Sahte zayıflama iğneleri hayati risk oluşturabilir
Biruni Üniversitesi Farmasötik Kimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bedia Kaymakçıoğlu, sosyal medya ve internet üzerinden temin edilen sahte zayıflama iğnelerine karşı uyarıda bulundu. Prof. Dr. Kaymakçıoğlu, bilinçsiz kullanım ve kayıt dışı ürünlerin kilo probleminden daha ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirtti.
İlaçların asıl kullanımı ve sınırlamaları
Kamuoyunda "zayıflama iğnesi" olarak bilinen ürünlerin gerçekte obezite ve bazı durumlarda Tip 2 diyabet tedavisinde kullanılan reçeteli ilaçlar olduğuna dikkat çeken Kaymakçıoğlu, bu ilaçların çoğunun GLP-1 reseptör agonisti veya çift etkili inkretin analogları grubunda yer aldığını, iştahı azalttıkları ve kan şekeri kontrolüne katkı sağladıklarını söyledi. Ancak bu ilaçların estetik kaygılarla rastgele kullanılamayacağı, belirli endikasyonlar çerçevesinde ve hekim gözetiminde uygulanması gerektiği vurgulandı.
Sahte ürünlerin taşıdığı temel riskler
Prof. Dr. Kaymakçıoğlu, sahte ürünlerin merdiven altı şartlarda üretilebildiğini ve bu ürünlerin içinde gerçek etken maddenin hiç bulunmayabileceğini, yanlış dozlarda yer alabileceğini veya tamamen farklı kimyasallar içerdiğini belirtti. Ayrıca steril olmayan üretim nedeniyle bakteriyel kontaminasyon riskinin yüksek olduğunu ifade etti.
Kontrolsüz kullanımın yol açabileceği sağlık sorunları arasında hipoglisemi, pankreatit, safra kesesi hastalıkları, ciddi gastrointestinal problemler, nöbet ve hastaneye yatışla sonuçlanabilecek vakalar bulunduğu bildirildi. Dünya Sağlık Örgütü'nün de doğrulanmamış internet siteleri ve sosyal medya aracılığıyla satışa sunulan zayıflama iğneleri konusunda uyarı yayınladığı hatırlatıldı.
Nasıl temin edilmeli ve kimler kullanmalı
Kaymakçıoğlu, ilaçların güvenli tedarik zincirinin son halkasını eczanelerin oluşturduğunu belirterek, vatandaşların ilaçlarını yalnızca eczanelerden temin etmeleri gerektiğini söyledi. Ayrıca tedavi kararının; hastanın yaşı, vücut kitle indeksi, eşlik eden hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve metabolik durumu dikkate alınarak kişiye özel yapılması gerektiğini vurguladı.
Yan etkiler ve hekim takibinin önemi
Zayıflama iğnelerinde en sık bildirilen yan etkiler arasında bulantı, kusma, ishal, kabızlık, mide ağrısı ve iştahsızlık yer aldığı; bu etkilerin genellikle tedavinin ilk dönemlerinde daha belirgin olabileceği belirtildi. Daha nadir ancak ciddi riskler arasında pankreas iltihabı, safra kesesi problemleri, ciddi sıvı kaybı ve böbrek fonksiyonlarında bozulma olduğu, bu nedenle düzenli hekim takibinin büyük önem taşıdığı ifade edildi.
Toplumsal algı ve doğru yaklaşım
Kaymakçıoğlu, bu ilaçların "hızlı zayıflama yöntemi" olarak görülmemesi gerektiğini, hiçbir ilacın tek başına kalıcı kilo yönetimi sağlamayacağını vurguladı. Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve yaşam tarzı değişikliklerinin tedavi başarısında temel rol oynadığı belirtildi. Tedavinin başarısı için hekim, eczacı, diyetisyen ve hastanın birlikte hareket etmesi önerildi.
Özetle, sahte zayıflama iğneleri ciddi sağlık riskleri taşımakta; ilaçlar yalnızca hekim reçetesi ve eczacı danışmanlığı ile, uygun endikasyonlar doğrultusunda kullanılmalıdır. Sosyal medya ve kayıt dışı kanallardan gelen tekliflere itibar edilmemelidir.
BİRUNİ ÜNİVERSİTESİ FARMASÖTİK KİMYA ANABİLİM DALI BAŞKANI PROF. DR. BEDİA KAYMAKÇIOĞLU