Moldova yarın parlamento için sandık başına gidiyor
Dmitri Chircıu - Avrupa Birliği'ne üyelik yolunda ilerleyen Moldova'da yarın düzenlenecek parlamento seçimleri, ülkenin iç ve dış siyasetini belirleyecek önemli bir aşama olarak görülüyor. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ekonomik etkileri, enerji sıkıntıları ve artan siyasal gerilimler seçim gündemini şekillendiriyor.
Seçim detayları ve oy kullanma düzeni
Moldova Merkez Seçim Komisyonu verilerine göre, ülkede toplam 3 milyon 299 bin seçmen bulunuyor; bunların 1 milyon 98 bini yurt dışında kayıtlı. Oy verme işlemi, 2 bin 274 sandıkta gerçekleştirilecek; bunların 301'i yurt dışında, 12'si Transdinyester bölgesinde (Moldova sınırları içinde tek taraflı bağımsızlığını ilan eden bölge) ve 68'i Gagauz Özerk Yeri'nde bulunuyor. ABD ve Kanada dahil 10 ülke posta yoluyla oy kullanma imkanı sağlıyor.
Oy verme işlemi yarın yerel saatle 07.00'de başlayıp 21.00'de sona erecek. Seçimde sandık çıkış anketi yapılmayacak. Seçimlerin geçerli sayılması için seçmenlerin en az üçte birinin oy kullanması gerekiyor. Seçimi 400'den fazla yerel ve yabancı gözlemci izleyecek; Rusya'dan gelen gözlemcilerin katılımına izin verilmedi.
Adaylar, barajlar ve sandalye sayısı
Parlamentodaki 101 sandalye için 14 siyasi parti, 4 siyasi blok ve 4 bağımsız aday yarışıyor. Seçime katılan siyasi partiler için seçim barajı %5, parti koalisyonları için %7 ve bağımsız adaylar için %2 olarak belirlendi.
Anketler ve koalisyon ihtimali
Moldova Kamu Politikaları Enstitüsü anketinde iktidardaki Eylem ve Dayanışma Partisi (PAS) %49,6, sosyalist ve komünistlerin oluşturduğu blok %24,1, "Bizim" Parti %9,2 ve üç partiden oluşan "Alternativa" bloku %8,6 oy alarak parlamentoya girebilecek öngörülüyor. Bu dağılım ve diğer anket sonuçları, hiçbir partinin tek başına 51 sandalye ile hükümeti kuramama ihtimalini güçlendiriyor; dolayısıyla seçim sonrası koalisyon senaryoları öne çıkıyor. Seçim sonrası protestoların düzenlenmesi de bekleniyor.
Kampanya temaları ve ana aktörler
Seçimin ana ekseni, Batı yanlısı ve Rusya ile yakınlaşmayı savunan siyasi güçler arasındaki rekabet. Cumhurbaşkanı Maya Sandu'nun kurduğu PAS, ülkenin AB ile yakınlaşmasını ve AB üyeliğini destekliyor. PAS iktidarı döneminde Moldova, AB'ye "aday ülke" statüsü kazandı ve geçen yıl anayasada AB'ye katılım hedefiyle ilgili referandum düzenlendi; referandumda seçmenlerin %50,35i "evet", %49,65i "hayır" oyu verdi.
Rusya ve Avrasya Ekonomik Birliği ile yakınlaşmayı savunan blok ise eski Cumhurbaşkanı İgor Dodon liderliğindeki Sosyalistler Partisi, eski Cumhurbaşkanı Vladimir Voronin liderliğindeki Komünistler Partisi ve eski Başbakan Vasile Tarlev'in "Moldova'nın Geleceği" partisinden oluşuyor. Başkent Kişinev Belediye Başkanı İon Çeban liderliğindeki "Alternativa" bloku da AB yanlısı duruşuyla biliniyor. İş insanı ve eski Baltsi Belediye Başkanı Renato Usatiy'in kurduğu "Bizim" Parti ise yolsuzluk karşıtı söylemleri öne çıkarıyor.
Seçim öncesi gerilim ve hukuki adımlar
Kişinev yönetimi, Moskova'yı içişlerine müdahale ve kargaşa planlamakla suçlayarak Rus gözlemcilerin seçimleri izlemesine izin vermedi; Rusya bu iddiaları reddetti ve Moldova yönetimini muhaliflere baskı uygulamakla suçladı. Seçim öncesi dönemde 70'ten fazla kişi kargaşa planladıkları şüphesiyle gözaltına alındı; bu kişilerin Rusya'da eğitildikleri iddia edildi.
Bazı muhalif blokların seçim başvuruları reddedildi; örneğin Rus yanlısı ve muhalif olduğu belirtilen "Zafer" blokunun katılımı engellendi. Aynı şekilde listelerin başında yer alan bazı isimler hakkında yargı süreçleri ve parti faaliyetlerine ilişkin kısıtlamalar uygulanması, seçim kampanyasının tartışmalı ve gerilimli bir süreç olmasına yol açtı. Ayrıca eski Demokrat Parti Başkanı Vladimir Plahotniuk'un iadesi gibi gelişmeler de siyasi tablodaki dinamikleri etkiledi.
Geçmiş seçimlere kısa bakış
Temmuz 2021'de yapılan erken parlamento seçiminde PAS oyların %52,80'ini alarak tek başına hükümeti kurmuştu. Sosyalistler ve Komünistler blokunun oyu ise %27,17 olarak kaydedilmişti.
Not: Seçim sonuçları ve olası koalisyon pazarlıkları, Moldova'nın iç siyasetinin yanı sıra dış politika yönelimi üzerinde de belirleyici olacak.