Okul saldırılarında oyun kültürünün izleri

Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş, okul saldırganlarının davranışlarının şiddet içerikli oyun karakterlerini andırdığını; silah erişimi, akran zorbalığı ve aile ortamının belirleyici olduğunu vurguladı.

Yayın Tarihi: 30.09.2026 12:43
Güncelleme Tarihi: 30.09.2026 12:53

Okul saldırılarında oyun kültürünün izleri

Miraç Burak Gönültaş'ın bilimsel değerlendirmesi

Çocuk suçluluğu ve adli sosyal hizmetler alanında çalışmalar yürüten Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş, okullarda meydana gelen saldırıları bilimsel bir mercekten değerlendirdi. Gönültaş, son dönemde Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve Manisa gibi şehirlerde görülen olayların ortak noktalarına dikkat çekti ve saldırganların bazı davranış biçimlerinin şiddet içerikli oyun karakterleriyle şaşırtıcı benzerlik gösterdiğini belirtti.

Şiddetin iki işlevi

Gönültaş, okullarda gerçekleşen saldırılarda şiddetin tek bir amaca hizmet etmediğini söyledi: "Ya karşı tarafa zarar vermek ya da dikkat çekmek - fark edilmek". Bu iki yönlü motivasyonun vakaların farklı dinamikler taşımasına yol açtığını, bazı eylemlerin asıl amacının dikkat çekmek olabileceğini vurguladı. Okul ortamının toplum ve aile için birincil eğitim mekânı olduğunu belirten uzman, bu tür vakaların hem çocukları hem aileleri hem de toplumu derinden sarstığını ifade etti.

Oyun karakterleriyle davranış benzerlikleri

Manisa örneğini değerlendiren Gönültaş, olayın bazı ayrıntılarının özellikle dikkat çektiğini söyledi. Çocuğun okula geliş biçimi, elindeki silahı tutuş şekli ve kaçış davranışı, piyasada bilinen şiddet içerikli oyunlardaki karakterlerin hareketlerine benziyordu. Uzman, bu benzerliklerin çocukların şiddeti uygulama biçimlerini oyunlardan öğrendiklerini düşündürdüğünü belirtti.

Silah erişimi ve aile sorumluluğu

Gönültaş, riskin büyümesine katkı sağlayan somut bir unsur olarak ev ortamındaki silah erişimini öne çıkardı. Kahramanmaraş vakasında görüldüğü üzere, çocukların evde silaha kolay ulaşabilmesinin eylemi hızlandırdığını söyledi. Uzman, silahların çocuklar için kolay ulaşılabilir olmaması gerektiğini, ebeveynlerin bu konuda çok daha dikkatli davranmasının önemini vurguladı.

Kriminolojik bakış: mekan seçimi ve rutinler

Kriminolojik açıdan faillerin genellikle iyi bildikleri, sık vakit geçirdikleri mekanları tercih ettiğini belirten Gönültaş, bunun mantığını şöyle açıkladı: failler nerede ne yapacağını, nasıl kaçacağını bildikleri ortamlarda davranışlarını planlamayı kolay buluyor. Gençlerin en çok zaman geçirdikleri ve rutinlerinin bulunduğu mekanlardan biri olan okul, bu açıdan riskin arttığı bir yer haline gelebiliyor. Uzman, konuyla ilgili 360 çalışmanın değerlendirildiği bir derleme olduğunu belirterek okullarda şiddetin sebepleri ve sonuçlarının bu çalışmalarda ele alındığını söyledi.

Risk faktörleri ve uyarı işaretleri

Gönültaş, saldırgan çocuklarda sık görülen bazı özellikleri sıraladı: antisosyal davranışlar, yıkıcı tutumlar, akran zorbalığına karışma, madde kullanımı, otoriteyle çatışma ve okul kurallarını kabul etmeme. Bu tür davranışların eyleme yönelen riskleri artırdığı belirtildi. Ayrıca aile içi şiddete tanıklık etmenin, empati eksikliğinin ve geçmişte mağduriyet yaşamanın da etkenler arasında olduğunu söyledi. Sosyal medya üzerinden yapılan tehdit mesajlarının eylem öncesi sinyal verdiğine dikkat çekildi.

Önleyici tedbirler ve okullar için öneriler

Gönültaş, okul güvenliğinin önemini kabul etmekle birlikte tek çözümün güvenlik tedbirleri olmadığını vurguladı. Okulların asli görevinin eğitim ve öğretim olduğuna dikkat çekerek, risk taşıyan çocukların erken tespiti ve korunmasının gerekliliğini savundu. Öneriler arasında psikososyal odaklı yaklaşımlar, birebir mentörlük, rehberlik, aile ile iş birliği ve çocukların sosyalizasyonunu artıracak mekanizmaların geliştirilmesi yer aldı.

Anonim ihbar mekanizmaları ve müdahale ağları

Yurt dışı örneklerinden hareketle, okul içinde anonim ihbar sistemlerinin kurularak öğrencilerin isim vermeden riskli durumları bildirebilmesinin faydalı olacağını söyledi. Bu ihbarların güvenlikçi bir yaklaşımla değil, psikososyal müdahale odaklı ekiplerle değerlendirilmesinin gerektiğine dikkat çekti. Erken dönemde fark edilen sinyallere yönelik hızlı ve koruyucu müdahalelerin, akut vakaların ortaya çıkmasını engelleyebileceğini belirtti.

Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş, ayrıca diziler ve filmlerde şiddetin normalleştirilmesinin tehlikesine işaret ederek, suçu öğrenme ve normalleştirme süreçlerinin dijitalleşmeyle kolaylaştığını söyledi. Bu nedenle çocukların empati ve sosyalizasyonunun güçlendirilmesi, riskli davranışların erken fark edilmesi ve aileyle birlikte müdahale edecek mekanizmalara ihtiyaç olduğunu tekrar vurguladı.

Gönültaş, geçtiğimiz yıl TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’na görüşlerini aktarmıştı; bu bağlamda önerilerinin hem yerel hem de politik düzeyde değerlendirilmesinin önemine değindi.

Özetle, uzman değerlendirmesi okul saldırılarında oyun içeriklerine benzer davranış kalıpları ve silah erişiminin rolünü öne çıkarıyor; erken tespit, psikososyal müdahale ve aile-okul iş birliği temel önleyici adımlar olarak öne çıkıyor.

PROF. DR. MİRAÇ BURAK GÖNÜLTAŞ

PROF. DR. MİRAÇ BURAK GÖNÜLTAŞ

Yazar
EDİTÖR

Elif Çelik

Selam! Ben Elif Çelik, 22 yaşındayım ve Bursa'dan bağlanıyorum. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin en genciyim, yeni mezun oldum. Enerjim süper! Sosyal medya trendleri, sokak röportajları ve gençliğin nabzını tutan konular bende. Bu işe bayılıyorum!