Seçil Erzan davasında gerekçeli karar açıklandı
Yüksek karlı, kapalı bir fon vaadiyle aralarında Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan gibi isimlerin de bulunduğu 30'dan fazla kişiyi milyonlarca lira dolandırdığı iddiasıyla yargılanan banka şube müdürü Seçil Erzan hakkında mahkeme, gerekçeli kararını açıkladı.
Mahkemenin tespitleri ve iddiaların niteliği
Gerekçeli kararda, Erzan'ın katılanlara bankada getirisi çok yüksek, kapalı ve sınırlı sayıda kişiye açılan bir fon bulunduğunu söylediği, bu fonun Fatih Terim adına olduğunu ve fonun başında o dönemde bankada genel müdür ve genel müdür yardımcısı olarak görev yapan, sonrasında ise 'sanık' olarak yargılanan Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu'nun bulunduğunu ifade ettiği belirtildi.
Mahkeme, Erzan'ın katılanlara paranın döviz üzerinden elden bankanın genel merkezine götürüldüğü, oradan sisteme fiziki olarak sokulduğu ve bu sebeple işlem kaydına yansımadığı yönünde beyanlarda bulunduğunu kaydetti. İlk dönemlerde katılanlara sözde getiri olarak fazla ödeme yapıldığı; bu uygulamanın mağdurların güvenini pekiştirdiği, ardından söz verilen getirilerin sağlanamamasıyla usulsüzlüklerin ortaya çıktığı tespit edildi.
Mağdurların iradesine ilişkin değerlendirme
Mahkeme gerekçesinde, Erzan'ın yöntemleri ve açıklamalarıyla genel olarak katılanların iradelerini sakatladığını vurguladı. Katılanların parayı yatırmaya karar verirken yanıltıldığı ve güven duygusunun istismar edildiği kanaatine yer verildi.
Bankanın rolü ve suçun nitelendirilmesi
Kararda, Erzan'ın eylemlerinin bankanın bir faaliyeti kapsamında ve banka adına hareket ettiğini göstermediği, suçun işlenmesi sırasında bankanın herhangi bir maddi varlığının kullanılmadığı belirtildi. Bu nedenle, Erzan'ın sırf banka müdürü olması halinin, fiilin "banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle" nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturması yönünde yeterli delil sağlamadığı kaydedildi.
Ayrıca bankacılık zimmeti açısından da, bankacılık sistemine geçmiş bir paranın bulunmadığı ve zimmet suçunun söz konusu olabilmesi için zimmete geçirilen bedellerin bankaya ait olması gerektiği ifade edildi. Mahkeme, mağdurların imzalarını alarak bordrodaki miktarlardan noksan ödeme yapılmasının zimmet değil, zincirleme dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu belirtti. Gerekçede, bankacılık zimmeti suçundan sanık hakkında kesin karar bulunduğundan bu suçtan yeniden yargılama yapılamayacağına da yer verildi.
Ceza ve hukuki sonuç
Gerekçeli karar uyarınca, Seçil Erzan hakkında verilen 102 yıl 4 ay hapis ile 753 bin 880 lira adli para cezasına ilişkin mahkeme değerlendirmeleri açıklandı. Mahkeme kararında, eylemin hukuki nitelendirilmesinde mağdurların korunması, bankanın rolü ve delil durumuna göre ayrıntılı gerekçelendirme yapıldığı görüldü.
Kararda yer alan tespitler, suçun nasıl işlendiğine, mağdurların güveninin nasıl inşa edilip istismar edildiğine ve bankacılık kurumunun fiilen kullanılmadığına ilişkin mahkeme değerlendirmelerini içeriyor.
Seçil Erzan davasında gerekçeli karar: Mağdurların iradelerini sakatladı