Kolorektal kanser riskinde beslenmenin rolü
Kolorektal/kalın bağırsak kanseri, dünyada ve Türkiye’de en sık görülen kanser türleri arasında yer alıyor. Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı verileri, dünyada her 5 kişiden birinin kansere yakalandığını; 8 erkekten 1’i ve 11 kadından 1’inin kanser nedeniyle hayatını kaybettiğini bildiriyor. Türkiye Sağlık Bakanlığı istatistiklerine göre 2020 yılında kolorektal kanser, Türkiye’de en sık görülen ilk 5 kanser türünden biri olarak kaydedildi.
Risk faktörleri ve korunma stratejileri
Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Hande Güngör, kolorektal kansere karşı alınabilecek önlemleri şu şekilde özetliyor. Aşırı kilo veya obezite, fazla miktarda işlenmiş gıda veya kırmızı et tüketimi, alkol ve sigara kullanımı ile fiziksel olarak yetersiz aktivite risk artıran unsurlar arasındadır. Bu nedenle sağlıklı kiloda kalmak ve düzenli fiziksel aktivite, risk azaltmada temel yaklaşımlardır.
Güngör, beslenme açısından önceliklerin; farklı renklerde taze sebze ve meyveye dayalı bir beslenme, posa (lif) açısından zengin besinlerin tüketiminin artırılması, rafine şeker ve yüksek karbonhidratlı işlenmiş gıdaların sınırlandırılması ile sigara ve alkol tüketiminin bırakılması olduğunu vurguluyor.
Lif, prebiyotikler ve koruyucu bileşenler
Uzman, soğan ve sarımsakta bulunan ve suda çözünebilen polisakkaritlerden inülinin prebiyotik etkisinin kolon hücrelerinin sağlıklı gelişimini destekleyebileceğini ve metastaz riskinin azalmasına katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Lifin türlerine göre faydaları da ayrı ayrı önem taşıyor: çözünür posa antitümör etkiler gösterebilirken, çözünmez posa kanserojen bileşenlerin emilimini azaltarak kolon kanseri gelişme riskini düşürebilir.
Güngör, posa açısından zengin besin grupları olarak kurubaklagiller, kuruyemişler, taze sebze ve meyveleri; özellikle barbunya, badem ve bezelye gibi yüksek lif içeren örnekleri ön plana çıkarıyor. Diyet lifi sağlayan tüm besinlerin düzenli tüketiminin kolon sağlığını destekleyeceğini belirtiyor.
Biyoaktif bileşenler ve içeceklerin etkisi
Çay ve kahvede bulunan polifenoller gibi biyoaktif bileşenlerin kolorektal kansere karşı koruyucu etkileri olduğu ifade ediliyor. Dyt. Hande Güngör’e göre yapılan çalışmalarda kahve tüketiminin erkeklerde kolon kanseri riskini azalttığı, kadınlarda ise rektal kanser riskini artırdığı bildirilmiştir. Ayrıca kurkuminin (zerdeçalın bileşeni) antioksidan, antiinflamatuar ve antikarsinojenik özellikleri sayesinde koruyucu ve iyileştirici etkisi olduğuna dikkat çekiliyor.
Farkındalık ve uygulama
Güngör, 1-31 Mart Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı kapsamında, kolon sağlığını korumaya yardımcı olacak besinlerin tüketiminin artırılmasıyla bağırsak sağlığının güçlendirilebileceğini söylüyor. Özetle, sağlıklı yaşam tarzı, kilonun korunması, işlenmiş gıdalardan kaçınma ve posa açısından zengin besinlerin düzenli tüketimi kolorektal kanser riskinin azaltılmasında temel önlemler olarak öne çıkıyor.
MEDİCANA BURSA HASTANESİ BESLENME VE DİYET UZMANI DİYETİSYEN HANDE GÜNGÖR