Prof. Dr. Duran Tok: Hantavirüsün pandemi riski düşük, bireysel tedbirler şart

Prof. Dr. Duran Tok, hantavirüsün şu aşamada pandemi tehdidi oluşturmadığını, ancak hijyen ve erken farkındalıkla ölümcül sonuçların önlenebileceğini vurguladı.

Yayın Tarihi: 11.05.2026 12:43
Güncelleme Tarihi: 11.05.2026 12:47

Prof. Dr. Duran Tok: Hantavirüsün pandemi riski düşük, bireysel tedbirler şart

Prof. Dr. Duran Tok: Hantavirüsün pandemi riski düşük, bireysel tedbirler şart

Liv Hospital Ankara Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Duran Tok, hantavirüs vakalarının son dönemde Güney Amerika açıklarındaki bir yolcu gemisinde (MV Hondius) görülmesinin ve Andes virüsü varyantının insandan insana bulaşma potansiyelinin gündeme gelmesine yol açtığını belirtti. Tok, bu gelişmenin virüsü yalnızca çevre sağlığı sorunundan çıkarıp hastane enfeksiyon kontrolü gerektiren bir boyuta taşıdığını kaydetti.

Virüsün kaynağı ve bulaşma yolları

Prof. Dr. Tok, hantavirüsün doğada özellikle tarla fareleri ve bazı kemirgen türlerinin salgılarında (idrar, dışkı, tükürük) bulunduğunu, insanlara genellikle bu atıklara doğrudan temas veya atıkların kuruyup havaya karışması sonucu oluşan tozların solunmasıyla bulaştığını söyledi. Virüsün kuluçka süresinin 1–8 hafta arasında değiştiğine dikkat çekerek, bunun kaynağın tespitini güçleştirdiğini aktardı.

Hantavirüs türleri ve gemideki vakaların ciddiyeti

Hantavirüslerin geleneksel sınıflandırmasına göre 'Eski Dünya' (Avrupa/Asya; böbrek tutulumlu) ve 'Yeni Dünya' (Amerika; akciğer tutulumlu) olmak üzere iki gruba ayrıldığını belirten Tok, Asya-Avrupa kökenlilerde ölüm oranının daha düşük olduğunu; ancak MV Hondius gemisinde görülen vakaların daha ağır seyredebilen gruba ait olduğunu vurguladı.

Klinik tablolar: KardiyoPümoner ve Kanamalı Ateşli Böbrek Sendromu

Tok, hastalığın iki ayrı sendromla seyrettiğini anlatarak, Hantavirüs KardiyoPulmoner Sendromunda spesifik olmayan ateş, kas ağrısı, halsizlik ve ciddi sindirim sistemi şikayetlerinin ardından hızla ilerleyen akciğer ödemi ve şok görülebileceğini söyledi. Bu formun Amerika’da baskın olduğunu belirtti. Öte yandan Kanamalı Ateşli Böbrek Sendromunun ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, bulantı, karın-bel ağrısı ve akut böbrek hasarı ile seyrettiğini, bunun Türkiye, Avrupa ve Asya’da baskın form olduğunu ifade etti.

Toplumun alması gereken önlemler

Prof. Dr. Tok, toplumun hantavirüse karşı üç ana yol ile önlem alması gerektiğini şu şekilde sıraladı:

Temizlikte ıslak yöntem: Kömürlük, depo veya eski evleri temizlerken asla kuru süpürge veya elektrikli süpürge kullanılmamalı; öncelikle çamaşır sulu suyla (yüzde 10 çamaşır suyu oranı belirtilmiş) alan ıslatılmalı, 5–10 dakika beklendikten sonra silinmelidir.

Kemirgen kontrolü: Evlerin girişleri kapatılmalı, gıdalar kapalı cam veya metal kaplarda saklanmalıdır.

