Sosyal medyada artan riskler yaz tatiliyle yeniden gündemde
Yaz tatiliyle birlikte çocukların teknoloji ve sosyal medyada geçirdiği sürenin artması, dijital platformlardaki tehlikeleri tekrar öne çıkardı. Uzmanlar, özellikle sosyal medyada 'meydan okuma' ve 'görev' adı altında yayılan içeriklerin çocuklar ve ergenler için ciddi risk oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Uzman değerlendirmesi
Psikolog Meryem İlhan, sosyal medyada yayılan bazı içeriklerin gençleri tehlikeli davranışlara yönlendirebildiğini belirtiyor. İlhan, bu tür davranışların temelinde beğenilme, kabul görme, ait olma ve arkadaş grubundan onay alma isteğinin bulunduğunu vurguluyor.
Oyunlar ve içeriklerin etkileri
İlhan, okulların kapanmasıyla öğrencilerin teknolojiyle geçirdikleri sürenin doğal olarak arttığını, özellikle sanal sohbet ortamı yaratan oyunların her yaşın ilgisini çektiğini ifade ediyor. Ayrıca saldırganlık ve savaş içerikli oyunların çocuklarda öfke, saldırganlık, güvensizlik ve korku gibi olumsuz duygulara yol açabileceğini; bazı gençlerin sosyal medyadan aldıkları yönergelerle görev adı altında kendilerine zarar verebildiklerini gözlemlediklerini belirtiyor.
Ailelere öneriler
İlhan, ailelerin sosyal medya içeriklerini tamamen yasaklamasının gerçekçi olmadığını, bunun yerine harcanan sürenin ve içeriğin ebeveynler tarafından kontrol edilmesi gerektiğini söylüyor. Ayrıca çocukların sanal ortamlar dışında sosyal bir çevrede var olmalarının önemine dikkat çekiyor; çocuklar sosyal alanlarda kendilerini ifade edebildiklerinde, çevrimiçi onay arama davranışlarının azalabileceğini belirtiyor.
Ergenlerin bazen dürtüsel davranışlar sergileyebileceğini, bunun gelişen dürtü mekanizmalarıyla ilişkili olduğunu vurgulayan İlhan, ebeveynlerin önce anlamaya çalışarak bir anlayış alanı oluşturmasının ve yaptığının neden yanlış olduğunu açıklamanın geri kazanımda etkili olduğunu ifade ediyor.
Pratik yaklaşım
İlhan içerik kontrolünün önemini tekrar ederek, çocukların ve yetişkinlerin aynı ortamlarda bulunmasının yanlış yönlendirmelere yol açabileceğini hatırlatıyor. Ayrıca sosyal medyada görülen her meydan okumaya cevap verme zorunluluğu olmadığını, bazen en büyük cesaretin zararlı bir şeye hayır diyebilmek olduğunu belirtiyor.
Sonuç
Özetle, yaz dönemiyle artan çevrimiçi etkinliklerde ailelerin denetleyici ve bilinçlendirici bir yaklaşım benimsemesi, içerik kontrolü yapması ve çocukların çevrimdışı sosyal alanlarda desteklenmesi, risklerin azaltılmasında kilit rol oynuyor.
YAZ TATİLİYLE BİRLİKTE ÇOCUKLARIN TEKNOLOJİ VE SOSYAL MEDYADA GEÇİRDİĞİ SÜRENİN ARTMASI, DİJİTAL PLATFORMLARDAKİ TEHLİKELERİ DE YENİDEN GÜNDEME GETİRDİ.