Mersin’de yetişen Yörük kızı, üniversiteden sonra köy hayatını seçti
29 yaşındaki Ayşe Erden, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri bölümünden mezun olduktan sonra şehir hayatını bırakıp Mersin Toroslar ilçesi Kayrakkeşli Mahallesi’ndeki ailesine döndü. Yaklaşık 5 yıldır aktif olarak hayvancılıkla uğraşan Erden, üretime katkı sağlarken aynı zamanda Yörük kültürünü sosyal medya üzerinden duyuruyor.
Eğitim, pandemi ve köye dönüş kararı
Erden, eğitim sürecini ve kararını İhlas Haber Ajansı'na anlatırken, üniversiteyi 2020'de pandemi döneminde tamamladığını ve toplamda hazırlıkla birlikte 5 yıl eğitim gördüğünü belirtiyor. 2021'de formasyon aldığını, öğretmenliği denediğini ancak staj sürecinde şehir hayatının kendisine uygun olmadığına kanaat getirerek tamamen köye dönüş yaptığını vurguluyor. Kendi ifadesiyle, "Hayvanları otlatırken üniversiteyi kazandım" sözleri, eğitimle gelen deneyim ile köklerin birleşimini özetliyor.
Günlük işleyiş ve sorumluluklar
Erden’in günlük rutini erken başlıyor; hayvanların beslenmesi, doğum döneminde yavruların bakımı ve süt sağımı gibi işleri yürütüyor. Kış aylarında doğum sezonu nedeniyle yavruların korunmasına özel önem veriliyor. Erden, "Bütün günümüz hayvanlarla geçiyor; koyun, inek, keçi hepsiyle ilgileniyoruz" diyerek işin yoğunluğunu ve üretimin sürekliliğini özetliyor.
Yörük kültürünü yaşatmak ve sosyal medyanın rolü
Ailenin mesleğini sürdürdüğünü belirten Erden, bu işi seçmesinin temel nedeninin aile geleneği olduğunu söylüyor: "Ben bayrağı devralan çocuğum. Biz Yörük’üz, genimizde var." Boş zamanlarında çektiği videolarla günlük hayatını ve Yörük yaşam biçimini sosyal medyada paylaşıyor; açıklamasına göre son 5 yıldır içerik üretiyor ve paylaşımlar sayesinde hem yerel kültür tanınırlığı artıyor hem de farklı ülkelerden ziyaretçiler cezbediliyor.
Aile desteği, ekonomik sürdürülebilirlik ve gelecek hedefleri
Erden, köye dönüşte en büyük katkının babasının manevi desteği olduğunu aktarıyor. Babası Müslüm Erden de çocuklarının eğitimini önceliklendirdiklerini ve kızının mesleği sevdiği için başarılı olacağına inandığını belirtiyor. Aile, babanın kurduğu müşteri ağını büyüterek kurbalık, peynir, süt gibi ürünlerle daha geniş kitlelere ulaşmayı sürdürüyor.
Gelecek hedefleri arasında ise ekolojik bir çiftlik kurmak yer alıyor; Erden, ziyaretçilerin bu hayatı deneyimleyebileceği, çocukların doğuma tanıklık edebileceği bir alan yaratmayı amaçladığını ifade ediyor. Bu hedef, kırsal üretim ile turizm arasında sürdürülebilir bağ kurma niyetine işaret ediyor.
Değerlendirme: Kırsal dönüşün kültürel ve ekonomik boyutu
Ayşe Erden’in hikayesi, yükseköğrenim sonrası köye dönüş kararının hem aile geleneğini sürdürme hem de yerel ekonomiye katkı sağlama boyutlarını öne çıkarıyor. Sosyal medyanın kültürel aktarımı ve pazar erişimini artırmadaki rolü, geleneksel hayvancılığın modern kanallar aracılığıyla görünürlük kazanmasını sağlıyor. Erden’in planladığı ekolojik çiftlik fikri ise kırsal yaşamı deneyimlemeye açık bir model öneriyor; bu, küçük ölçekli üretimin çeşitlendirilmesi ve kırsal turizmin entegrasyonu açısından önem taşıyor.
Not: Metindeki özel isimler, kuruluş adları, tarihler ve sayısal veriler olduğu gibi korunmuştur.
MERSİN'DE ÜNİVERSİTE EĞİTİMİNİ TAMAMLADIKTAN SONRA ŞEHİR YAŞAMINI GERİDE BIRAKARAK KÖYDEKİ AİLESİNİN YANINA DÖNEN YÖRÜK KIZI, HAYVANCILIK YAPARAK ÜRETİME KATILIRKEN, YÖRÜK KÜLTÜRÜNÜ SOSYAL MEDYADA YAŞATIYOR.