Lüksemburg hükümeti tanıma kararı için hazırlıklarını sürdürüyor
Lüksemburg hükümeti, Filistin Devleti'ni tanımaya hazırlandığını açıkladı. Yerel basında yer alan haberlere göre Başbakan Luc Frieden ve Dışişleri Bakanı Xavier Bettel, parlamentoda yaptıkları konuşmalarda bu niyetlerini kamuoyuyla paylaştı.
Hükümet yetkilileri, bu adımın temelinde iki devletli çözüm ilkesinin bulunduğunu vurguladı ve kararın uluslararası toplumla eşgüdüm içinde alınmasının hedeflendiğini belirtti. Tanıma kararının, Fransa ve Suudi Arabistan girişimi kapsamında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında açıklanmasının beklendiği ifade edilirken, Lüksemburg'un diplomatik sürecin zamanlaması ve uluslararası koordinasyon konusunda detayları netleştirmeye çalıştığı kaydedildi.
Ortak açıklama: İnsani durum ve siyasi talepler
Lüksemburg, İzlanda, İrlanda, Norveç, İspanya, Slovenya ve Malta ile ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, İsrail hükümetinin mevcut politikasını acilen tersine çevirmesi gerektiği belirtildi ve şu değerlendirme yer aldı: "Gözlerimizin önünde gerçekleşen insan eliyle yaratılmış insani felaket karşısında sessiz kalmayacağız. Gazze'de 50 binden fazla erkek, kadın ve çocuk yaşamını yitirdi. Önümüzdeki günler ve haftalarda çok daha fazla insan açlıktan ölebilir."
Ortak açıklamada, uluslararası insani yardım kuruluşlarının Gazze Şeridi'nde hızlı ve engelsiz biçimde faaliyet göstermesine izin verilmesi talep edildi. Taraflara, ateşkes ve esirlerin serbest bırakılması için acilen müzakerelere başlanması çağrısı yapıldı ve bu süreçte ABD, Mısır ve Katar'ın önemli rol üstlendiğine dikkat çekildi.
Açıklamada ayrıca, kalıcı barışın ancak iki devletli çözüm temelinde sağlanabileceğinin altı çizildi; Lüksemburg'un Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını desteklemeye devam edeceği ve Birleşmiş Milletler, Arap Birliği ile İslam ülkeleriyle birlikte sürdürülebilir bir çözüm için çalışacağı kaydedildi.
Metinde ayrıca Batı Şeria'daki gerilimin artması kınanarak, "Yerleşimci şiddetinin yükselmesi, yasa dışı yerleşimlerin genişlemesi ve İsrail'in askeri operasyonlarının yoğunlaşması kabul edilemez. Filistin halkının zorla yerinden edilmesi ya da sürgün edilmesi uluslararası hukukun ihlalidir." ifadeleri kullanıldı.