olayın seyri:
Muğla'da yaşayan 28 yaşındaki otizmli M.G., 2020 yılında akrabası ile annesi arasında çıkan kavgayı ayırmak isterken hukuki süreçlerin odağı haline geldi. Olayın ardından taraflar darp raporu almış, süreç boyunca farklı başvurular yapılmıştı. Mahkeme safhasında ise Muğla İnfaz Hâkimliği tarafından "ceza verilmesine yer olmadığı" kararı verildi; buna karşın genç, Eskişehir Şehir Hastanesi Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri Birimi (YEGAP)'ne sevk edildi.
itiraz süreci ve mahkeme kararı:
Aile ve genç adına itirazları yürüten avukat Sultan Ballı, başvuru ve sundukları belgelerin mahkemece haklı bulunması üzerine, YEGAP'teki tedbirin kaldırıldığını açıkladı. Ballı, sürecin ayrıntılarını anlatırken Mehmet olarak anılan M.G.'nin annesini korumak amacıyla müdafaa ettiğini, en çok zarar görenin de kendisi olduğunu vurguladı. Yapılan itirazlar ve heyet incelemeleri sonrasında başhekimlik ve savcılık yazışmalarının ardından genç için taburcu kararı verildi ve M.G. dün akşam annesine kavuştu.
otizm algısı ve hukuki düzenleme çağrısı:
Avukat Ballı, başvuruların yanı sıra hukuk sisteminde bazı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Ballı, otizm, Down sendromu veya zihinsel engelliliğin otomatik olarak "akıl hastalığı" kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini; bu nedenle Türk Ceza Kanunu'na özel hükümler eklenmesi gerektiğini savundu. Ayrıca mahkeme kararıyla M.G.'nin diğer akıl hastalarıyla aynı koğuşta kalmayacağı belirtildi; Ballı bu ayrımın önemine dikkat çekti ve Adalet Bakanlığı'na çağrı yaptı.
annenin duyguları ve talepleri:
Oğlu M.G.'nin taburcu edilip yanına dönmesinden büyük mutluluk duyan anne (haberde Ayten Ç. olarak geçen), süreç boyunca yaşadıklarını ve diğer ailelerin benzer zorluklarla karşılaştığını ifade etti. Son bölümde başka bir paragrafta adı geçen Aynur Ç. da benzer duygularını paylaşarak, içerideki zihinsel engelli çocuklar için özel önlemler alınması gerektiğini söyledi ve desteği için avukatlarına teşekkür etti. Anne, süreç boyunca oğlunun kendisini teskin ettiğini ve sabırla beklediklerini anlattı.
Gelişme, hem aile çevresinde hem de geniş kamuoyunda otizmli bireylere yönelik uygulamaların ve koruma tedbirlerinin gözden geçirilmesi gerektiğine dair yeni bir tartışma başlattı.
AYTEN Ç. VE M.G.