Opr. Dr. Salih Can Çelik: Obezite kanser ve metabolik hastalık riskini artırıyor
Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Salih Can Çelik, 16 Mayıs Avrupa Obezite Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, obezitenin yalnızca estetik bir sorun olmadığını, tüm vücut sistemlerini etkileyen kronik bir hastalık olduğunu vurguladı.
Obezite yalnızca kilo artışı değil
Çelik, vücutta aşırı yağ birikiminin sağlık üzerinde metabolik, hormonal ve sistemik etkiler yarattığını belirtti. Obezitenin tanısında sık kullanılan yöntemin vücut kitle indeksi (VKİ) olduğunu ancak bunun tek başına yeterli değerlendirme sağlamadığını söyledi. Tanıda bel çevresi ölçümü, vücut yağ oranı ve mevcut hastalıkların birlikte dikkate alınmasının önemine dikkat çekti.
Kanser ve metabolik hastalıklarda artan risk
Opr. Dr. Çelik, obezitenin pek çok hastalıkla doğrudan ilişkili olduğunu belirterek Tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, uyku apnesi, eklem hastalıkları ve karaciğer yağlanması gibi durumların yanı sıra meme, kolon ve pankreas kanseri riskinin de arttığını vurguladı. Ayrıca obezitenin yaşam kalitesini düşürdüğünü, hareket kabiliyetini kısıtladığını ve psikolojik sorunlara zemin hazırlayabildiğini ifade etti.
VKİ değerlendirmesi ve risk ipuçları
VKİ sınıflamasının pratik bir araç olduğunu belirten Çelik, sınıflamayı şu şekilde açıkladı: 18.5’in altı zayıf, 18.5–24.9 normal, 25–29.9 fazla kilolu, 30 ve üzeri obez. VKİ yükseldikçe diyabet ve kalp hastalıkları riskinin arttığını, ancak kas kütlesi yüksek bireylerde tek başına VKİ’ye bakmanın yanıltıcı olabileceğini söyledi. Özellikle karın bölgesindeki yağlanmanın kalp ve metabolik hastalıklar açısından daha yüksek risk taşıdığına dikkat çekti.
Yaşam tarzı etkisi ve nedenler
Günümüzde obezite artışının tesadüf olmadığını belirten Çelik, fiziksel aktivitenin azalması, masa başı çalışma düzeni, uzun süre ekran başında kalma ile yüksek kalorili ve işlenmiş gıdalara kolay erişimin kilo artışını hızlandırdığını söyledi. Fast-food, şekerli içecekler ve düzensiz beslenmenin obezitenin başlıca nedenleri arasında olduğunu; stres, uyku düzensizliği ve hormonal değişikliklerin de iştahı etkileyerek kilo artışına yol açabildiğini ifade etti.
Tedavi yaklaşımı çok yönlü olmalı
Obezite tedavisinin tek bir yöntemle çözülemeyeceğini belirten Çelik, tedavinin temelinde diyetisyen eşliğinde beslenme planı, düzenli fiziksel aktivite ve davranış değişikliği bulunduğunu, gerekli durumlarda ilaç tedavisinin devreye alınabileceğini söyledi. İleri düzey obezite vakalarında cerrahi yöntemlerin etkili ve kalıcı çözümler sunduğunu ekledi.
Cerrahi kriterleri ve etkileri
Bariatrik cerrahinin uygulama kriterlerine değinen Çelik, VKİ 40 ve üzeri olanların veya VKİ 35 ve üzerinde olup diyabet, hipertansiyon gibi eşlik eden hastalıkları bulunan bireylerin cerrahi için uygun adaylar arasında yer aldığını belirtti. Tüp mide ve gastrik bypass gibi ameliyatların yalnızca kilo kaybı sağlamadığını, aynı zamanda metabolik hastalıkların kontrolüne de yardımcı olduğunu ifade etti.
Hızlı kilo verme yöntemlerine uyarı
Çelik, şok diyetler ve bilinçsiz uygulamaların kas kaybına, vitamin ve mineral eksikliklerine ve metabolizma hızının düşmesine yol açabileceğini, bunun da verilen kiloların kısa sürede geri alınmasına neden olabileceğini söyledi. Sağlıklı kilo kaybı hedefine ilişkin olarak haftada ortalama 0.5–1 kilogram kaybının hedeflenmesi gerektiğini vurguladı.
Kalıcı başarı için yaşam tarzı değişikliği
Kalıcı kilo kontrolünün yaşam tarzı değişikliğiyle mümkün olduğunu belirten Opr. Dr. Çelik, dengeli ve düzenli beslenme, porsiyon kontrolü, düzenli egzersiz ve uyku düzenine dikkat etmenin önemine işaret etti. Kişinin motivasyonunu koruması ve gerektiğinde profesyonel destek almasının süreci güçlendireceğini sözlerine ekledi.
GASTROENTEROLOJİ CERRAHİSİ UZMANI OPR. DR. SALİH CAN ÇELİK