Mardin'de öldürülen hukuk öğrencisi Fırat Baraj’ın ailesi faillerin yakalanmasını ve adalet talep etti
22 Aralık 2025 tarihinde Mardin'de çıkan silahlı kavgada hayatını kaybeden hukuk fakültesi öğrencisi Fırat Baraj (23) ile ilgili aile açıklamaları ve soruşturma ayrıntıları kamuoyuna yansıyor.
Olayın ayrıntıları
Veysi Baraj (amca ve ailenin avukatı) olayla ilgili şu iddiaları paylaştı:
"Olay günü Fırat, hukuk fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi olup İstanbul’da okumaktadır. Vizesi bittikten sonra ailesini ziyaret etmek amacıyla Mardin’e geliyor. Mardin’e geldiğinde annesi ve babasıyla otururken karşı tarafla aralarında bir telefon görüşmesi oluyor. Telefon görüşmesinin ardından Fırat’ın aşağı inmesi isteniyor. Kuzenleri tarafından aşağı indirilen Fırat’ın yanına babası da birlikte iniyor. Baba, ’Bu çocuklar benim abimin çocukları. Onlarla bir görüşeyim, Fırat’ı neden öldürmekle tehdit ettiklerini sorayım’ diyor. Kapıyı açmaları esnasında M.S.B. tarafından silahla ateş açılıyor. Açılan ateş sonucu Fırat’a beş el isabet ederken, bir el de babaya isabet ediyor. Fırat, aldığı 5 kurşun sonucu katlediliyor."
Soruşturma, gözaltılar ve aile talepleri
Baraj, olayda kullanılan aracın içinde üç kişinin bulunduğunu; gözaltına alınanlar arasında Y.O., baba ve A.B. isimli küçük kardeşlerin olduğunu, baba ve A.B.'nin serbest bırakıldığını, Y.O.'nun tutuklandığını ve dosyada gizlilik kararı olduğunu belirtti. Aile, olayın üzerinden 34 gün geçmesine rağmen şüphelilerin halen firari olduğunu ve yakalanmalarını talep ediyor.
"Henüz 23 yaşında, hukuk fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi olan Fırat Baraj, hiçbir suçu ve unsuru yokken, çıkar ve menfaat uğruna en vahşi şekilde katledilmiştir. Bir gencin hayalleri ve umutları acımasızca elinden alınmıştır. Kamuoyundan, yetkililerden ve vicdan sahiplerinden bu davanın takipçisi olmalarını istiyoruz. Aslında Fırat için adalet istiyoruz. Bir daha hiçbir gencin hayalleri yarım kalmasın diye adalet istiyoruz. Ayrıca firarilerin yakalanması için bilgi ya da herhangi bir emare bulunması halinde bunun en yakın kolluk kuvvetlerine bildirilmesini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Dicle Baraj ise yaşadıkları acıyı şu sözlerle anlattı:
"Olaydan 20 dakika sonra eve geldiğimde evde bir arbede ve problem olduğunu öğrendim. Annemi aradım, telefonu farklı birisi açtı ve hastaneye gelmem gerektiğini söyledi. Hastaneye gittiğimde ağabeyimin vurulduğunu öğrendim. Bir saat sonra da ölüm haberini aldık. Herhangi bir husumet yoktu. Ağabeyim üniversiteden gelmişti, bir hafta tatil yapıp geri dönecekti. Çarşamba günü biletini almıştık, pazar günü ağabeyim katledildi. Ağabeyim bu ülkeye çok yararlı bir vatandaş olacaktı. Kendisi hukuk fakültesi öğrenciydi ve hayattaki tek gayesi, ceza alması gereken faillerin ceza alması ve her zaman mazlumların yanında olmaktı. Hayat felsefesi buydu. Böyle bir çocuğun hayattan koparılması sadece bir ailenin canını yakmamalı, bu tüm ülkenin canını yakmalıdır. Çünkü ülkeye yararlı bir evlat öldürüldü. Kendi öz kuzenleri tarafından, sebepsiz yere öldürüldüğü için daha çok kamuoyuna yansıması gerekiyor. Devletimizden tek isteğimiz, faillerin bir an önce bulunup adalete teslim edilmesi ve en ağır cezayı almalarıdır. Şu an dışarıda olmaları bizi rahatsız ve mutsuz ediyor. Ağabeyimin suçsuz yere öldürülmesi ve faillerin dışarıda olması acımızı daha da artırıyor. Bu katlanamaz bir acıya dönüşüyor. Annem çok kötü durumda, bu acıyı atlatamıyor. Babam ise her şeye gözleriyle şahit olduğu için çok daha farklı bir durumda. Kendi öz kardeşinin oğlu tarafından bu olayın gerçekleştirilmiş olması onu derinden yaraladı. Çok acı çeken bir aile var. Annem, babam ve kardeşlerimle birlikte çok kötü durumdayız."
Aile, kamuoyundan, yetkililerden ve vicdan sahiplerinden davanın takipçisi olmalarını ve faillerin yakalanarak adalete teslim edilmesini talep ediyor.
VEYSİ BARAJ CİNAYETİN PLANLI OLDUĞUNU ÖNE SÜREREK "ADALET" ÇAĞRISINDA BULUNDU.