Sahte umutların gölgesinde tüp bebek: sosyal medya ve gerçekler

Prof. Dr. Faruk Buyru, sosyal medyanın tüp bebekte gerçek dışı beklenti yarattığını, tedavi ve ek uygulamaların bilimsel dayanağına vurgu yaptı.

Yayın Tarihi: 25.10.2026 14:44
Güncelleme Tarihi: 25.10.2026 14:44

Sahte umutların gölgesinde tüp bebek: sosyal medya ve gerçekler

sosyal medya ve tüp bebek:

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, tüp bebek tedavisine ilişkin sosyal medya paylaşımlarının çiftlerde gerçekçi olmayan beklentiler oluşturabildiğini belirtiyor. Buyru, bazı yayınların bilimsel verilerden uzak ve ticari amaçlı olabileceğine dikkat çekerek, tedavi kararlarının uzman görüşü ve bilimsel veriler ışığında alınması gerektiğini vurguluyor.

beklentiler nasıl çarpıtılıyor:

Buyru, sosyal medya içeriklerinin tüp bebek tedavisini neredeyse kesin sonuç verecekmiş gibi sunabildiğini; bunun da çiftlerde "Sanki herkes kapıdan geçince gebe kalacakmış gibi bir izlenim oluşturuluyor" algısına yol açtığını söylüyor. Bu algıyla başlayan çiftler, ilk denemede gebelik elde edilemeyince umutsuzluğa kapılabiliyor; ekonomik baskılar veya yaşanan hayal kırıklıkları nedeniyle tedaviyi bırakabilecekleri ifade ediliyor. Oysa ikinci veya üçüncü denemede gebelik şansı bulunabilecek çiftler de tedaviden erken vazgeçebiliyor.

ek uygulamalar ve maliyet uyarısı:

Başlangıçta öngörülen maliyetin, sonradan eklenen işlemler ve ilaçlarla artabildiğini belirten Buyru, başarıyı artıracağı öne sürülen ek uygulamaların bilimsel dayanağının sorgulanması gerektiğini ifade ediyor. Bazı yöntemlerin maliyetinin birkaç tüp bebek denemesine eşdeğer olabileceği; pek çoğunun yararının bilimsel olarak gösterilmediği, hatta bazılarının gebelik şansını olumsuz etkileyebileceği uyarısı yapılıyor. Bu nedenle merkez ve yöntem seçiminde yalnızca sosyal medya paylaşımlarına dayanılmaması, önerilen işlemlerin gerekçelerinin ve toplam maliyetin önceden araştırılmasının önemi vurgulanıyor.

tanı ve tedavi planlaması nasıl yapılmalı:

Buyru, her hastanın durumunun farklı olduğunu belirterek tedavinin çiftin özelliklerine göre planlanması gerektiğini söylüyor. Bazı çiftlerde beklemenin, bazılarında daha basit tedavilerin denenmesinin, bazı durumlarda ise zaman kaybetmeden tüp bebek tedavisine yönelmenin uygun olabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca hastaların değerlendirilmesinde yalnızca kadının incelenmesinin yeterli olmadığı, kadının ve erkeğin birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

İlk görüşmede ilişki sıklığı, adet düzeni, geçirilmiş hastalıklar ve ameliyatlar sorgulanıyor; temel incelemeler arasında sperm analizi, yumurtlamanın değerlendirilmesi ve rahim ile tüplerin incelenmesi yer alıyor. Sperm analizi kolay uygulanabilen ve görece düşük maliyetli bir test olarak başlangıçta yapılması gereken incelemeler arasında sayılıyor. Genç ve düzenli adet gören kadınlarda çoğunlukla yumurtlama görülüyor; gerekli durumlarda ultrason takibi ve yumurtlamadan yaklaşık bir hafta sonra yapılan progesteron ölçümü ile değerlendirme yapılabiliyor.

Genel olarak Buyru, her 6-7 çiftten birinde gebe kalma güçlüğü görülebildiğini; bazı çiftlerde nedenin tespit edilebildiğini, yaklaşık yüzde 15-20lik bir grupta ise yapılan incelemelere rağmen açıklayıcı bir neden bulunamadığını (açıklanamayan infertilite) belirtiyor. İleri yaşta çocuk sahibi olmak isteyenlerin başvurularının arttığına ve 40 yaşından sonra da tedavi başvurularının yapıldığına dikkat çekiliyor.

Buyru, boş yere umutlandırmanın da 'gebe kalamazsın' diyerek kapıyı kapatmanın da doğru olmadığını, çiftlerin gerçekçi bilgi ile bilinçlendirilmesi ve tedavi sürecinin bilimsel gerçekler ışığında değerlendirilmesinin gerektiğini vurguluyor.

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM UZMANI PROF. DR. FARUK BUYRU

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM UZMANI PROF. DR. FARUK BUYRU

Yazar
EDİTÖR

Ayşe Yıldız

Ben Ayşe Yıldız, 29 yaşındayım. aksiyon.com.tr'nin başkent muhabiriyim. Tahmin edeceğiniz gibi Ankara'da yaşıyorum. Bürokrasi ve diplomasi trafiğini takip ediyorum. Bağlantılarım güçlüdür, resmi dili iyi bilirim ve kulis bilgilerini ilk ben alırım.