Kişisel korunma: Kırsal alan temizliklerinde maske ve eldiven kullanılmalı; dış ortamda dayanıklı virüsler olmadığı için düzenli yıkama, temizlik ve hijyenle yayılımın önüne geçilebilir.

Tanı, testlerin duyarlılığı ve klinik şüphe

Tok, tanıda hasta öyküsü ve klinik şüphenin çok önemli olduğunu belirtti. Kırsal alan, tarla, orman, depo, gemide kapalı alanlar veya kemirgen teması öyküsü olan ve ateşi bulunan hastalarda hantavirüs şüphesinin akla gelmesi gerektiğini vurguladı. Laboratuvar tanısı genellikle ELISA ile hantavirüs IgM/IgG antikorlarının gösterilmesi veya erken dönemde viral RNA’nın saptanması ile konur; fakat erken başvurularda testler negatif çıkabileceği için klinik şüphe devam ediyorsa testlerin tekrarlanması gerektiğini söyledi.

Tedavi yaklaşımı

Hastalığın spesifik bir antiviral tedavisinin olmadığını belirten Prof. Dr. Tok, tedavinin tamamen destekleyici bakım üzerine kurulu olduğunu; sıvı-elektrolit dengesinin dikkatli yönetimi, oksijen desteği ve gerektiğinde yoğun bakım desteğinin sağlanması gerektiğini ifade etti.

DSÖ değerlendirmesi ve pandemi ihtimali

Tok, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yetkililerinin hantavirüsün insanlar arasında ancak uzun süreli ve çok yakın temas sonucunda yayılabildiğini bildirdiğini aktararak, insan‑insan bulaşmasının Andes suşuna özgü ve son derece nadir olduğunu söyledi. Toz ve enfekte kemirgen çıkartıları yoluyla bulaşması nedeniyle küresel bir pandemi riskinin düşük kabul edildiğini, ancak bireysel düzeyde öldürücülüğünün yüksek olabileceği için farkındalığın hayat kurtarabileceğini belirterek, panik yerine tedbir çağrısında bulundu.

Türkiye’de durum

Prof. Dr. Tok, Türkiye’de hantavirüsle ilgili vakaların 1997’den bu yana, özellikle Karadeniz Bölgesi merkez olmak üzere zaman zaman bildirildiğini hatırlattı. Gemideki Andes suşunun coğrafyamızdaki türlerden farklı ve akciğerleri etkileyerek daha ağır seyrettiğini; ülkemizde riskin düşük olduğunu ancak kırsal alanlarda, tarım ve hasat dönemlerinde kemirgen teması ile hijyen kurallarına uyulmasının önemini vurguladı.

Sonuç olarak, hantavirüs şu an için genel bir pandemi tehdidi oluşturmamakla birlikte, kişisel korunma, hijyen ve klinik şüphe durumunda erken başvuru ile ciddi sonuçların önlenebileceği belirtiliyor. Panikten uzak, tedbir odaklı yaklaşım öneriliyor.

LİV HOSPİTAL ANKARA ENFEKSİYON HASTALIKLARI UZMANI PROF. DR. DURAN TOK, "HANTAVİRÜS ŞİMDİLİK CİDDİ...

LİV HOSPİTAL ANKARA ENFEKSİYON HASTALIKLARI UZMANI PROF. DR. DURAN TOK, "HANTAVİRÜS ŞİMDİLİK CİDDİ BİR PANDEMİ TEHDİDİ DEĞİLDİR. BUNUN İÇİN PANİK OLMAK YERİNE, TEDBİR ALINMALIDIR" DEDİ.

Yazar
EDİTÖR

Mustafa Şahin

Adım Mustafa Şahin, 33 yaşındayım. İstanbul'da yaşıyorum. aksiyon.com.tr'de Gündem editörüyüm, uzmanlık alanım güvenlik ve savunma politikaları. Ciddi ve disiplinli biriyim. Okuyucularımıza derinlemesine analizler ve özel dosyalar hazırlamayı seviyorum.