Sakarya’da coğrafi işaretli ot süpürge üretimi azalıyor: Ustalar mesleğin son temsilcileri

Sakarya’da coğrafi işaretli ot süpürge üretimi elektrikli süpürgeler nedeniyle azalıyor; kalan ustalar mesleğin son temsilcileri olarak üretimi sürdürmeye çalışıyor.

Yayın Tarihi: 21.01.2026 12:12
Güncelleme Tarihi: 21.01.2026 12:12

Sakarya’da coğrafi işaretli ot süpürge üretimi azalıyor: Ustalar mesleğin son temsilcileri

Sakarya’da coğrafi işaretli ot süpürge üretimi azalıyor

Coğrafi işaretli ot süpürgeler, elektrikli süpürgelerin ve temizlik robotlarının yaygınlaşmasıyla popülaritesini kaybediyor. Elektrikli süpürgelerin yaygın olmadığı dönemlerde ev temizliğinin temel aracı olan bu el yapımı süpürgeler, Sakarya’daki az sayıdaki usta tarafından üretiliyor ve 150 liradan alıcı buluyor.

Üretim, coğrafi işaret ve talep düşüşü

Sakarya, Türkiye’nin önemli süpürge üretim merkezlerinden biri olmuş; ancak el emeğine dayalı bu meslek, diğer geleneksel zanaatlarda olduğu gibi ciddi bir gerileme yaşıyor. Ustalar babalarından devraldıkları yöntemlerle üretimi sürdürüyor, fakat çırak yetişmemesi ve azalan talep nedeniyle mesleğin devamı tehlikede.

Üretim süreci

Süpürgeler; süpürge otunun hasadı, temizlenmesi, kükürtle kurutulması, belirli bir boy haline getirilmesi, tek tek ayrılması, taslak haline getirilmesi, tutma yerinin yapılması ve dikiş atılması gibi birçok meşakkatli aşamadan geçiyor. Ustaların el dokunuşlarıyla tamamlanan ürünler, ülkenin çeşitli illerine gönderiliyor.

Ustaların tanıklıkları

Selahattin Burucuoğlu (46 yıldır usta): "Bizim yaptığımız iş süpürgenin imalatı. Ot olarak geliyor, işlendikten sonra bizlere gelir. Dört aşamadan geçer ve süpürge haline gelir. Vatandaşlar bunu bahçesinde, balkonunu yıkarken kullanıyor. Eskiden alışık olan insanlar evinde bulunduruyor. Hanımlar, halıları dövüp arkasında bu süpürgelerle süpürürlerdi şimdi o durum kalmadı. Robotlar, elektrikli süpürgelerle süpürüyorlar, yıkama zamanı gelince de halı yıkamacılara veriyorlar."

Şaban Boşluk (usta): "Eskiden fayans yoktu, haleflikseler vardı bu süpürgelerle iş görülürdü. Şimdi bunlar kalmadığı için bir süpürge iki ayda bitiyorsa şuan 3 yıl gidiyor bir ot süpürgesi. Bununda isteği azaldığı için bizde az üretim yapıyoruz. Biz emekliyiz, istek ve fırsat olunca gelip yapıyoruz, sürekli yaptığımız bir şey değil bu. Bu meslek bitti gibi bir şey, biz son demleriyiz. Eskiden 2 bin kayıtlı esnaf varken şuanda 50-60 esnaf kaldı. Bunlarda sürekli çalışan esnaf değil. Tüketemediğin bir ürünü yapıp kenara koysan ne olacak. Tamamıyla el sanatıyla yapılan bu meslek bitmeye yüz tutmuş bir meslek."

Yusuf Özbek (süpürge imalatçısı, 47 yaşında): "Baba mesleğim, babama da onun atasından kalma olarak sürdürüyoruz. Yok olmaya yüz tutmuş bir meslek. Süpürge eskiden evin içindeydi şimdi dışarda kaldı. Eskiden teknoloji yoktu hanımlar, evin içinde kullanıyordu. Şuanda da Anadolu’nun kırsal kesimlerinde, belediyelerde, bazı işyerlerinde bu süpürgeler kullanılıyor. Talep yaklaşık 20 yıldan beri azaldı ve bizden çıkış fiyatı 100 ile 150 lira arasında değişiyor. Ot süpürge ister istemez toz kaldırır ve hanımlar bunu istemez. Elektrikli süpürge ise kadın yürüyerek 10 dakikada bütün evi temizliyor, ot süpürgede bu biraz daha fazla zorlaşıyor. Geleceği yok bu mesleğim. Benim yaşım 47 ve benden sonra yapacak biri yok. Süpürgemizi teknolojik anlamda yenileme gibi bir durumda yok, kullanım alanı da dar. Biz biraz daha ayakta kalabilmek ve bu işi biraz daha sürdürebilmek istiyoruz."

Sonuç olarak, coğrafi işaretli ot süpürge üretimi Sakarya’da geleneksel yöntemlerle sürdürülse de azalan talep, çırak eksikliği ve teknolojik alternatifler mesleğin geleceğini belirsiz kılıyor. Kalan ustalar, hem üretimi ayakta tutmaya çalışıyor hem de mesleğin sona ermemesi için çaba gösteriyor.

Bir zamanların vazgeçilmeziydi, şimdi yok oluyor: Ot süpürgelerde son ustalar

Bir zamanların vazgeçilmeziydi, şimdi yok oluyor: Ot süpürgelerde son ustalar

Yazar
EDİTÖR

Mehmet Yılmaz

Ben Mehmet Yılmaz, 28 yaşındayım. İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin hırslı araştırmacı gazetecisiyim. Masa başında durmayı sevmem; sahada, meclis koridorlarında, siyasi kulislerde gerçeklerin peşindeyim. İdealist biriyim ve işimi ciddiyetle yaparım.