Memişoğlu'nun değerlendirmesi ve vizyonu:
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 15 Ağustos 2026 Cumartesi günü İstanbul'da sağlık muhabirleriyle buluşmasında, Türkiye'nin sağlık sisteminin son 25 yılda kaydettiği dönüşümü ve bundan sonra izlenecek stratejiyi anlattı. Memişoğlu, Türkiye'nin artık sadece sağlık hizmeti sunan bir ülke olmayacağını; sağlığın teknolojisini, bilimini, cihazını ve ilacını üreten bir merkezi hedeflediklerini vurguladı.
Bakan, konuşmasında altyapı, insan gücü ve bilgiye duyulan güveni öne çıkararak, Türkiye'yi sadece bölgesel değil, küresel düzeyde sağlık alanında örnek bir merkez hâline getirme amacını tekrar etti.
Sağlık turizmi ve hizmete erişim:
Memişoğlu, Türkiye'ye sağlık hizmeti almak üzere gelenlerin sayısının 3 milyonun üzerinde olduğunu belirtti ve çevre ülkelerin Türk sağlık modelini örnek almaya çalıştığını, birçok ülkenin destek talep ettiğini aktardı. Sağlık hizmetine erişimde sosyal boyutun kuvvetli hâle gelmesi ve teknolojinin etkin kullanımı bu başarının temel nedenleri arasında gösterildi.
Palyatif bakımda yeni model ve evde sağlık altyapısı:
Bakan, yoğun bakım servislerinde uzun süre yatan kronik ve bakım gerektiren hasta oranını hedef alarak yeni bir düzenleme yaptıklarını söyledi. Yeni yönetmelikle tanımlanan "palyatif kritik bakım hizmeti" kapsamında evde sağlık, uzaktan sağlık ve palyatif bakım hizmetleri entegre edildi.
Bu entegrasyon için kurulan ESKOM (Evde Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Merkezi) ile uzun yatışlı, evde bakılabilecek hastaların uzaktan izlemi etkinleştirilecek. Memişoğlu, aile hekimlerinin sistem içinde rol alacağını, aile hekiminin durumu ESKOM'a bildirebileceğini veya hastane taburculuğu sonrasında otomatik bilgilendirme yapılacağını söyledi. Mevzuatın yayımlandığını, yazılım altyapısının ise tamamlanmak üzere olduğunu belirtti.
Türkiye genelinde 271 bin yatak kapasitesinden 7 bin 822 yatağın palyatif bakım için ayrıldığını, İstanbul'da ise 910 palyatif yatak bulunduğunu; palyatif yatak sorununun İstanbul'da mevcut olmadığını kaydetti. Bakan, önemli olanın doğru organizasyon olduğunu yineledi.
Aile hekimliği ve koruyan sağlık uygulamaları:
Sağlık sistemi reformlarının bir parçası olarak getirilen mevzuat değişikliklerine dikkat çeken Memişoğlu, son iki yılda 160 mevzuat çıkarıldığını, bunlar arasında bir kanun bulunduğunu; ayrıca 20–30 aralığında daha mevzuat değişikliği planlandığını söyledi. Kasım 2024'te Aile Hekimliği Yönetmeliği değiştirildi ve sistem proaktif aile hekimliğini ön plana çıkardı.
Türkiye'de aile hekimliği sayısının 25 bin bandından 31 bine çıktığını aktaran Bakan, İstanbul'da 1.121 aile hekimi bulunduğunu; son dönemde 81 yeni aile hekimliği açıldığını, 130 yeni birimin ise planlandığını belirtti. Aile hekimlerinin reçete, sağlık raporu düzenleme ve GETAT uygulamaları gibi yetkilerinin genişletildiğini söyledi.
İstanbul'da 34 Sağlıklı Hayat Merkezi olduğunu, bu merkezlerde gebe okulu, çocuk gelişimci, psikolog, diyetisyen ve fizyoterapist gibi hizmetlerin ücretsiz sunulduğunu, aşıdan kanser taramalarına kadar hizmet verildiğini vurguladı. Bu merkezlere randevu alınmasının hem MHRS üzerinden hem de sağlık personeli aracılığıyla mümkün olduğu ifade edildi.
Yerli aşı, ilaç ve stratejik cihaz üretimi hedefleri:
Memişoğlu, yerli aşı çalışmaları hakkında ayrıntı verdi: çağrı yapıldığını, 8 yerli aşının üretimi için planlamalar yapıldığını; bunun içinden 6'sı ile birkaç hafta içinde sözleşme yapılmasının hedeflendiğini söyledi. Bakan, Türkiye'de halihazırda 13 yerli aşı bulunduğunu ve Hepatit A aşısının dolumunun yapıldığını aktardı.
