Prof. Dr. Mehmet Gürkan Gürok: Mevsimsel depresyon genellikle sonbaharın sonlarında başlıyor
Fırat Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Gürkan Gürok, kış aylarında artış gösteren mevsimsel depresyonun (kış depresyonu) tanısı, belirtileri, risk faktörleri ve tedavi seçenekleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Belirtiler ve yaygınlık
Günlerin kısalması ve güneş ışığına maruziyetin azalması ile bazı bireylerde sabahları uyanmakta zorlanma, sürekli uyku isteği, enerji kaybı ve hayattan keyif alamama gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Prof. Dr. Gürok, bu durumun basit bir mevsim geçişi veya moral bozukluğu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Nüfusun yaklaşık yüzde 5'i mevsimsel depresyondan etkileniyor; daha hafif seyreden ve halk arasında kış hüznü olarak adlandırılan tablo ise toplumun yüzde 10-20lik kesiminde görülebilir. Bu durumun ciddi bir duygu durum bozukluğu olduğu, "Kapalı havaları sevmiyorum" veya "moralim bozuk" gibi ifadelerle geçiştirilemeyeceği belirtildi.
Nedenler ve risk faktörleri
Mevsimsel depresyonun yalnızca psikolojik değil, biyolojik nedenleri bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Gürok, güneş ışığına maruziyetin azalmasıyla serotonin düzeylerinin düştüğünü ve melatonin üretiminin artarak yanlış zamanlarda salgılandığını söyledi. Bunun sonucu olarak gün içinde yorgunluk, aşırı uyku hali ve motivasyon kaybı yaşanabiliyor.
D vitamini eksikliği ile mevsimsel depresyon arasında güçlü bir ilişki olduğuna dikkat çekildi. Kış aylarında azalan ışık, vücudun sirkadiyen ritmini bozarak ruh halini doğrudan etkileyebiliyor. Mevsimsel depresyonun herkesi eşit etkilemediği; ekvatora uzak bölgelerde yaşayanlar, kadınlar, 18-30 yaş arası genç erişkinler, ailesinde depresyon öyküsü bulunanlar ve daha önce depresyon ya da bipolar bozukluk tanısı alan bireylerin daha yüksek risk altında olduğu belirtildi.
Tanı ölçütleri ve en sık görülen semptomlar
Prof. Dr. Gürok, "Mevsimsel depresyon belirtileri genellikle sonbaharın sonlarında başlıyor ve ilkbaharla birlikte azalıyor. Bu tanının konulabilmesi için şikayetlerin en az 2 yıldır benzer dönemlerde tekrar ediyor olması önemlidir" ifadelerini kullandı. En sık görülen belirtiler arasında kalıcı mutsuzluk ve umutsuzluk hissi, enerji kaybı, sabahları uyanmakta zorlanma, aşırı uyuma isteği, aşırı yeme ve kilo alma, ilgi kaybı, konsantrasyon güçlüğü, sosyal geri çekilme ve hareket-konusma yavaşlaması yer alıyor.
Tedavi ve korunma önerileri
Doğru tanı ve uygun tedaviyle mevsimsel depresyonda başarılı sonuçlar elde edilebildiğini belirten Prof. Dr. Gürok, tedavi seçenekleri olarak ışık terapisi, bilişsel davranışçı terapi, gerekli görülen hastalarda antidepresan ilaç tedavisi ve D vitamini takviyesini sıraladı. "Işık terapisi, tedavide altın standart olarak kabul ediliyor" notunu düştü.
Işık terapisinin genellikle sabah saatlerinde uygulandığı ve birçok hastada birkaç hafta içinde belirgin iyileşme sağladığı ifade edildi. Kış aylarında ruh sağlığını korumak için önerilen önlemler arasında perdeleri açmak, gün içinde en az 30 dakika dışarıda vakit geçirmek, düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme (omega-3 ve protein ağırlıklı), düzenli uyku saatleri, akşamları ekran süresinin azaltılması, gündüz uykularının sınırlandırılması ve sosyal ilişkilerin sürdürülmesi yer alıyor.
Ne zaman profesyonel yardım alınmalı?
Şikayetlerin iki haftadan uzun sürmesi, günlük yaşamı ve işlevselliği ciddi şekilde etkilemesi veya kendine zarar verme ve intihar düşüncelerinin ortaya çıkması durumunda mutlaka bir psikiyatri hekimine başvurulması gerektiği vurgulandı. Prof. Dr. Gürok, mevsimsel depresyonun ciddi ancak tedavi edilebilir bir ruh sağlığı sorunu olduğunu, belirtilerin ciddiye alınmasının kişinin kendine verdiği değerin göstergesi olduğunu belirtti.
FIRAT ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ PSİKİYATRİ UZMANI PROF. DR. MEHMET GÜRKAN GÜROK