Hızlı müdahale, saha temelli destek
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı Psikososyal Destek Ekipleri, afet ve acil durumların ilk anından itibaren sahaya çıkarak vatandaşların hem temel ihtiyaçlarını karşılıyor hem de ruhsal dayanıklılıklarını güçlendirmeyi hedefliyor. Ekipler, Bakan Mahinur Özdemir Göktaş yönetiminde 2025 yılında da müdahale ve destek hizmetlerini sürdürdü.
Ekiplerin ilk teması ve müdahale yaklaşımı
Durum tespiti ve güvenli alan oluşturma
Afet sonrası ekiplerin ilk görevi sahada durum tespiti yapmak ve müdahale gerektiren kişileri belirlemek. Afet ve Acil Durumlarda Psikososyal Destek Daire Başkanı Gülşah Alakara Özcan, ekiplerin vatandaşı öncelikle güvenli hissettirecek biçimde karşılayıp, kendilerini tanıttıktan sonra stabilizasyon teknikleri uyguladığını belirtti.
Travmanın üç temel kaybı
Özcan, travma yaşayan bireylerde ortaya çıkan temel kayıpları şöyle özetledi: kontrol kaybı, güven kaybı ve günlük işlevselliğin kaybı. Ekipler, bu üç alana odaklanarak kişiyi "şimdi ve buradaya" getiren, korkularını yatıştıran tekniklerle stabilizasyon sağlıyor; ardından ihtiyaç tespiti ve gerekli kaynaklarla buluşturma sürecine geçiyor.
Travma sonrası desteğin önemi
Özcan, psikososyal desteğin zamanında devreye girmesinin önemine vurgu yaparak, "Eğer insanlar travmatik olay yaşadıktan sonra hemen psikososyal destek ekipleri ve psikososyal destek hizmeti devreye girmezse, o yaşadıkları stres ve travma birikiyor, birikiyor ve ileride bir psikiyatrik rahatsızlığa sebep olabiliyor. Eğer psikososyal destek hizmeti verilirse o zaman işte biz psikiyatrik rahatsızlık yaşayan insan sayısını azaltmış oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Çalışanlara yönelik destek uygulamaları
Psikososyal hizmetler kapsamında yalnızca etkilenen vatandaşlara değil, müdahale eden personele de destek sağlanıyor. Özcan, bu kapsamı şu sözlerle anlattı: "Psikososyal desteğin içerisinde çalışan destek hizmeti de var. Çünkü bu tarz olaylarda, travmatik olaylarda görev alan her meslek grubu, bizler de dahil buna, yani psikologlar, sosyal hizmet uzmanları da dahil ya da arama kurtarmacılar ya da güvenlik personelli de dahil, hepimiz bu olaylardan etkileniyoruz. Çünkü biz de insanız ve etkilenmiyorum diyen aslında yanılmış olur. Bu noktada biz kendimiz için ne yapıyoruz? ... Mola vermem lazım gerektiğinde. Aile bağlarımı güçlü tutmam lazım sahadayken. Çünkü bir şekilde o depomuzu, kaynaklarımızı çalışanlar olarak doldurmamız gerekiyor. Akşamları çalışanlar bir araya gelip grup çalışması yapmamız gerekiyor. Biz gün içinde nasıl etkilendik, nasıl baş ettik diye. Eğer kendimizi sağaltmazsak devam edemeyiz yola. O zaman da hizmetimiz sürdürülebilir olmaz. Kendinize de bir nevi hizmet ediyorsunuz."
Hizmete erişim ve uzun vadeli destek seçenekleri
Daha küçük çaplı olaylarda vatandaşlar doğrudan sosyal hizmet merkezleri veya il müdürlükleri aracılığıyla psikososyal destek talep edebiliyor. Özcan, ayrıca bakanlığın psikososyal destek hizmetleri sonrasında da bireysel ve aile danışmanlığı gibi daha uzun vadeli yönlendirmeler sağladığını; hizmete e-Devlet üzerinden ya da doğrudan başvuru ile erişilebildiğini vurguladı.
2025'te saha faaliyeti: 43 olay
Özcan'ın verdiği bilgiye göre ekipler 2025'te toplam 43 olayda görev aldı; bunlar arasında yangınlar, seller, depremler ve kitlesel etkilenen olaylar bulunuyor. Öne çıkan örnekler arasında Balıkesir depremi, İstanbul'da 6.2 büyüklüğündeki deprem, 2025 başındaki Bolu otel yangını ve güneydeki yangınlar yer aldı. Bu olaylarda ekipler, sıfırıncı dakikada bölgeye intikal ederek can kaybıyla karşılaşan veya evini terk eden vatandaşlara anında psikososyal destek verildiğini belirtti.
Yetkililer, bu hızlı saha müdahalesinin vatandaşlara yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda "devletin yanınızda olduğu" mesajını da güçlü şekilde ilettiğini vurguluyor.
AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI'NA BAĞLI PSİKOSOSYAL DESTEK EKİPLERİ, AFETİN İLK ANINDAN İTİBAREN SAHAYA İNEREK VATANDAŞLARIN HEM TEMEL İHTİYAÇLARINI GİDERİYOR HEM DE RUHSAL DAYANIKLILIĞINI GÜÇLENDİRİYOR.