OMÜ'de "Fotoğrafın Işığında: Doğa, Kent ve Mimarlık" semineri düzenlendi
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mimarlık Fakültesi'nde düzenlenen "Fotoğrafın Işığında: Doğa, Kent ve Mimarlık" başlıklı seminer ve fotoğraf gösterisi, akademisyenler, öğrenciler ve sanatseverleri bir araya getirdi. Etkinlik, OMÜ Mimarlık Fakültesi ile Atakum Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (ATAFOD) iş birliğinde gerçekleştirildi ve yoğun katılımla gerçekleşti.
Açılış ve organizasyon
Program, Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Çetin’in açılış konuşmasıyla başladı. Çetin, konuşmasında fotoğrafın mimarlıkla kurduğu güçlü ilişkiye vurgu yaparak disiplinler arası üretimin önemini öne çıkardı.
Konuşmacılar ve sunumların içeriği
Seminerde fotoğrafın doğa, kent ve mimarlıkla kurduğu bağ çok yönlü bir perspektifle ele alındı. Fotoğraf sanatçısı ve Cumhuriyet Savcısı Vedat Soğukpınar, tarihi ve kültürel referanslar üzerinden fotoğrafın anlatım gücünü değerlendirdi; Mimar Sinan örneğiyle mimari estetiğe dikkat çekti ve Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti’nden karelerle bölgenin doğal zenginliği ve ekosistemi hakkında görsel bir anlatı sundu.
OMÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ata Yakup Kaptan ise "Doğa, deniz ve insan" teması çerçevesindeki sunumunda insan-doğa ilişkisini estetik ve kavramsal düzeyde tartıştı; fotoğrafın bu ilişkiyi ifade etmedeki gücünü vurguladı.
ATAFOD Başkanı Güngör Çınar, mimari fotoğrafçılığın mimarlık eğitimine kattığı yeni bakış açılarını ele aldı. Hanife Yalçın ise mimari fotoğrafçılıkta teknik ve estetik unsurlar hakkındaki deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.
Etkinliğin önemi ve kapanış
Programın sonunda etkinliğe katkı sunan sanatçılara teşekkür belgeleri takdim edildi. Etkinlik, fotoğrafın doğa, kent ve mimariyi anlama ve yorumlama süreçlerindeki rolünü ortaya koyarak katılımcılara zengin bir içerik sundu. Katılımcılardan elde edilen geri bildirimler, disiplinler arası buluşmaların hem eğitim hem de yerel kültürel farkındalık açısından değer taşıdığını gösterdi.
Genel olarak etkinlik, fotoğrafı yalnızca görsel bir kayıt aracı olmaktan çıkarıp, mimari ve kentsel çevreyle kurduğu ilişki aracılığıyla analiz ve yorum için güçlü bir dil olarak konumlandırdı.
PROGRAMIN SONUNDA ETKİNLİĞE KATKI SUNAN SANATÇILARA TEŞEKKÜR BELGELERİ TAKDİM EDİLDİ.