Memişoğlu: Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıbbı Aile Hekimliğine Entegre Ediyoruz
Tıp ve Kültür Sanat Sempozyumu'nda açılış
Tıp ve Kültür Sanat Sempozyumu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesinde düzenlendi. 13-14 Ocak tarihlerinde gerçekleştirilen sempozyumun açılışına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy katıldı. Açılış öncesinde doktorlardan oluşan orkestranın müzik dinletisi ile sempozyum hakkında hazırlanan video gösterimi izleyicilerle buluştu.
Memişoğlu’nun açılış konuşması ve sağlık modeline vurgu
Açılış konuşmasında Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, koruyucu sağlık hizmetlerini merkeze alan bir sağlık politikası yürüttüklerini belirtti. Memişoğlu, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla hayata geçirdiğimiz Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modelimizle geçmişten devraldığımız bu birikimi çağın imkanlarıyla buluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. Konuşmada ayrıca yeni nesil sağlık ekosistemi ve bilimsel üretime yönelik kararlılık vurgulandı.
Memişoğlu, sempozyum kapsamında sergilenen "Taşa Kazınan Şifa" sergisinin, tıp alanındaki tarihsel birikimin günümüze yansımalarını ve Anadolu Selçuklu ile Osmanlı dönemlerinde şifayı kurumsallaştıran kadınların izini estetik bir dille aktardığını belirtti.
Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıpın birinci basamağa entegrasyonu
Sağlık Bakanı, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarına ilişkin olarak şunları söyledi: "Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarını aile hekimliğinde de yapılabilir hale getirdik ve önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Böylece birinci basamakta, koruyucu sağlık anlayışını güçlendiren bütüncül bir hizmet sunmayı amaçlıyoruz." Bakanlık tarafından uygulamaların bilimsel, etik ve mevzuat temelli bir çerçevede sağlık sistemine dahil edildiği vurgulandı.
Sistem kapsamındaki kapasite ve kullanım verileri ise şu şekilde aktarıldı: 83 GETAT Uygulama Merkezi, 2 bin 160 Ünitesi ve 13 bin 485 sertifikalı hekim aracılığıyla hizmet verildiği; bugüne kadar 1 buçuk milyon vatandaşın, toplamda 3 milyon kez bu hizmetlerden faydalandığı bildirildi. Bu rakamlar, uygulamaların mevcut erişimini ve birinci basamakta bütüncül yaklaşıma geçişin ölçeğini gösteriyor.
Bu adım, aile hekimliğinin kapsamını genişleterek koruyucu sağlık ve bireysel bakım arasındaki bağın güçlendirilmesine hizmet ediyor. Uygulamanın yaygınlaştırılması, birinci basamakta erişimi artırma ve toplumsal sağlık okuryazarlığını destekleme açısından önem taşıyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy’un değerlendirmesi
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da tıp ile kültür ve sanatın kesişiminin önemine dikkat çekti. Ersoy, "Tıp, insanın hem bedenini hem de ruhunu da anlamaya yönelik bir ilim. Kültür ve sanat ise insanın ruhunu besleyen, ona derinlik kazandıran en güçlü ifade alanları" dedi ve darüşşifalardan medreselere uzanan gelenekte tedavi ile sanatın, akıl ile kalbin birlikte ele alındığını hatırlattı.
Ersoy, sempozyumun disiplinler arası yeni bakış açıları geliştirilmesine, ortak projelerin doğmasına ve kalıcı iş birliklerinin kurulmasına vesile olması temennisinde bulundu. Bakan, kültürle güçlenen bir toplumun geleceğe daha sağlam adımlarla yürüdüğünü vurguladı.
Sempozyumun önemi ve beklentiler
Etkinlik, tıp tarihinin kültürel boyutlarını görünür kılarken modern sağlık politikalarının uygulamadaki yansımalarını tartışma zemini sundu. Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının aile hekimliğine entegrasyonu, birinci basamak sağlık hizmetlerinde bütüncül yaklaşıma geçişi hızlandırmayı amaçlıyor. Sempozyumun, farklı disiplinler arasında köprü kurarak hem bilimsel hem de toplumsal boyutta yeni iş birliklerine temel oluşturması bekleniyor.
Bakan Memişoğlu: "Tıp uygulamalarını aile hekimliğinde de yapılabilir hale getirdik, daha da yaygınlaştırmayı hedefliyoruz"