Sel baskınları modern köprüleri hedef alırken, Tarihi Eğri Köprü ayakta kaldı
Yurt genelinde etkili olan bahar yağmurları sonucu sel ve taşkın riskleri artarken, Tokat'ta taşkın tehlikesine karşı bazı modern köprüler kontrollü şekilde yıkıldı. Modern mimariyle inşa edilen köprülerin yıkılması, karşılaştırıldığında tarihsel köprülerin dayanıklılığına yeniden dikkat çekti.
Sivas'ta yer alan ve Selçuklular döneminden kalan Tarihi Eğri Köprü, artan su seviyesine rağmen ayakta kalmaya devam ediyor. Kızılırmak üzerine inşa edilen köprünün mimarisi ve malzeme kalitesi, günümüzde yaşanan sel riski bağlamında değerlendirildi.
Tarihi Eğri Köprü: Ölçüler ve mimari özellikler
Tarihi Eğri Köprü, yaklaşık 173 metre uzunluğunda ve 4.6 metre genişliğinde olup, ortasındaki eğim nedeniyle isimlendirilmiştir. Köprünün üzerinde 18 adet kemer bulunuyor ve yapı kesme taştan inşa edilmiştir. Bu özellikler, köprünün Kızılırmak'ın hırçın akışına karşı dayanmasını sağlayan temel unsurlar arasındadır.
Sanat Tarihçisi Yunus Budaktaş, köprünün Selçuklular döneminde inşa edildiğinin mimari özelliklerden anlaşıldığını belirtiyor. Budaktaş, "Eğri Köprü ile ilgili herhangi bir kitabe bulunamadığı için kesin bir tarihlendirme yapılmıyor ancak yapının geçirdiği restorasyonlara ait kitabeler restorasyon aşamalarına dair bilgi sunuyor" ifadelerini kullanıyor.
Dayanıklılığın nedenleri: Tasarım, malzeme ve temel
Budaktaş, köprünün ters 'v' biçimindeki eğriliğinin akış hızını kesmek ve suyun baskı kuvvetini kırmak amacıyla tasarlandığını vurguluyor. Bu mimari yaklaşımın, özellikle son yıllarda artan yağışlar ve eriyen karlarla oluşabilecek sel risklerine karşı bir önlem niteliği taşıdığına dikkat çekiliyor.
Ayrıca Budaktaş, köprünün ayaklarının ırmağa sağlam yerleştirildiğini, kemer tasarımının itki kuvvetini kırmada etkili olduğunu ve kullanılan kesme taşların özenle yerleştirildiğini belirtiyor. Budaktaş, "Yapının temelinin sağlamlığı, köprüyü yüz yıllarca ayakta tutan en önemli etkenlerden biridir" diyerek, tarihi köprülerin günümüzde bile sağlam kalmasının temel nedenini vurguluyor.
Modern köprülerden beklentinin daha sağlam ve dayanıklı yapılar olması gerektiğini belirten Budaktaş, fakat ülke genelindeki görüntülerin tarihî yapıların uzun ömürlülüğünü tekrar sorgulattığını ifade ediyor. Sonuç olarak Tarihi Eğri Köprü, hem mimari çözümü hem de uygulanan malzeme ve işçilik açısından örnek teşkil ediyor.
Temel ve tasarımın önemi bu vakada öne çıkan iki ana unsur. Modern inşa süreçlerinde de bu unsurların önceliklendirilmesi, sel ve taşkın risklerine karşı yapısal dayanıklılığı artıracaktır.
SİVAS’TA 8 ASIRDIR DİMDİK AYAKTA KALAN TARİHİ EĞRİ KÖPRÜ, GÜNÜMÜZ MİMARİLERİNE ÖRNEK OLUYOR. (ARŞİV)