Diyarbakır'ın ekonomik ve toplumsal beklentileri:
Diyarbakır Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Engin Yeşil, Meclis’e sunulan çerçeve yasa teklifini ülkenin demokratikleşme ve ekonomik gelecek perspektifinde önemli bir adım olarak değerlendirdi. Yeşil, yürütülen yeni çözüm sürecinin yalnızca bir kesimin meselesi olmadığını, aksine 86 milyonun ortak geleceği ile doğrudan ilişkili olduğunu belirtti.
Yeşil, uzun yıllardır süren güvenlik, ekonomik ve toplumsal maliyetlerin özellikle Diyarbakır ve çevresindeki yerleşimler üzerinde ağır etkiler bıraktığını; bu yüzden atılan her olumlu adımın güvenlikten öte, demokrasi, hukuk, yatırım, üretim ve istihdam boyutlarıyla da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Güven ortamı ve hukuki çerçevenin önemi:
Başkan Yeşil, ekonominin temel dinamiği olarak hukuki öngörülebilirlik ve güven ortamını işaret etti. "Hukuki öngörülebilirliğin artması, belirsizliklerin azalması ve demokratik kurumların güçlenmesi; yatırım kararlarını, üretimi, ihracatı ve istihdamı doğrudan etkiler," diyen Yeşil, kalıcı güven ortamının kalıcı yatırımı beraberinde getireceğini vurguladı.
Diyarbakır Ticaret Borsası sahada gözlemlediklerini aktardı: sürecin başlamasıyla birlikte iş dünyasında daha güçlü bir umut iklimi oluştuğu, ticaret ve yatırım hareketliliğinde artış gözlendiği belirtiliyor. Bu gözlemler, toplumsal barışın ekonomik performans üzerindeki doğrudan etkisini somutlaştırıyor.
Tarım, üretim ve kırsal dönüşüm:
Yeşil, bölgenin potansiyelini tarif ederken tarımı öncelikli alan olarak konumlandırdı. Çatışmalı dönemlerin en ağır etkilediği alanlardan birinin kırsal ekonomi olduğunu belirterek; üretim alanlarının daralması, kırsaldan kentlere göç ve tarımsal verimlilikteki kayıpların bölge ekonomisini zayıflattığını söyledi.
Kamu ve özel sektör yatırımlarının, sulama projelerinin, modern tarım tekniklerinin ve lisanslı depoculuk sistemlerinin güçlenmesi durumunda tarımda, gıda sanayisinde ve katma değerli üretimde önemli bir dönüşüm yaşanabileceğini aktardı. Bu dönüşümün hem yerel kalkınmaya hem de ihracata olumlu katkı sağlayacağına dikkat çekti.
Yeşil, "Diyarbakır; tarım, hayvancılık, gıda sanayi, lisanslı depoculuk, organize sanayi, lojistik ve dış ticaret alanlarında çok güçlü bir potansiyele sahiptir" ifadesiyle bölgenin mevcut avantajlarını hatırlattı ve potansiyelin ekonomiye tam yansımaması sorununa işaret etti.
İstihdam, yatırım ve bölgesel entegrasyon:
Başkan, sürecin en önemli ekonomik çıktılarından birinin istihdam artışı olacağını belirtti. Özellikle genç nüfus için yeni iş alanlarının oluşması, girişimciliğin desteklenmesi ve üretime dayalı kalkınmanın hızlanmasının bölge için hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.
Komşu pazarlarla ticaretin gelişmesi, lojistik altyapının güçlenmesi ve bölgesel ekonomik entegrasyonun artmasının Diyarbakır’ı yalnızca üretim merkezi değil aynı zamanda bir ticaret ve dağıtım üssü haline getirebileceğini söyledi. Bu gelişmelerin bölgenin dış ticaret kapasitesini artıracağı belirtildi.
Yeşil, iş dünyası olarak enerjinin çatışmaya değil üretime, belirsizliğe değil yatırıma yönelmesini istediklerini; Diyarbakır’ın sorununun potansiyel eksikliği değil, bu potansiyelin yeterince değerlendirilememesi olduğunu ifade etti.
Son olarak Yeşil, sürecin güçlü bir hukuki zeminde ilerlemesi, demokratikleşmeyi desteklemesi ve toplumsal barışı kalıcı kılması temennisini dile getirdi: "Bu süreç bir kesimin değil, 86 milyonun ortak geleceğiyle ilgilidir. Toplumsal huzurun güçlenmesi, yatırım ortamının iyileşmesi, üretimin artması ve istihdamın büyümesi, ülkemizin tamamına olumlu yansıyacaktır."
Bu açıklamalar, bölge aktörlerinin ve yatırımcıların beklentilerini özetlerken, hukuki çerçevenin netleşmesiyle birlikte ekonomik dinamiklerde yaratılması muhtemel pozitif değişimlere işaret ediyor.
DİYARBAKIR TİCARET BORSASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI VE TOBB YÖNETİM KURULU ÜYESİ ENGİN YEŞİL