Prof. Dr. Gökoğlu uyarıyor: Tatlı su kirliliği yağmurla Konyaaltı Plajı’na ulaşıyor

Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, tatlı su kaynaklarındaki kirliliğin yağmurla denize taşındığını, Konyaaltı Plajı’na kadar ulaştığını ve plankton patlamalarının su rengini değiştirdiğini vurguladı.

Yayın Tarihi: 05.06.2026 14:38
Güncelleme Tarihi: 05.06.2026 14:47

Prof. Dr. Gökoğlu uyarıyor: Tatlı su kirliliği yağmurla Konyaaltı Plajı’na ulaşıyor

Prof. Dr. Gökoğlu: Tatlı su kaynakları deniz kirliliğinin önemli kaynağı

Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, denizlerde gözlenen kirliliğin büyük bölümünün tatlı su kaynakları üzerinden taşındığını belirterek tatlı suların korunmasının deniz ekosistemleri için hayati önem taşıdığını vurguladı.

Tatlı suların denize etkisi

Gökoğlu, “Denizleri şu anda en çok kirleten kaynaklar tatlı sulardan denize geçiş yapıyor. Bunun nedeni, tatlı sularımızı artık kirletmiş olmamız.” ifadeleriyle, tatlı su kaynaklarındaki kirliliğin denizlere aktarılmasının nedenlerine dikkat çekti. "Tatlı suları temiz tutarsak denizleri de kısmen temiz tutmuş oluruz" sözleriyle saha korumasının önemini özetledi.

Köprüçay, Arapsuyu ve kent içi dereler örnekleri

Antalya Körfezi’ne akan tatlı su hatlarında kirlilik gözlemlendiğini söyleyen Gökoğlu, özellikle Köprüçay hattındaki yoğun insan hareketliliğine işaret etti. Rafting boyunca restoran, piknik alanları ve rafting tesislerinden kaynaklanan atıkların doğru şekilde bertaraf edilmediğini belirtti.

Kent içinden geçen küçük dere yatakları örneği olarak Arapsuyu 1 ve Arapsuyu 2yi gösteren Gökoğlu, saha kenarlarına atılan çöplerin bu dereler aracılığıyla Körfez’e aktığını ifade etti: "En ufak yağmurla bu kirlilik olduğu gibi Konyaaltı Plajı’na ulaşıyor."

Plankton patlamaları ve su rengindeki değişim

İstanbul Boğazı’nda gözlenen turkuaz rengin plankton patlamasından kaynaklandığını belirten Gökoğlu, mevsimsel koşulların (kar sularının denize taşıdığı besinler, artan güneş ve su sıcaklığı) planktonların gelişimini desteklediğini anlattı. İstanbul için açıklama şu şekilde oldu: planktonların hücre çeperlerinde kalsiyum karbonat bulunması suya turkuaz rengini veriyor.

Antalya Körfezi’nde de benzer bir etki gözlendiğini, bölgede su sıcaklığının 21-22 derece olduğunu ve bunun sonucu olarak görüşün azaldığını söyledi. Gökoğlu, görüş mesafesindeki azalma ve renk değişiminin plankton hareketliliğiyle ilişkili olduğunu, ancak şu an için korkulacak bir durum olmadığını ekledi.

Deniz anaları, köpek balığı görüntüleri ve halka güvence

Deniz anaları geçişinin tamamlandığını belirten Gökoğlu, vatandaşların denize girmede endişe etmemesi gerektiğini vurguladı: "Deniz anaları geçişi tamamlandı... Şimdilik bir tehlike yok."

Sosyal medyada paylaşılan köpek balığı görüntülerinin gereksiz tedirginlik yarattığını söyleyen Gökoğlu, bu tür paylaşımların yaz mevsiminde dikkat çekme amacı taşıdığını ve halkın gereksiz yere kaygılanmaması gerektiğini belirtti.

Sahil temizliği çağrısı

Gökoğlu, sahillerin temiz kullanılması çağrısında bulunarak yiyecek ve içecek atıklarının kıyılarda bırakılmamasını istedi. Kıyıda kalan kırıntıların kuş, karınca ve diğer canlıları çektiğini, bunun hem insanları rahatsız ettiğini hem de kıyı kirliliğine yol açtığını hatırlattı. Ayrıca sigara izmaritlerinin yaygın bir sorun olduğunu belirtti ve "Dün sayın valimiz güzel bir kampanya başlattı" diyerek yerel çabaları olumlu değerlendirdi.

Özetle: Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, tatlı su kaynaklarındaki kirliliğin kontrol edilmesi gerektiğini; aksi takdirde yağmurla taşıyılan atıkların Köprüçay, Arapsuyu gibi akarsular aracılığıyla Antalya Körfezi ve Konyaaltı Plajı’na ulaşacağını, ayrıca mevsimsel plankton hareketliliğinin su renginde ve görüşte değişikliklere yol açtığını belirtti.

KİRLİLİK KENT İÇİNDEN GEÇEN KÜÇÜK DERE YATAKLARINDA DA GÖRÜLÜYOR

KİRLİLİK KENT İÇİNDEN GEÇEN KÜÇÜK DERE YATAKLARINDA DA GÖRÜLÜYOR

KİRLİLİK KENT İÇİNDEN GEÇEN KÜÇÜK DERE YATAKLARINDA DA GÖRÜLÜYOR

Yazar
EDİTÖR

Ayşe Yıldız

Ben Ayşe Yıldız, 29 yaşındayım. aksiyon.com.tr'nin başkent muhabiriyim. Tahmin edeceğiniz gibi Ankara'da yaşıyorum. Bürokrasi ve diplomasi trafiğini takip ediyorum. Bağlantılarım güçlüdür, resmi dili iyi bilirim ve kulis bilgilerini ilk ben alırım.