Milli İstihbarat Akademisi'nin "Çip Savaşları ve Nadir Toprak Elementleri" Analizi: Çiplerin Jeopolitiği ve Türkiye İçin Öneriler

Dr. Celal Erbay'ın analizinde çiplerin jeopolitik önemi, kritik ham maddeler ve Türkiye için gerçekçi adımlar; dayanıklılık odaklı tedarik stratejileri öne çıkıyor.

Yayın Tarihi: 16.01.2026 10:29
Güncelleme Tarihi: 16.01.2026 10:29

Milli İstihbarat Akademisi'nin "Çip Savaşları ve Nadir Toprak Elementleri" Analizi: Çiplerin Jeopolitiği ve Türkiye İçin Öneriler

Analiz yayımlandı: Çipler stratejik bir alan haline geliyor

Milli İstihbarat Akademisi'nden Dr. Öğr. Üyesi Celal Erbay tarafından kaleme alınan "Çip Savaşları ve Nadir Toprak Elementleri" başlıklı analiz yayımlandı. Çalışma, çiplerin yalnızca bir teknoloji ürünü olmadığını; ekonomik güvenlik, dijital egemenlik ve küresel güç dengeleriyle doğrudan bağlantılı stratejik bir alan olarak ele alındığını vurguluyor.

Çip üretim zincirinin yapısı ve yoğunlaşma

Zincirin aşamaları ve koordinasyon gereksinimi

Analizde çip üretiminin tasarım, üretim, test ve paketleme aşamalarından oluşan karmaşık ve yüksek koordinasyon gerektiren bir zincire dayandığı belirtiliyor. Bu süreçlerin her birinin kendi uzmanlık kümesini ve tedarik ihtiyaçlarını barındırdığına dikkat çekiliyor.

Küresel yoğunlaşmanın etkileri

Çalışma, söz konusu zincirin ABD, Tayvan, Güney Kore, Çin, Japonya ve Hollanda gibi sınırlı sayıda ülkede yoğunlaştığını; bunun küresel verimliliği artırmakla birlikte ülkeler arasındaki stratejik bağımlılıkları derinleştirdiğini ifade ediyor.

2020-2023 çip krizi ve politika tepkileri

2020-2023 döneminde yaşanan küresel çip krizinin, üretim ekosisteminin kırılganlığını ortaya koyduğu analizde vurgulanıyor. Çalışma, ABD'nin 2022'de iç üretimi artırmaya yönelik yürürlüğe koyduğu yasal düzenlemeler ile Çin'in yerli üretimi güçlendirmek amacıyla attığı devlet destekli adımların öne çıktığını kaydediyor.

Çipler yeni jeopolitiğin merkezinde

Analizde, çiplerin yapay zekâ, yüksek başarımlı hesaplama, enerji verimliliği ve veri işleme kapasitesi gibi alanlarda belirleyici rol oynadığı belirtiliyor. Gelişmiş üretim süreçleri, ileri paketleme teknikleri ve donanım-yazılım uyumunun birim enerji başına performansı belirleyen temel unsurlar olduğu vurgulanıyor.

ABD ile Çin arasındaki rekabetin yalnızca ticari bir mücadele olmadığı; standart belirleme, tasarım yazılımları, üretim ekipmanları ve kritik ham madde erişimi gibi çok katmanlı alanlara yayıldığına dikkat çekiliyor. Özellikle Çin'in nadİr toprak elementleri (NTE) üretimi ve rafinajındaki üstünlüğü, çip rekabetini daha geniş bir jeopolitik zemine taşıyor.

Kritik ham maddeler ve tedarik güvenliği

Çalışma, çip üretiminde kullanılan nadir toprak elementleri ile galyum ve germanyum gibi stratejik girdilerin tedarik zinciri güvenliği açısından kritik olduğunu vurguluyor. Bu girdilere yönelik ihracat kısıtlamalarının maliyetleri artırabileceği ve üretim takvimlerini uzatabileceği belirtildi.

