Genel olarak SSVD, uygun seçilmiş vakalarda güvenli bir uygulamadır.
SSVD'nin 7 önemli avantajı
1. Ameliyat izi olmaması: Tekrar cerrahi işlem yapılmadığı için yeni bir karın veya rahim kesisi oluşmaz.
2. Enfeksiyon ve ciddi kan kaybı riskinin daha düşük olması: Cerrahi müdahale gerektirmediği için enfeksiyon ve ağır kanama riski azalır.
3. Bebeğin solunum problemi riskinin daha düşük olması: Doğum sırasında ve sonrasında yenidoğanın solunum sıkıntısı yaşama olasılığı nispeten azalır.
4. Ten teması ve erken bağlanma şansının artması: Doğum sonrası anne-bebek fiziksel temasının sağlanması daha kolaydır.
5. Emzirme başarısının artması: Başarılı emzirme şansı daha yüksektir.
6. Anne sütünün daha kısa sürede gelmesi: Emzirme ile ilişkili fizyolojik süreçler daha çabuk başlamaktadır.
7. Hastanede kalış ve normal hayata dönüşün daha hızlı olması: Yatış süresi kısalır ve anne günlük aktivitelere daha çabuk dönebilir.
Kimler SSVD'ye uygun veya uygun değil?
SSVD uygunluğu birçok faktöre bağlıdır. Değerlendirmede dikkat edilen başlıca noktalar şunlardır:
Önceki sezaryen kesisinin türü: Rahimdeki alçak transvers kesi (low transverse) olanlar genellikle SSVD için uygun kabul edilir. Ancak klasik (yüksek dikey) kesi geçirenlerde rahim yırtılması riski daha yüksek olduğundan genellikle SSVD önerilmez.
Rahim yırtılması öyküsü: Daha önce rahim yırtılması geçiren kişiler genellikle SSVD'ye uygun değildir.
Geçmişte rahim ameliyatı: Miyom aldırma gibi rahimle ilgili cerrahi geçirmiş olanlarda izler rahim yırtılması riskini artırabilir ve SSVD önerilmeyebilir.
Önceki sezaryen sayısı: İki veya daha fazla sezaryen doğum geçirmiş olmak, SSVD ile ilişkili bazı riskleri artırabilir.
Gebelik aralığı: Önceki doğum ile yeni gebelik arasındaki süre 18 aydan kısa ise rahim yırtılması riski artabilir.
Vajinal doğumu etkileyebilecek diğer durumlar: Plasenta ile ilgili sorunlar, fetüsün vajinal doğumu zorlaştıracak pozisyonu, üçüz veya daha fazla çoğul gebelik, ayrıca doğumun tetiklenmesine (indüksiyon) ihtiyaç duyulması gibi durumlarda SSVD önerilmeyebilir.
Bilgilendirme ve takip önem taşıyor
Doç. Dr. Mehmet Ak bu süreçte kadınların risk ve faydalar konusunda ayrıntılı şekilde bilgilendirilmesinin, uygun adayların doğru takiple SSVD’yi güvenle deneyebilmesi açısından kritik olduğunu vurgulamaktadır. SSVD oranlarını artırmak ve gereksiz tekrar sezaryenleri önlemek için bireysel değerlendirme ve düzenli gebelik takibi önemlidir.
MEMORİAL KAYSERİ HASTANESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM BÖLÜMÜ’NDEN DOÇ. DR. MEHMET AK, SEZARYEN SONRASI NORMAL DOĞUM İLE İLGİLİ ÖNEMLİ BİLGİLER VERDİ.