19. oturum: Mahkeme salonunda görülen duruşma
"Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının 19. oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki duruşma salonunda, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda yapıldı. Oturumda sanıklar ve avukatların savunmaları ile çapraz sorgular sürdü.
Melih Geçek'in çapraz sorgusu
Duruşmada, sanık Melih Geçek'in çapraz sorgusu gerçekleştirildi. Ekrem İmamoğlu'nun Geçek'e yönelttiği sorular arasında "Göreve geldiniz. Kısa da olsa birlikteliğimiz oldu Melih Bey. Size 'şunu genel müdür yardımcısı yap, şunu kadrona al, şunu şöyle çalıştır' gibi bir talimatım geldi mi?" ve "İstanbul Senin ile ilgili kafanda bir tereddüt oluştu mu? Zihninde karanlık bir nokta oluştu mu?" yer aldı. Sanık Geçek, böyle bir talimat veya tereddüt olmadığını belirterek, "O slogan yerleşmişti, biz de benimsedik" şeklinde ifade verdi.
Savcının talebi
Öte yandan duruşma savcısı, İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı tutuksuz sanık Erol Naim Özgüner hakkında, iddianamedeki 13. eylem olan "İBB Hanem" yönünden "kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi" suçundan suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesini talep etti.
Necati Özkan'ın savunması
Tutuklu sanık ve Ekrem İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan, iddianamede kendisine yöneltilen suçlamalara ilişkin kapsamlı savunmasını sundu. İddianamede Özkan hakkında, örgüt yöneticisi olduğu ileri sürülen Hüseyin Gün ile uçtan uca şifreli mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla yurt dışındaki şahıslara bilgi aktardığı ve Akmerkez'deki ofisinde İBB görevlileri ile reklam şirketi yetkilileri arasında toplantılar düzenlediği iddiaları yer alıyordu.
Özkan savunmasında, operasyonlar sonrası soruşturmaya ilişkin kapsamın genişlediğini, "Operasyonlardan sonra soruşturmaya 800 insandan fazla kişi dahil edilmiş" ifadeleriyle anlattı ve takip eden tespitlerini şöyle aktardı: "Benim İBB'de herhangi bir unvanım, fikrim ve sorumluluğum yok, imza yetkim, herhangi bir ihaleye de karışmışlığım yok. Benim yaptığım yegane iş İmamoğlu'nun seçim kampanyasına dışardan yardım etmek."
Özkan, Ekrem İmamoğlu'nu patron olarak tanımlamayarak, "Ekrem İmamoğlu benim patronum değildir benim dostum ve yol arkadaşımdır. Sayın İmamoğlu'na destek vermek benim için bir onur ve vatan görevidir" dedi.
İddianamedeki bazı iddiaların dava dosyasında yer almadığını belirten Özkan, iddianamede "Paraşütle bu davaya indirilen Hüseyin Gün" ifadesine dikkat çektiğini ve suçlamaların zaman içinde değiştiğini öne sürdü. Ayrıca, Akmerkez ziyaretçi kayıtları ve kamera görüntülerinin dayanak gösterildiğini, ancak sorgulama sürecinde "gizli toplantılar" ve "örgüte üyelik" iddialarına ilişkin hiçbir somut sorunun kendisine yöneltilmediğini savundu. Özkan, "Sorgulamanın hiçbir aşamasında bana örgüte üye olmamla ilgili tek bir soru bile sorulmadı" ifadelerini kullandı.
Özkan, iddianamede taleplerle yer alan ve kamuoyuna yansıyan "siyasi casusluk" niteliğindeki iddiaların gerçek dışı ve sulandırılmış bir içerikle medyada yer aldığını belirterek bu duruma itiraz etti ve iddiaları "hakikat dışı gerekçelerle" nitelendirdi.
Soru işaretleri ve savunmanın vurguları
Özkan, iddianamede haklarında yer aldığı belirtilen usulsüz ihaleler, hizmet alımları ve sahte fatura iddialarının dava konusu yapılmadığını, bu tür iddialar varsa bunun neden kendisine sorulmadığını sordu. Savunmasında tekrar tekrar, yetki ve imza sahibi olmadığını, İBB ile organik bir bağının bulunmadığını ve iddialara ilişkin somut eylem isnadının dosyada yer almadığını vurguladı.
Duruşmanın seyri ve bir sonraki oturum
Duruşma, Necati Özkan'ın iddianamede yer alan eylemlere karşı savunmasının devam edilmek üzere ertelendi. Mahkeme, duruşmanın devamını 13 Nisan Pazartesi gününe bıraktı.
Ekrem İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan: "Benim yaptığım yegane iş İmamoğlu’nun seçim kampanyasına dışardan yardım etmek"