Akdeniz Üniversitesi'nden uyarı: Enerji verimliliği artık tercih değil gereklilik
Prof. Dr. İbrahim Atmaca, Türkiye'nin enerji dönüşümü ve arz güvenliği önündeki görünmeyen engellere dikkat çekiyor. Şehirleşme ve nüfus artışının su ve elektrik gibi temel kaynakların arz güvenliğini tehdit ettiğini belirten Atmaca, gelecek projeksiyonlarının planlama açısından hayati önem taşıdığını vurguluyor.
Nüfus artışı ve yerel baskılar
Antalya özelinde yapılan değerlendirmelere göre, kullanılan senaryolara bağlı olarak 2050 yılında Antalya nüfusunun bugüne göre %35'in üzerinde artabileceği ve bazı yüksek büyüme senaryolarında mevcut nüfusun iki katını aşabileceği öngörülüyor. Bu artışın su ve enerji talebinde belirgin bir yükselişe yol açacağına dikkat çekiliyor.
Binalarda enerji tüketimi: Ölçeğin önemi
Türkiye'de tüketilen toplam enerjinin yaklaşık %40'ı binalarda kullanılıyor; bu tüketimin %70'inden fazlası ısıtma, soğutma, havalandırma ve sıcak suya gidiyor. Atmaca, bu verilerin ışığında binalarda enerji verimliliğinin tercih olmaktan çıkarak zorunluluk haline geldiğini söylüyor.
Isı pompası ve doğal gaz karşılaştırması: Simülasyon bulguları
Atmaca'nın paylaştığı simülasyon, 200 metrekarelik bir konutta aylık tüketim bazında şu sonuçları veriyor: havadan suya ısı pompası ile ~960 kWh elektrik tüketimi; doğal gazlı kombi ile ~320 m3 doğal gaz tüketimi. Her iki sistem için mevcut işletme maliyeti yaklaşık 5.250 TL/ay olarak hesaplandı.
İşletme maliyetleri benzer görünse de Atmaca, arka planda önemli bir enerji tasarrufu ve emisyon avantajı olduğunu belirtiyor: ısı pompasının tükettiği elektrik, bir doğal gaz çevrim santralinde üretilseydi yaklaşık 200 m3 gaz kullanımını gerektirecekti. Bu hesapla ısı pompası, doğal gazlı kombiye göre %40 daha düşük yakıt tüketimi ve %40 daha düşük karbon salımı sağlıyor. Ancak mevcut destek ve fiyat dengesi bu teknik üstünlüğü son kullanıcının faturasına yansıtmıyor.
Yaygınlaşmanın önündeki engeller
Atmaca'ya göre teknolojinin yaygınlaşmasını sınırlayan başlıca iki etken yüksek ilk yatırım maliyeti ve mevzuattaki uyumsuzluklar. Doğal gazlı sistemin ilk kurulum maliyeti yaklaşık 1.500 dolar iken, ısı pompası sistemlerinde bu rakam 7.000 dolara kadar çıkabiliyor. İşletme maliyetleri birbirine yakın olunca tüketiciler tercihini düşük ilk yatırım maliyetinden yana kullanıyor.
Ek olarak, çatı güneş enerjisi (GES) kuran konut sahiplerinin ısı pompasına yönelme eğilimi, lisanssız üretimde aylık mahsuplaşmadan saatlik mahsuplaşmaya geçilmesiyle zayıfladı. Güneşten üretilen elektrik yıllık bazda tüketimi karşılamaya yetse bile, ısıtmanın en çok ihtiyaç duyulduğu gece saatleri veya kışın bulutlu dönemlerde şebekeden çekilen elektrik, sistemin ekonomik avantajını sınırlıyor.
Politika önerileri ve COP31'a çağrı
Atmaca, Avrupa örneğine atıfta bulunarak 2025'te Avrupa'da yıllık ısı pompası satışlarının 2,6 milyon adede, toplam kurulu sistem sayısının ise 28 milyon adede ulaşacağını hatırlatıyor ve Türkiye'nin benzer bir ivme yakalaması gerektiğini belirtiyor. COP31 öncesinde karbon emisyonlarını düşürmek ve doğal gaz ithalatını azaltmak için acil teşviklere ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Öneriler arasında şunlar yer alıyor: enerji verimli sistemleri destekleyecek özel fiyatlandırma mekanizmaları ve vergi indirimleri, çatı GES ve ısı pompası kombinasyonlarını destekleyecek mahsuplaşma modelleri ve enerji depolama (batarya) çözümlerinin yeniden yapılandırılması, ve enerji politikalarının yalnızca üretimi artırmaya değil tüketim alışkanlıklarını değiştirmeye ve verimli teknolojilere geçişi finansal olarak desteklemeye odaklanması.
Sonuç: Prof. Dr. İbrahim Atmaca'nın uyarısı, binalarda enerji verimliliğinin stratejik bir öncelik olarak ele alınmasını; ısı pompaları başta olmak üzere verimli teknolojilere geçişi hızlandıracak mali ve düzenleyici teşviklerin uygulanmasını gerektiriyor. COP31 öncesi atılacak adımlar, hem karbon azaltım hedefleri hem de enerji arz güvenliği açısından kritik görülüyor.
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. İBRAHİM ATMACA, TÜRKİYE’NİN ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ VE ARZ GÜVENLİĞİ ÖNÜNDEKİ GÖRÜNMEYEN ENGELLERE DİKKAT ÇEKTİ.