Cihaz üretiminde de somut adımların olduğunu belirten Memişoğlu, iki ultrason sözleşmesi imzalandığını, 2 sene içinde yüzde 70'in üzerinde yerli ultrason üretimi hedeflendiğini; Hacettepe ve Teknopark'ta üretim hazırlığının sürdüğünü söyledi. ASELSAN ile geliştirilen kalp-akciğer pompası'nın hasta kullanımına geçtiğini, seri üretime yıl sonu itibarıyla başlanacağını; mobil röntgen, solunum cihazı (Home Vent) ve kapsül endoskopi prototiplerinin geliştirildiğini anlattı.
Bakan, immünolojik ve kanser ilaçları başta olmak üzere moleküler düzeydeki ilaçların üretimine odaklandıklarını, klinik çalışmalara kısa zamanda başlanacağını; şu anda tespit edilen 45 stratejik cihaz bulunduğunu ve bu cihazların ülke üretimi için çalışılacağını dile getirdi. Memişoğlu, Türkiye'nin üretim kapasitesini bağımsız hale getirme hedefini tekrar vurguladı.
SMA çalışmaları ve ilaç bağışları:
SMA ile ilgili yürütülen çalışmalara da değinen Bakan, bazı bağış kampanyalarının sonuçlarını bilimsel olarak inceleyeceklerini; bağışla temin edilen SMA ilaçlarının sonuçlarını açık şekilde değerlendireceklerini belirtti.
E-Nabız güvenliği, organ bağışı ve sağlık yatırımları:
E-Nabız sisteminin güvenliğiyle ilgili tartışmalara yanıt veren Memişoğlu, "E-Nabız’a hiç kimse sızamaz" ifadesini kullanarak sistemin korunaklı olduğunu, sisteme kodlu erişim sağlandığını ve müdahale edilemeyeceğini söyledi.
Organ bağışı konusunda kanuni değişiklikler ve dijital kolaylıklar sağlandığını aktaran Bakan, e-Devlet ve e-Nabız üzerinden organ bağışının yapılabildiğini, bağış sayısının bugüne dek 250 bini bulduğunu söyledi. Organ bağışının vasiyet niteliğine getirildiğini, bağışçının isteğine göre yakınlarının bilgilendirilmeyeceğinin sistemde tutulabildiğini anlattı. Türkiye'de şu anda 30 binin üzerinde kişinin organ beklediği bilgisi paylaşıldı.
Yatırımlara değinen Memişoğlu, İstanbul'da son 24 yılda 79 büyük hastane inşa edildiğini, COVID-19 döneminde 28 hastanenin yapıldığını; ülke genelinde 27 şehir hastanesi yapıldığını söyledi. Mevcut yatırımlar arasında 1.453 yataklı Fatih Sultan Mehmet hastanesi yapımı, Sancaktepe'de 4.000 yataklı şehir hastanesi projesi (2027'nin ikinci yarısı hedefi), Haydarpaşa kampüsü, Bakırköy Sadi Konuk, Süreyyapaşa projelendirmeleri ve İstanbul'da planlanan diğer hastane yatırımları yer aldı. Bakan, yatak kapasitesi konusunda ülke genelinde büyük bir sorun olmadığını ifade etti.
Sağlık göstergeleri ve riskler:
TÜİK verilerine göre Türkiye'de yaş ortalamasının 78,5'e yükseldiğini hatırlatan Memişoğlu, 2002'deki 72 ortalamasından bu yana yaşın arttığını; bunun sağlık sisteminin başarı göstergesi olduğunu belirtti. Bebek ölüm oranlarının 2002'de binde 31,5'ten 2025'te binde 7,8'e düştüğünü, 2024'te ise binde 9 olduğunu vurguladı ve bu düşüşün her yıl yaklaşık 3 bin bebeğin yaşaması anlamına geldiğini söyledi.
Sağlık riskleri arasında sigaranın yerini belirten Memişoğlu, Türkiye'de erkeklerin %46'sının sigara içtiğini, bunun dünya sıralamasında yüksek bir oran olduğunu bildirdi. Ölüm nedenleri dağılımında dolaşım sistemi hastalıklarının %34,7, iyi ve kötü huylu tümörlerin %16 payı olduğunu; dolaşım hastalıklarının büyük kısmının iskemik kalp hastalığı ve solunumla ilgili kanserlerin payının önemli olduğunu açıkladı.
Son olarak Bakan Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık sisteminden dünyaya örnek bir konuma geldiğini vurgulayarak vatandaşlardan sağlık çalışanlarına sahip çıkmalarını istedi ve sunulan hedeflerin altyapı, insan gücü ve bilgi ile destekleneceğini tekrar etti.
SAĞLIK BAKANI MEMİŞOĞLU, İSTANBUL'DA SAĞLIK MUHABİRLERİYLE BULUŞTU