Pankreas kanserinde tedavide uluslararası yankı uyandıran multidisipliner yaklaşım
Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı ve Medikal Park Göztepe Hastanesi Organ Nakli Direktörü Prof. Dr. Deniz Balcı, pankreas kanserinde literatüre giren yeni tedavi yaklaşımlarını anlattı. Balcı, özellikle damarları sarmış ve karaciğere metastaz yapmış hastalarda uygulanan kombinasyon tedavi ile ameliyat edilemez denilen vakalara umut olunduğunu belirtti.
Yeni tedavi yaklaşımlarının temel içerikleri
Prof. Dr. Balcı, pankreas kanseri tedavisindeki iki önemli gelişmeden söz etti. Bunlardan biri, metastatik vakalarda gündeme gelen yeni bir akıllı ilaç tedavisidir. Bu ilaçların kullanımı ile bazı hastalarda sağ kalım yaklaşık 6 aydan 12 ayın üzerine taşınmıştır. İkinci önemli veri ise uluslararası bir çalışmaya dayanmaktadır: dünyadan 14 merkezde izlenen ve pankreas kanseri ile karaciğer metastazı bulunan 50 hastada, hem karaciğer hem pankreas ameliyatı yapılan seçilmiş vakalarda sağ kalımın, ameliyat edilmeyen hastalara kıyasla anlamlı derecede iyi olduğu rapor edilmiştir.
Neoadjuvan tedavi ve kompleks cerrahi kombinasyonu
Balcı, damarları 180 dereceyi aşacak şekilde saran tümörlerle ilgili yaklaşımı şöyle anlattı: "Hastalar bize sıklıkla 'Hocam, tümör damarları tutmuş, artık ameliyat olamazsın' diyerek geliyor. Atardamarları 180 dereceden fazla sarmış... hemen bıçak altına yatırmak yerine, 'neoadjuvan' dediğimiz ameliyat öncesi kemoterapi ve radyoterapi dönemini başlatıyoruz."
Tümörü küçültüp damarlarla ilişkiyi gevşetmenin ardından geride tümör bırakmayacak şekilde yapılan kompleks operasyonlar, seçilmiş olgularda ameliyat başarısını belirgin biçimde artırıyor. Balcı, bu yaklaşımın özellikle damar tutulumunun olduğu hastalarda sağ kalımı uzattığını ve hastaları ameliyat edilebilir hale getirdiğini vurguladı.
Erken tanı, belirti ve multidisipliner yönetim
Erken teşhisin önemine dikkat çeken Balcı, pankreas kanserinin sık görülen belirtilerini sıraladı: karın ağrısı (özellikle sırtın ortasına vurabilen), açıklanamayan kilo kaybı (vücut ağırlığının %10'undan fazlası), ani başlayan yeni diyabet ve pankreas başı tümörlerinde sarılık. Türkiye'de tanı anında opere edilebilir durumda olanların oranının sınırlı olduğuna işaret eden Balcı, merkezlerine genellikle daha ileri evre ve metastatik vakaların başvurduğunu; ancak multidisipliner yaklaşımla bu hastaların bir kısmının ameliyat edilebilir hale getirilebildiğini ifade etti.
Hasta deneyimi: İyileşme süreci ve mesaj
63 yaşındaki İsmail Kulaklı, mide ve sırt ağrısı nedeniyle yapılan tetkikler sonucunda pankreas kanseri teşhisi konduğunu aktardı. Kulaklı, Prof. Dr. Balcı ve ekibinin uyguladığı yaklaşım sayesinde şu değerlendirmeyi paylaştı: "İlk başta tümörün damarları sarması nedeniyle ameliyatın mümkün olmadığını söylediler. Ameliyat öncesi kemoterapi ve radyoterapi uygulandı, tümör küçüldü; yaklaşık 10 saat süren ameliyat sonrası yaklaşık 3 doz kemoterapi aldım. PET kontrolünde ameliyatla ilgili problem görünmedi, şu anda gayet iyiyim."
Kulaklı, benzer durumda olanlara şu çağrıyı yaptı: "Benimle aynı durumda olan insanlar kesinlikle umutlarını yitirmesinler, karamsar olmasınlar ve iyi bir araştırma yapsınlar."
Sonuç
Prof. Dr. Deniz Balcı'nın aktardığı veriler, seçilmiş vakalarda neoadjuvan kemoterapi/radyoterapi ile evre küçültme ve ardından yapılan kompleks cerrahi yaklaşımlarının, damar tutulumlu ve metastatik pankreas kanserinde sağ kalımı iyileştirdiğini ortaya koyuyor. Uluslararası merkezlerin katıldığı çalışmaların sonuçları, bu multidisipliner stratejinin belirli hasta gruplarında gerçek bir fayda sağladığını gösteriyor.
BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI BAŞKANI PROF. DR. DENİZ BALCI, PANKREAS KANSERİNDE DÜNYA GENELİNDE TIP LİTERATÜRÜNE GİREN DEVRİM NİTELİĞİNDEKİ YENİ TEDAVİ YAKLAŞIMLARINI ANLATTI.