Sabah kalktığınızda katılık varsa ankilozan spondilit düşünülmeli
Memorial Hastanesi Omurga Merkezi ile Ankilozan Spondilit Hasta Derneği (ASHAD) iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, hastalar ve uzmanları bir araya getirerek hastalığın erken tanısı ve güncel tedavi yaklaşımlarını değerlendirdi. Organizasyonda hastalığın belirti ve seyrine ilişkin bilgiler paylaşıldı; tedavi seçenekleri, fizik tedavi uygulamaları ve cerrahi müdahaleler tartışıldı.
uzmanlar hangi uyarılarda bulundu:
Prof. Dr. Mehmet Aydoğan (Memorial Şişli Hastanesi Omurga Merkezi), ankilozan spondilitin genç erişkin çağında başladığını ve tanısının sıklıkla geciktiğini vurguladı. Aydoğan, hastaların en sık bel ağrısı ve sabah tutukluğu ile hekime başvurduğunu, ancak şikayetlerin güne yayıldığında kaybolabildiğini; bu nedenle muayene sırasında bulgunun yokmuş gibi görünebildiğini anlattı. MR görüntülemelerinde de bazen net bulgu olmayabildiğini belirterek, tanı sürecinde bu gecikmelerin sık yaşandığını aktardı.
Aydoğan, hastalığın eklemlerin çevresindeki inflamasyonla başladığını, zamanla eklem fonksiyonlarının bozulduğunu ve kireçlenme ile omurga hareketliliğinin kaybolduğunu söyledi. Sağlıklı omurganın esnek ve dayanıklı olduğunu, ankilozan spondilitte ise omurganın esnekliğini yitirip kırılgan hale geldiğini ifade etti.
tedavi seçenekleri ve erken müdahalenin önemi:
Prof. Dr. Engin Çakar (Memorial Şişli Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi) ise gece ağrısı ve sabah tutukluğu yaşayanların vakit kaybetmeden uzmana başvurması gerektiğini vurguladı. Çakar, hastalığın hızlı tanı ve tedavi ile kontrol altına alınabileceğini; ilerlemiş olgularda ise gerektiğinde omurga cerrahisinin devreye girdiğini anlattı. Fizik tedavi, iğne ve ilaç tedavilerinin erken dönemde hareketleri korumada etkili olduğunu; uzamış vakalarda omurga bozukluğu oluştuğunda cerrahi ile bazı deformitelerin düzeltilebildiğini belirtti.
Çakar, fizik tedavide güncel ve aktif uygulamaların inflamasyonu azaltıp hareket kapasitesini koruduğunu, bu müdahalelerin erken başlandığında yaşam kalitesini önemli ölçüde iyileştirdiğini söyledi.
egzersizin rolü ve ilaç tedavileri:
Prof. Dr. Mehmet Tuncay Duruöz (ASHAD Yönetim Kurulu Üyesi), ankilozan spondilitin çoğunlukla omurgayı tuttuğunu, genç yaşta başladığını ve erkeklerde biraz daha sık görüldüğünü aktardı. Türkiye toplumunda görülme sıklığının yüzde 1 civarında olduğunu belirten Duruöz, özellikle sabah tutukluğu, uzun süre oturmaya bağlı bel ve sırt ağrısı yaşayan kişilerin romatoloji veya fizik tedavi uzmanına başvurmasının önemine dikkat çekti.
Duruöz, tedavide en önemli unsurun egzersiz olduğunu; ayrıca biyolojik ajanlar gibi güçlü ilaçların mevcut olduğunu ve erken tanı ile çoğu hastada belirgin deformitenin engellenebildiğini söyledi. İleri düzeyde solunumu etkileyen veya günlük yaşamı bozan deformitelerde cerrahi yaklaşımlar önerilebileceğini de ekledi.
hastaların deneyimi ve farkındalığın etkisi:
Ankilozan Spondilit Hasta Derneği Başkanı ve hasta olan Mehmet Tugay Özkan, hastalığının ancak 17 yıl sonra teşhis edilebildiğini anlattı. Özkan, ağrılarının 31 yaşında başladığını; 48 yaşına kadar bel fıtığı teşhisi ile izlendiğini söyledi. Teşhis sonrası ilaç tedavisine başlanıp, ağrılar baskılandığında düzenli spor yapmaya yönlendirildiğini aktardı. Özkan, "2019'da ilacı tamamen kestim ve tam yedi yıldır hiçbir ilaç kullanmadan hayatıma devam ediyorum" diyerek kendi deneyimini paylaştı.
Özkan, bu tür toplantıların farkındalığı artırdığını, hastaların deneyim paylaşımının adeta toplu bir terapi etkisi yarattığını ve katılımcıların bir ay boyunca daha az ağrı şikayeti bildirdiğini belirtti. Bu geribildirimlerin hem bireysel motivasyonu artırdığını hem de toplumda hastalığın bilincinin gelişmesine katkı sunduğunu vurguladı.
Etkinlik, ankilozan spondilit konusunda hem hastaların hem de sağlık çalışanlarının bilgi düzeyini artırmayı; erken tanı ve uygun tedaviyle yaşam kalitesini korumayı hedefledi. Uzmanlar, bel ağrısı ve özellikle sabah tutukluğu yaşayanların gecikmeden romatoloji veya fizik tedavi merkezlerine başvurmalarını tavsiye ediyor; erken müdahalenin hastalığın seyrini değiştirdiğini sıkça yineliyorlar.
PROF. DR. MEHMET AYDOĞAN