netanyahu’nun BM konuşması ve veri güvenliği endişeleri

Netanyahu’nun BM kürsüsünde çağrı cihazı göstermesi, uzmanlara göre kişisel verilerin terör amaçlı kullanılabileceği riskine dikkat çekti ve yerli teknoloji vurgulandı.

Yayın Tarihi: 01.10.2026 10:35
Güncelleme Tarihi: 01.10.2026 10:35

netanyahu’nun BM konuşması ve veri güvenliği endişeleri

Netanyahu’nun BM çıkışı ve verilerin güvenliği

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasında eline çağrı cihazı alarak 2024’te Lübnan’da yaşanan patlamalara atıfta bulunması, uzmanların kişisel veri güvenliği kaygılarını yeniden gündeme taşıdı. 2024’te gerçekleştirilen saldırılarda çağrı cihazları ve telsizlerin hedef alınması sonucu 42 kişinin hayatını kaybettiği ve yüzlerce kişinin yaralandığı kaydedilmişti. Bu olayın hafızalardaki tazeliği, kişisel verilerin kötü niyetli amaçlarla kullanılabileceği ihtimalini öne çıkardı.

uzmanların değerlendirmesi:

Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, Netanyahu’nun BM’deki çağrısını değerlendirirken söz konusu açıklamanın teknoloji ve istihbarat güvenliğinin önemini artırdığını belirtti. Kırık, Netanyahu’nun sözlerini “tüyler ürpertici” olarak nitelendirip, çağrı cihazları ve telsizlerin patlatıldığına ilişkin araştırmalarda yer alan bulguların dikkatle ele alınması gerektiğini vurguladı. Araştırmalarda Mossad ve Birim 8200’ün payına ilişkin ifadelerin yer aldığı hatırlatıldı.

Prof. Dr. Kırık, ayrıca BM’deki konuşmanın bir itiraf niteliği taşıdığına işaret ederek Netanyahu’nun daha önce ‘Cep telefonunuz var mı? İşte o elinizdeki tuttuğunuz cep telefonları İsrail’in bir parçası’ şeklindeki söylemini hatırlattı. Kırık’a göre bu tür açıklamalar, akıllı cihazların güvenliğinin ulusal güvenlik açısından taşıdığı riski gözler önüne seriyor.

Kırık, teknolojinin kontrolünde bulunan ülkelerin istihbarat, dinleme, izleme ve takip faaliyetlerini daha rahat yürütebildiğini belirterek yerli ve millî teknolojilerin önemine vurgu yaptı. ULAK sistemi ve ASELSAN’ın çalışmaları örnek gösterilerek, dışarıya bilgi akışının engellenmesinin güvenlik için kritik olduğu ifade edildi.

uygulama izinleri ve veri ihlalleri:

Dijital İletişim Koordinatörü Ümit Sanlav, internet erişimi olan cihazların casus yazılımlarla ele geçirilip uzaktan yönetilebildiğini belirtti. Sanlav, bir uygulamaya verilen erişim izinlerinin telefon rehberi, galeri, mikrofon ve kamera gibi kaynaklara erişime yol açtığını; bu sayede cihazların hem casusluk hem de fiziksel zarar verebilecek şekilde kullanılabileceğini söyledi.

Sanlav, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin soruşturmada geçen iddialara atıfla, bazı uygulamalardan toplanan verilerin yurt dışına aktarıldığı ve satıldığı öne sürüldüğünü, bu verilerin kimin elinde olduğunun bilinmemesinin ciddi bir risk oluşturduğunu vurguladı. İstanbulkart uygulaması örneği üzerinden, kullanıcı verilerinin farklı amaçlarla kullanılmasının mümkün olduğuna dikkat çekti.

hukuki boyut ve vatandaş hakları:

Avukat Iyaz Çimen, kişisel verinin isim, adres, TC, sağlık ve lokasyon gibi geniş bir yelpazeyi kapsadığını hatırlattı. Çimen, İBB soruşturmasında iki uygulamadan bahsedildiğini; kullanıcıların isim, biyometrik tepkiler ve siyasi eğilimleri gibi verilerinin iki yurt dışı ülkesine aktarıldığı iddialarının bulunduğunu söyledi. Bu tür aktarım ve satış iddialarıyla karşılaşılması halinde vatandaşların hem idari şikâyet hakkı hem de maddi zarar varsa tazminat talep etme haklarının doğduğunu belirtti.

Çimen, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca verilerin işlenebilmesi için öncelikle açık rızanın gerektiğini; hukuka aykırı veri işlenmesi halinde hem idari para cezası hem de cezai sorumlulukların söz konusu olabileceğini ifade etti. Ayrıca soruşturma süreçleri devam ederken sorumluların cezalandırılabileceğini ve şeffaf soruşturmanın önemini vurguladı.

Çimen, son haftalarda yapılan operasyonlarla 250 binden fazla kişinin mağduriyetinin tespit edildiğine dikkat çekerek, sağlık verileri gibi hassas bilgiler dahil pek çok verinin ihlal edildiğini; veri ihlallerinin toplumun geleceğini etkileyebilecek boyutta olduğunu söyledi.

uzmanların önerileri ve kullanıcıya düşen sorumluluk:

Uzmanlar, verilerin korunması için iki yönlü önlem gerektiğini söylüyor: birincisi devlet ve kurum düzeyinde yerli ve millî teknolojilerin geliştirilmesi; ikincisi bireylerin uygulama izinlerine daha dikkatli yaklaşması ve asgari veri paylaşımı ilkesini benimsemesi. Prof. Dr. Kırık, teknolojinin yerlileşmesiyle istihbarat akışının kontrol altına alınabileceğini; Sanlav ise uygulama indirilirken istenen izinlerin sorgulanmasının hayati olduğunu belirtti.

Kamuoyunda devam eden soruşturmalar ve uzman uyarıları, hem kurumsal güvenlik açıklarının kapatılmasını hem de bireysel bilinç yükselmesini zorunlu kılıyor. Konuyla ilgili iddiaların yargı sürecinde netleşeceği, vatandaşların hak arama yollarını kullanarak olası zararlara karşı tazminat talep edebileceği hatırlatılıyor.

Uzmanlar uyarıyor: "Netanyahu'nun BM'de dünyayı tehdit etmesi kişisel verilerin terör amaçlı...

Uzmanlar uyarıyor: "Netanyahu'nun BM'de dünyayı tehdit etmesi kişisel verilerin terör amaçlı kullanılabileceğini gösterdi"

Yazar
EDİTÖR

Elif Çelik

Selam! Ben Elif Çelik, 22 yaşındayım ve Bursa'dan bağlanıyorum. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin en genciyim, yeni mezun oldum. Enerjim süper! Sosyal medya trendleri, sokak röportajları ve gençliğin nabzını tutan konular bende. Bu işe bayılıyorum!