Semanur Aydın davasında ara karar: 1 tahliye, aile feragati
Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve Bağcılar Şafak Hastanesi'nde hekimlik yapması yasak olan bir kişinin de ameliyata karıştığı iddialarını içeren dosyada, 7 sanıklı yargılamada mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Heyet, tutuklu sanıklardan Orhan G. hakkında tahliye kararı verdi. Ayrıca maktul Semanur Aydın'ın yakınları, avukatları aracılığıyla davadan feragat ettiklerini ve şikayetlerinden vazgeçtiklerini mahkemeye sundu.
Duruşmanın kapsamı ve sanık sayısı
Duruşmaya, 6’sı tutuklu olmak üzere 7 sanık, taraf avukatları ve bir tutuklu sanığın SEGBİS aracılığıyla katılımı ile devam edildi. Yargılamada, iddiaların odağında Bağcılar Şafak Hastanesi ve burada yapılan mide küçültme ameliyatı ile ameliyat sonrası gelişen komplikasyonlar yer aldı.
Duruşmada öne çıkan savunma beyanları
Tutuklu sanık Erol V. savunmasında meslekten men edildiği dönemde sağlık turizmi faaliyeti yürüttüğünü, hastaları Şafak Hastanesi'ne yönlendirdiğini ve maktulün kendisine referansla ulaştığını söyledi. Erol V., maktulün 18 Aralık 2023 tarihinde doktor Şaban C. tarafından ameliyat edildiğini, 20 Aralık tarihinde taburcu olduğunu; şikayetlerin 26 Aralık'ta başladığını, tıbbi tedavilerin 27 Aralık'ta uygulandığını belirtti. Erol V. ameliyatı gerçekleştirmediğini, ameliyata girmediğini ve hastanın hastaneden ayrılmadan önce 'her türlü rızayı kabul ettiğini belirten' evrakı imzaladığını savundu.
Tutuklu sanık Şaban C. ise cezaevinde yaptığı savunmada Erol V. ile daha önce tanıştıklarını, Şafak Hastanesi'nde çalışması teklif edildiğinde meslekten men olduğunu kendisine bildirilmediğini, ameliyata girmediğine dair HTS kayıtları ve tanık ifadelerinin bulunduğunu söyledi. Şaban C., evine gelen evrakları imzaladığını ancak maktulün ameliyatı ile ilgili doğrudan bilgisinin olmadığını belirtti.
Şafak Sağlık Grubu ortaklarından tutuklu sanık Cem Türker Öztürk ise hastanenin işletilmesi ve personel alımı konusunda sorumluluğunu reddetti, delilleri karartma iddiasını kabul etmediğini söyledi ve maktulün ölümünden haberi olduğunu ancak sonradan öğrendiğini belirtti.
Tutuksuz sanık Semiha Yavuz (başhekim) savunmasında hastaneyi usulüne uygun yönettiğini, maktulün gelişinde acil serviste müdahale edildiğini, Adli Tıp Kurumu raporunun komplikasyon sonucu vefat tespiti içerdiğini ve süreçle ilgili ellerindeki belgeleri polise teslim ettiklerini aktardı.
Tutuklu sanık Orhan G. hastanede görev sahibi olmadığını, olayla ilgili ifadesinin yanlış anlaşıldığını ve sağlık durumunun cezaevi şartlarına elverişli olmadığını ileri sürdü. Tutuksuz sanık Refik Arslan ise hastanenin resmi sahibi olduğunu, işletmeden sorumlu başka bir kişi tarafından yönetildiğini, olaylarla doğrudan ilgisi olmadığını dile getirdi.
Savcı ve müdahil avukatlarının görüşleri
Cumhuriyet Savcısı, dosyadaki eksikliklerin giderilmesini talep ederek sanıkların tutukluluk hallerinin devamını istedi. Savunma avukatlarından Damla Deniz iddianamenin yetersiz olduğunu, dosyada maddi ve manevi unsurların oluşmadığını; Yenidoğan dosyasından gelen bir ses kaydının bu davanın ana delili haline getirildiği iddiasını dile getirdi ve 'bir hekim kendi hastasını öldürmekten yargılanamaz' argümanını savundu. Savunma tarafı ayrıca soruşturma sürecinde baskı iddialarına yer verdi.
Mahkeme kararı ve sonraki adımlar
Mahkeme heyeti, ara kararında tutuklu sanık Orhan G.'nin tahliyesine hükmetti ve duruşmayı eksik hususların giderilmesi için erteledi. Duruşmada ayrıca maktulün eşi Ali Aydın ve kardeşi Doğan Yelboy tarafında avukatları aracılığıyla verilen dilekçeyle davadan feragat edildiği kayda geçti.
Yargılama sürecinde, iddiaların niteliği, delil durumunun değerlendirilmesi ve taraf beyanlarının ayrıntılı incelenmesi gerektiği vurgulanırken mahkeme eksiklerin giderilmesi için ek soruşturmaya ve belgelerin tamamlanmasına karar verdi. Bir sonraki duruşma tarihi mahkeme tarafından belirlenecek.
Mide küçültme ameliyatı olan Semanur Aydın'ın ölümüne ilişkin 7 sanıklı davada 1 sanığa tahliye