Komisyon toplantısında eğitim sendikalarının görüşleri
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Araştırma Komisyonu, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda yaşanan olaylar ile çocukların dijital ortamlarda maruz kaldığı riskleri bütün yönleriyle incelemek amacıyla eğitim sendikalarının temsilcilerini dinledi. Komisyonda söz alan Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Selahattin Dolgun, hem okullarda fiziksel güvenlik tedbirlerinin hem de dijital içerik denetiminin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Güvenliğin kapsamı ve somut öneriler
Dolgun, okulların güvenliğinin yalnızca eğitimle sınırlı bir konu olmadığını söyleyerek, "Okullarımızın güvenliği yalnızca bir eğitim meselesi değil, bir güvenlik ve beka meselesidir" ifadesini kullandı. Bu çerçevede bir dizi somut tedbir önerdi: okul binalarının kamera sistemleriyle donatılması, her okula güvenlik görevlisi veya kolluk desteği sağlanması, okul polisi uygulamasının değerlendirilmesi, giriş-çıkış kontrollerinin düzenli hale getirilmesi, metal dedektör ve kimlik kartı sistemlerinin kurulması ve acil kod uygulamalarının devreye alınması.
Yaptırımların caydırıcılığı
Dolgun, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin artışında faillerin yeterli yaptırımla karşılaşmayacaklarına ilişkin algının etkili olduğunu belirterek, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin Türk Ceza Kanunu'nda ayrı bir suç tipi olarak düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Şiddete karşı hiçbir müsamahanın kabul edilmemesi gerektiğini, caydırıcılığı artıracak daha ağır ve etkili yaptırımların önem taşıdığını ifade etti.
Öğretmen itibarı ve toplumsal rol
Öğretmenlerin itibarının korunmasının eğitim sisteminin sağlıklı işleyişi için hayati olduğunu belirten Dolgun, "Öğretmenin itibarı, devletimizin ve milletimizin itibarıdır" şeklinde konuştu. Eğitimcilerin statülerinin yükseltilmesi ve okul ortamlarının şiddetten arındırılmasının, geleceğe yönelik en önemli yatırımlardan biri olduğunu söyledi.
Ailelerin sorumluluğu ve rehberlik hizmetleri
Dolgun, çocukların ilk değer eğitimini ailede aldığını vurgulayarak ailelerin tutumlarının öğrenci davranışlarını belirlediğini hatırlattı. Bu nedenle ailelerin bilinçlendirilmesi, gerektiğinde rehberlik ve destek süreçlerine dâhil edilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca öğrencilerin psikolojik iyi oluşlarını destekleyecek rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Dijital ortamlar ve içerik denetimi
Dijital platformlardaki şiddet içeriklerinin çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Dolgun, medyanın şiddeti reyting veya tiraj aracı olarak kullanmaması gerektiğini belirtti. Sosyal medya, oyun ve yayınlar konusunda daha etkin denetim mekanizmaları kurulmasını; zararlı içeriklerin gecikmeksizin tespit edilip kaldırılmasını, çeteleşmeyi özendiren ve şiddeti sıradanlaştıran yapımların engellenmesini talep etti. Ayrıca X, Instagram, TikTok ve YouTube gibi platformlarda gerekli tedbirlerin alınması ve 18 yaş altı kullanıcılar için daha net koruyucu sınırlamaların getirilmesi gerektiğini söyledi.
Sonuç: Ortak sorumluluk çağrısı
Dolgun'un açıklamaları, okul güvenliğinin yasal düzenlemeler, fiziksel tedbirler, aile ve rehberlik desteği ile dijital denetimlerin eş zamanlı güçlendirilmesini öngören bütüncül bir yaklaşım gerektirdiğini ortaya koyuyor. Türk Eğitim-Sen yetkilisi, devlet kurumlarının ve toplumun tüm kesimlerinin eğitim yuvalarını korumak için ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
TÜRK EĞİTİM-SEN GENEL SEKRETERİ SELAHATTİN DOLGUN, "OKULLARIMIZIN GÜVENLİĞİ YALNIZCA BİR EĞİTİM MESELESİ DEĞİL, BİR GÜVENLİK VE BEKA MESELESİDİR. DEVLETİN TÜM KURUMLARI VE TOPLUMUN BÜTÜN KESİMLERİ, EĞİTİM YUVALARINI KORUMAK VE ŞİDDETİ ÖNLEMEK İÇİN ORTAK SORUMLULUK ÜSTLENMELİDİR" DEDİ.