Mevsim Geçişlerinde Uykusuzluk Artıyor: Uzmandan Nedenler ve Korunma Önerileri

Prof. Dr. Belma Doğan Güngen, mevsim geçişlerinin sirkadiyen ritmi etkileyerek uykusuzluğu artırdığını, korunma ve uyku hijyeni önerilerini paylaştı.

Yayın Tarihi: 17.12.2025 12:34
Güncelleme Tarihi: 17.12.2025 12:34

Mevsim Geçişlerinde Uykusuzluk Artıyor: Uzmandan Nedenler ve Korunma Önerileri

Mevsim değişimleri uyku düzenini bozuyor

İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Belma Doğan Güngen, mevsim geçişlerinde hava, sıcaklık ve ışık-karanlık döngüsündeki değişimlerin vücudun biyolojik ritmi üzerinde belirgin etkiler oluşturduğunu belirtti. Bu dönemde uykusuzluk şikâyetlerinin sıklaştığını vurgulayan Güngen, etki mekanizmalarını ve dikkat edilmesi gerekenleri açıkladı.

Neden artıyor: fiziksel stres ve hormonal etkileşim

Prof. Dr. Güngen'e göre sıcaklık farkları, rüzgâr ve nem değişiklikleri vücutta fiziksel stres oluşturuyor. Bu stres, üst solunum yolu enfeksiyonlarının artışıyla birleştiğinde uyku düzenini olumsuz etkileyebiliyor. Ayrıca vücudun biyolojik saati olan sirkadiyen ritmin ışığa yüksek duyarlılığı nedeniyle ışık-karanlık döngüsündeki değişimler melatonin ve kortizol gibi uyku ve stres düzenleyen hormonları doğrudan etkiliyor. Sonuç olarak ışık yoğunluğundaki dalgalanmalar uyku-uyanıklık sinyallerinin bozulmasına yol açabiliyor.

Uyku sağlığının önemi

Güngen, uyku sırasında metabolik atıkların temizlendiğini ve bunun beyin sağlığı, hafıza, öğrenme, hormonal denge ve doku onarımı için kritik olduğunu söyledi. Kaliteli uyku sağlanamazsa bağışıklıkta azalma, yorgunluk, halsizlik, odaklanma güçlüğü ve ruh hâlinde dalgalanmalar daha sık görülüyor.

Mevsim geçişlerinde dikkat edilmesi gereken belirtiler

Uzmanın dikkat çektiği uyarıcı belirtiler şunlar:

Uykuya dalmada güçlük, sürekli yorgunluk, halsizlik, dikkat ve konsantrasyon sorunları, ruh hâlinde belirgin değişiklikler, enfeksiyonlara yatkınlık.

Uyku düzenini koruma önerileri

Prof. Dr. Güngen'in önerileri uyku hijyenine odaklanıyor. Öne çıkan maddeler:

Her gün aynı saatte yatıp kalkın. Saat 17.00’den sonra kahve, çay, çikolata gibi uyarıcıları tüketmeyin. Yatmadan önce ışık ve gürültüyü azaltın; elektronik cihazları yatak odasından uzaklaştırın. Ağır yemek, alkol ve sigaradan kaçının. Gündüz uykularını sınırlayın. Düzenli hafif-orta egzersiz yapın (yatmaya yakın olmamalı). Gevşeme teknikleri ve meditasyon uygulayın.

Kafeinin akşam saatlerinde uykuya geçişi zorlaştırdığı, alkol, sigara ve ağır yemeklerin uyku kalitesini düşürebildiği ve elektronik cihazlardan yayılan mavi ışığın melatonin üretimini baskıladığı hatırlatıldı; bu nedenle yatma saatinden en az 1 saat önce ekran kullanımını bırakmak öneriliyor.

Kronik hastalığı olanlar için ek uyarı

Kronik hastalığı veya düzenli ilaç kullanımı olan kişilerin uyku düzenine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini belirten Güngen, bu bireylerin 7-9 saat uyuması ve melatonin salgısının en yoğun olduğu 00.00-03.00 saatlerini uykuda geçirmesi gerektiğini söyledi.

Ne zaman doktora başvurulmalı?

Prof. Dr. Belma Doğan Güngen, uykusuzluğun günlük yaşamı, iş ya da okul performansını etkilediği; şikâyetin birkaç günle sınırlı kalmayıp devam ettiği; uyku hijyenine dikkat edilmesine rağmen düzelme olmadığı durumlarda uzmana başvurulması gerektiğini ifade etti.

PROF. DR. BELMA DOĞAN GÜNGEN

PROF. DR. BELMA DOĞAN GÜNGEN

Yazar
EDİTÖR

Fatma Öztürk

Merhaba, ben Fatma Öztürk. 26 yaşındayım, İzmir. aksiyon.com.tr Gündem için yerel yönetimler ve şehir haberlerini takip ediyorum. Benim önceliğim insan hikayeleri ve toplumsal sorunlar. Vatandaşın sesini duyurmayı seviyorum, empati yeteneğimin yüksek olduğunu söylerler.