Bu nedenle ülkelerin "en az iki tedarikçi ve iki coğrafya" ilkesine dayalı çeşitlendirme stratejilerine yöneldiği kaydediliyor. Analizde ayrıca küresel çip üretiminin merkezinde yer alan TSMC'deki olası kesintilerin elektronik dışındaki sektörleri de olumsuz etkileyebileceği ve bu nedenle "Tayvan+1" stratejisinin giderek öne çıktığı ifade ediliyor.

Türkiye için odaklanmış ve gerçekçi yol haritası

Hangi alanlara odaklanılmalı?

Erbay'ın değerlendirmesinde, Türkiye açısından sıfırdan ileri seviye çip üretim hattı kurmaktan ziyade, güçlü olunabilecek alanlara odaklanmanın daha gerçekçi olduğu vurgulanıyor. Özellikle çip tasarımı, ileri paketleme ve test altyapıları gibi ekosistemin belirli halkalarında kapasite ve yetkinlik geliştirmenin Türkiye'nin küresel rolünü güçlendirebileceği ifade edildi.

Nadir toprak elementlerinin katma değer yaratması

Analizde Türkiye'nin sahip olduğu nadir toprak elementlerinin ülke içinde ayrıştırılarak kalıcı mıknatıs gibi katma değerli ürünlere dönüştürülmesinin stratejik avantaj sağlayacağı belirtiliyor. Ayrıca Avrupa Birliği ile standardizasyon ve sertifikasyon uyumunun Türkiye'yi güvenilir bir tedarik ortağı konumuna taşıyabileceği kaydedildi.

"Sıfır bağımlılık" yerine dayanıklılık mimarisi

Analizde, çip üretiminde "sıfır bağımlılık" hedefinin gerçekçi olmadığı ifade edilerek, bunun yerine çeşitlendirme, yerli işleme kapasitesi, geri dönüşüm ve stratejik stok yönetimi üzerine kurulu dört ayaklı bir dayanıklılık mimarisi öneriliyor.

Tedarik zincirinin herhangi bir halkasındaki aksaklığın tüm sistemde maliyet ve zaman kaybına yol açacağına dikkat çeken çalışma, uzun vadeli alım taahhütleri, asgari stok seviyeleri ve çevresel etkileri gözeten yatırımların önemini vurguluyor.

Sonuç

Analiz, tedarik güvenliğinin çip politikalarının merkezine alınmasının Türkiye'nin bölgesel ve küresel konumunu güçlendireceğini belirtiyor. Çalışma, stratejik odaklanma ve dayanıklılık temelli adımların, mevcut küresel dengesizlikler karşısında daha etkili ve uygulanabilir bir yol haritası sunduğunu ortaya koyuyor.

MİLLİ İSTİHBARAT AKADEMİSİ’NDEN DR. ÖĞR. ÜYESİ CELAL ERBAY’IN ANALİZİNDE, ÇİPLERİN KÜRESEL GÜÇ...

MİLLİ İSTİHBARAT AKADEMİSİ’NDEN DR. ÖĞR. ÜYESİ CELAL ERBAY’IN ANALİZİNDE, ÇİPLERİN KÜRESEL GÜÇ DENGELERİ, EKONOMİK GÜVENLİK VE DİJİTAL EGEMENLİK AÇISINDAN STRATEJİK BİR UNSUR HALİNE GELDİĞİ VURGULANIRKEN, ABD-ÇİN REKABETİ, KRİTİK HAM MADDELER VE TÜRKİYE’NİN ATABİLECEĞİ GERÇEKÇİ ADIMLAR ELE ALINDI.

Yazar
EDİTÖR

Murat Doğan

Ben Murat Doğan, 30 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr'de Yaşam kategorisi için yazıyorum. Aslında 'yaşıyorum' desem daha doğru! Gastronomi ve seyahat yazarıyım. Sürekli yeni yerler keşfeder, yeni lezzetler denerim. Samimi, keyifli ve 'gurme' bir anlatımım olduğunu söylerler.