Restorasyon atölyesinde 16. yüzyıldan 19. yüzyıla uzanan seccade ve halılar
Milli Saraylar Başkanlığı bünyesindeki Yıldız Şale Köşkü yerleşkesinde faaliyet gösteren Halı Restorasyon Atölyesinde, 16. yüzyıldan günümüze ulaşan tarihi seccade ve saray halıları uzman ekibin yürüttüğü konservasyon ve restorasyon çalışmalarının ardından yeniden sergilenmeye hazırlanıyor. Konservasyonu tamamlanan 6 seccade özel panolara sabitlenerek sergilenebilir hale getirildi; eserlerin bir kısmı Topkapı Sarayı koleksiyonuna ait olacak.
önemli seccadeler ve motifleri:
Restorasyonu tamamlanan eserler arasında, 3 tane Safevi dönemine ait 16. yüzyıl seccade bulunuyor. Bu seccadeler üzerinde Bakara, Nur, İhlas, Enbiya, Hud, A’raf, Haşr, Tevbe, İbrahim, Kafirun, Neml ve En’am surelerinden ayetlerin yanı sıra Esmaü’l‑Hüsna ve kimi örneklerde Ali ismi ile Şii şehadeti yer alıyor. Koleksiyonda dikkat çeken bir başka parça ise 16. yüzyıl Bergama üretimi, Türk düğümüyle yünden dokunmuş "anahtar delikli" seccade; söz konusu motifin Rönesans döneminde Avrupa resimlerinde de dekoratif unsur olarak görüldüğü belirtiliyor.
dolmabahçe, beylerbeyi ve yıldız koleksiyonları ve çalışma süreci:
Atölyede seccadelerin yanı sıra Dolmabahçe, Beylerbeyi ve Yıldız saraylarına ait tarihi halıların restorasyon çalışmaları devam ediyor. Bu eserler arasında Yıldız Şale Köşkü 8 numaralı oda için Hereke halısı, Dolmabahçe Sarayı Harem Dairesi'nde kullanılan Gördes halısı, Beylerbeyi ve Dolmabahçe saraylarına ait şal desenli halılar ile 1901 (Hicri 1318) tarihli Feshane‑i Fabrika‑yı Hümayun imzalı ipek halı yer alıyor.
Restorasyon sürecinde eserler önce ayrıntılı olarak belgeleniyor. Ardından yıpranan atkı ve çözgü telleri tamamlanıyor, eksik ilmekler eserin özgün yapısına uygun teknikle yeniden atılıyor; saçaklar yerleştirildikten sonra tesviye ve ütü işlemleriyle eserler sergilemeye hazır hale getiriliyor. Atölyede görev yapan 8 halı onarım ustası çalışmaları sürdürüyor ve bu dönemde yürütülen işlerin tamamlanmasının yaklaşık 5 ay sürmesi bekleniyor.
Halı Onarım Ustası Sadi Öztürk, konservasyon ile restorasyon süreçleri arasındaki farkı vurgulayarak, konservasyonun koruma amaçlı ve daha kısa süreli (2–4 ay) olduğunu, restorasyonun ise özgün yapıyı yeniden tamamlama çalışması olduğundan bazen 1–1,5 yılı bulabildiğini belirtti. Ustalar, her eser için önce uygun iplik ve dokuyu tespit ediyor; renkler kazanda kaynatılarak yeniden elde ediliyor ve ardından atkı, çözgü ve ilmekler eserin orijinal dokusuna uygun şekilde tamamlanıyor. Son aşamada eserler ait oldukları sarayların ilgili oda ve mekanlarında sergilenmek üzere yerlerine gönderiliyor.
MİLLİ SARAYLAR BAŞKANLIĞI BÜNYESİNDE KORUMA VE RESTORASYON ÇALIŞMALARI SÜRDÜRÜLEN, 16. YÜZYILDAN GÜNÜMÜZE ULAŞAN TARİHİ SECCADE VE SARAY HALILARI, UZMANLARIN TİTİZ ÇALIŞMALARIYLA YENİDEN SERGİLENMEYE HAZIRLANIYOR.