Okul öncesi diş muayenesi neden öncelikli olmalı
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arife Kaptan, yeni eğitim-öğretim yılı başlamadan önce çocukların ağız ve diş sağlığının kontrol edilmesinin önemine dikkat çekti. Kaptan, belirti vermeyen çürüklerin ve diğer ağız-diş problemlerinin erken muayene ile tespit edilebileceğini; bunun da çocuğun gece uykusu, derslere odaklanması ve okula devamı üzerinde doğrudan etkisi olduğunu söyledi.
Diş ağrısı yaşayan bir çocuğun gece rahat uyuyamayacağı, ertesi gün derslerine konsantre olmakta zorlanacağı ve devamsızlık yaşayabileceği vurgulandı. Ayrıca ön dişlerdeki belirgin çürüklerin çocuğun gülümsemesini ve özgüvenini zedeleyebileceği; sosyal ortamlarda alay veya akran zorbalığı riskini artırabileceği belirtildi.
Süt dişlerinin rolü ve ilk muayene zamanlaması:
Kaptan, çocukların ilk diş hekimi kontrolünün ağrı ya da şikayet beklenmeden yapılması gerektiğini; ilk süt dişinin çıkmasını takiben, en geç bir yaş civarında bir muayenenin önerildiğini söyledi. Süt dişlerinin geçici olduğu düşüncesinin yanlış olduğunu; bunların beslenme, konuşma ve daimi dişler için yer tutma gibi önemli görevleri olduğunu, erken kaybın ileride daimi dişlerin sürmesi ve diziliminde sorunlara yol açabileceğini belirtti. Bu nedenle süt dişlerinin korunmasının, gelecek dentisyon düzeni açısından kritik olduğu vurgulandı.
Beslenme ve günlük ağız bakımı önerileri:
Kaptan, çocukluk döneminde diş çürüğünün sık görüldüğünü; en önemli etkenlerin sık şekerli ve yapışkan gıda tüketimi, yetersiz ağız hijyeni ve düzenli diş hekimi kontrolünün olmaması olduğunu ifade etti. Burada dikkat çektiği nokta, sadece tüketilen şeker miktarı değil, şekerin tüketim sıklığının da çürük riski üzerinde etkili olduğu idi.
Yeni eğitim dönemine hazırlıkta beslenme çantalarına su, süt, peynir, yoğurt, meyve ve mümkünse şekersiz kuruyemişlerin konulmasını; şekerli içecekler, şekerlemeler, çikolata, kek ve bisküvi gibi ürünlerin mümkün olduğunca sınırlandırılmasını önerdi.
Ağız bakımına ilişkin olarak ise çocukların dişlerinin günde en az iki kez, yaklaşık 2 dakika fırçalanmasının önemine değindi. Özellikle gece yatmadan önce yapılan fırçalamanın kritik olduğunu; küçük çocuklarda ailelerin fırçalamayı mutlaka takip etmesi gerektiğini, çocuğun kendi fırçalama becerisinin geliştikçe aile desteğinin uzun süre devam etmesi gerektiğini söyledi. Diş macunlarının çocuğun yaşına uygun, florür içeren ürünler olmasına dikkat edilmesini ve diş fırçalarının genel olarak 3 ila 6 ay arasında değiştirilmesini; kılları yıprandığında ise daha erken yenilenmesi gerektiğini belirtti.
Ailelere iletişim ve önleme tavsiyeleri:
Kaptan, ailelerin diş hekimiyle ilgili konuşurken kullandıkları dilin çocuklarda korku oluşmasını engellemede belirleyici olduğunu ifade etti. 'canın acıyacak' ya da 'iğne yapılacak' gibi korkutucu ifadelerden kaçınılmasını; bunun yerine yaşa uygun, olumlu ve sakin bir anlatım tercih edilmesini önerdi. İlk diş hekimi ziyaretinin ağrı veya acil problem çıktığında yapılmasındansa, şikayet yokken yapılmasının çocuğun hekimi sağlığı koruyan bir profesyonel olarak tanımasını sağladığını vurguladı.
Son olarak Kaptan, diş sağlığında esas yaklaşımın problem çıktıktan sonra tedavi etmek değil, problem oluşmadan önlem almak olması gerektiğini belirterek, düzenli fırçalama, sağlıklı beslenme ve rutin diş hekimi kontrollerinin ihmal edilmemesini; çocukların yeni eğitim yılına sağlıklı ağız ve güzel bir gülümsemeyle başlamasını diledi.
ÇOCUK DİŞ HEKİMLİĞİ UZMANI PROF. DR. ARİFE KAPTAN, YENİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI ÖNCESİNDE ÇOCUKLARIN DİŞ KONTROLLERİNİN YAPTIRILMASI GEREKTİĞİNİ BELİRTEREK, DİŞ AĞRISININ UYKU DÜZENİNDEN DERS BAŞARISINA KADAR BİRÇOK ALANI ETKİLEYEBİLECEĞİNİ SÖYLEDİ.