Mikro harflerin ustalığı: Gubârî ile sabır ve ince işçilik

Eskişehirli hattat Dr. Hüseyin Fidan, Osmanlı hattatlarının çıldırmadan yazılamaz dediği Gubârî hattının kökenini, yazım tekniklerini ve uygulama örneklerini anlattı.

Yayın Tarihi: 28.10.2026 10:17
Güncelleme Tarihi: 28.10.2026 10:17

Mikro harflerin ustalığı: Gubârî ile sabır ve ince işçilik

Gubârî'nin kökeni ve tanımı:

Gubârî adı, Arapça toz zerresi anlamına gelen gubâr sözcüğünden gelir ve yazının büyüklüğü nedeniyle bu benzetme yapılır. Eskişehirli hattat Dr. Hüseyin Fidan, bu hattın çıplak gözle neredeyse okunamayacak kadar küçük ve ince harflerle meydana getirildiğini anlatıyor. Geleneğin en bilinen isimlerinden Seyyid Kasım El Gubârî, adını bu üsluba verdiği eserlerle duyurmuş bir hattattır. Tarihsel örnekler arasında bir pirinç tanesi üzerine kedinin tüyüyle yazılmış İhlas-ı Şerif gibi dikkat çekici uygulamalar bulunur; uzaktan bakınca yazı adeta toz zerresi gibi görünür, ancak içerik yalnızca mikroskop veya güçlü ışık altında okunabilir.

Hazırlık, teknik ve zorluklar:

Gubârî, klasik hat türlerinden sülüs veya nesihten ayrılır; daha çok kırma nesih formuna yakın, son derece ince harfler içeren özel bir yazım tarzıdır. Eski ustalar mikroskop ve modern büyüteçlere sahip olmadıkları için, gözlerini ve ışık düzenlemelerini en iyi şekilde kullanarak bu eserleri ortaya koymuşlardır. Dr. Hüseyin Fidan, hazırlık aşamasında kâğıda küçük delikler açma ve kömür tozu ile hattı aktarılma yönteminin kullanıldığını, bu hat yollarının içine daha sonra küçük yazıların yerleştirildiğini belirtiyor. Bu süreçte yazının başlangıç ve bitiş noktalarını doğru hesaplamak, satır aralığını ne çok sıkı ne çok gevşek bırakmak gerekir; Osmanlı döneminin önde gelen ustalarından Sami Efendi bu işi tarif ederken Çıldırmadan yazılamaz ifadesini kullanmış, bu söz Gubârî'nin ne denli sabır ve hassasiyet gerektirdiğini özetler. 20. yüzyılın büyük ustalarından Mehmet Nuri Sivâsî de bu alanda hayranlık uyandıran eserler vermiştir.

Uygulamalar ve hediyelik eserler:

Dr. Hüseyin Fidan, Gubârî'ye olan ilgisini büyük ustaların eserlerini gördükten sonra geliştirdiğini söylüyor ve yıllar süren çalışmalarla bu alanda üretime devam ettiğini belirtiyor. Geçmiş ustaların tekniklerini izleyerek ve kendi denemelerini katarak küçük panolar, hediyelik işler ve sergi denemeleri hazırlıyor. Arkadaşlarının düğünleri için gelin ve damadın adlarını içine çiftlere yönelik dualar, hadisler ya da ayetler yerleştirerek armağanlar hazırlamış; Türk bayrağındaki hilal ve yıldız içine İstiklal Marşı yazma denemeleri yapmış, ayrıca Yunus Emre sergisi için divanından sayfaları Gubârî ile iç içe düzenlemeler şeklinde sunmuştu.

Dr. Fidan, bu eserleri hem ustalara duyulan saygının hem de geleneksel tekniğin korunmasının bir yolu olarak görüyor. Gubârî, yalnızca ince yazı yazmak değil, aynı zamanda planlama, ışık kullanımı ve ölçü hassasiyeti gerektiren bir disiplin; bugün yapılan çalışmalar da geçmiş büyük ustaların mirasını günümüze taşıma çabası olarak değerlendiriliyor.

ESKİŞEHİRLİ HATTAT DR. HÜSEYİN FİDAN, ‘GUBÂRÎ’ KONUSUNDA UZMAN HATTATLAR ARASINDA YER...

ESKİŞEHİRLİ HATTAT DR. HÜSEYİN FİDAN, ‘GUBÂRÎ’ KONUSUNDA UZMAN HATTATLAR ARASINDA YER ALIYOR.

Yazar
EDİTÖR

Hüseyin Aydın

Ben Hüseyin Aydın, 34 yaşındayım, İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr'nin Gündem ekibinde adliye ve hukuk muhabiriyim. Karmaşık dava dosyalarını alıp, herkesin anlayacağı şekilde sadeleştirmek benim işim. Detaylara çok önem veririm, titiz çalışırım.