Latmos’un pürenleri doğayı, arıcılığı ve geleneksel yaşamı birbirine bağlıyor

Latmos’ta doğal pürenlikler arıcılık, hayvancılık ve biyolojik çeşitlilik için hayati işlev görüyor; EKODOSD, alanların bütüncül korunmasını istiyor.

Yayın Tarihi: 29.10.2026 15:05
Güncelleme Tarihi: 29.10.2026 15:05

Latmos’un pürenleri doğayı, arıcılığı ve geleneksel yaşamı birbirine bağlıyor

Latmos’un doğal pürenlikleri ekosistemin önemli bir bileşeni

Aydın ve Muğla sınırları içinde uzanan Latmos (Beşparmak) Dağları’nda doğal olarak yetişen püren bitkileri, bölgenin peyzajında yalnızca estetik bir unsur değil; arıcılık, hayvancılık ve yaban hayatı açısından kritik bir rol oynuyor. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, pürenlik alanların kıraç ve işe yaramaz araziler olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak bu alanların korunması çağrısında bulundu.

Latmos’un fıstık çamları arasındaki geniş alanlarda pembe ve mor çiçeklerle öne çıkan pürenler, özellikle sonbaharda çiçeklenerek diğer bitkilerin çiçeklenmesinin azaldığı dönemde bal arıları için hayati bir nektar ve polen kaynağı oluşturuyor. Püren nektarından elde edilen ballar ise koyu renkleri ve kendine özgü aromalarıyla biliniyor; bu nedenle pürenlikler yerel arıcılık için stratejik bir kaynak teşkil ediyor.

pürenlerin arıcılık ve ekosistem üzerindeki rolü:

EKODOSD Bilim Danışmanı Prof. Dr. Ali Çelik bitkinin ekolojik önemini açıklarken, Erica cinsi (Ericaceae) bitkilerinin dünya genelinde 700’den fazla tür ile temsil edildiğini ve bu cinsin Güney Afrika, Akdeniz bölgesi ve Batı Avrupa’da yaygın olduğunu hatırlatıyor. Türkiye’de doğal olarak yetişen beş takson bulunduğu, bunlardan birinin ise endemik olduğuna dikkat çekildi: Erica arborea ve Erica manipuliflora ülkemizin kıyı bölgelerinde yaygınken, Erica bocquetii Türkiye’ye endemik türlerden biri olarak kayda geçiyor.

Sonbaharda çiçeklenen püren türleri, arı kolonilerinin diğer besin kaynaklarının azaldığı dönemlerde hayatta kalmasına katkı sağlıyor. Bu dönemde sağlanan nektar ve polen, kolonilerin kışı daha az kayıpla atlatmasına, dolayısıyla bal üretiminin miktarı ve kalitesinin korunmasına yardımcı oluyor. Prof. Dr. Çelik, iklim değişikliği ve yaşam alanı tahribatının bu hassas dengenin bozulmasına yol açabileceğini; arıların besin kaynaklarının azalmasının koloni sağlığı ve bal üretimi üzerinde doğrudan etkisi olduğunu vurguluyor.

koruma çağrısı ve kültürel bağların önemi:

Bahattin Sürücü, pürenlerin yalnızca bitki örtüsünün bir parçası olmadığını, aynı zamanda yöre halkının geleneksel üretim biçimleriyle iç içe geçmiş bir ekosistemin öğesi olduğunu belirtiyor. Latmos’un arıcılık geleneği antik döneme kadar uzanıyor; tarihi kaynaklarda Latmos Herakleiası, Pidasa ve Theangela’dan Mısır’a bal gönderildiğine ilişkin kayıtlar bulunuyor. Dağın kayalık alanlarındaki halk arasında ’kovanlık’ olarak bilinen arı barınakları, bölgedeki arıcılık kültürünün izlerini taşıyor.

Sürücü, zeytinlikler, fıstık çamı toplulukları ve doğal bitki örtüsünün maruz kaldığı baskılar nedeniyle pürenliklerin de tehdit altında olduğunu söylüyor. Bu alanların yok olması, yalnızca bitkisel çeşitliliğin kaybı anlamına gelmeyecek; arıların besin kaynakları, keçilerin otlakları, geleneksel arıcılık ve hayvancılık uygulamaları ile birlikte yöresel kültür de zarar görecek. Bu nedenle Latmos’un doğal, arkeolojik, jeolojik ve kültürel değerlerinin bir bütün olarak ele alınmasını ve alanın özelliklerine uygun, etkili ve bütüncül bir koruma statüsü oluşturulmasını öneriyor.

Sonuç olarak Latmos’ta pürenlerle kaplı alanların korunması, hem biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliği hem de bölge halkının geçim kaynakları açısından stratejik bir gereklilik olarak öne çıkıyor. Bu bitki topluluğunun varlığı, doğa ile insan üretim biçimleri arasında kurulan ilişkinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

EKODOSD BAŞKANI BAHATTİN SÜRÜCÜ, LATMOS DAĞLARI’NDA DOĞAL OLARAK YETİŞEN PÜRENLERİN ARICILIK...

EKODOSD BAŞKANI BAHATTİN SÜRÜCÜ, LATMOS DAĞLARI’NDA DOĞAL OLARAK YETİŞEN PÜRENLERİN ARICILIK, HAYVANCILIK VE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK AÇISINDAN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKEREK BÜTÜNCÜL KORUMA ÇAĞRISI YAPTI.

Yazar
EDİTÖR

Meryem Özdemir

Ben Meryem Özdemir, 24 yaşındayım, Bursa'dan çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem'deyim ama spesifik olarak eğitim ve sağlık politikalarındaki güncel gelişmelere odaklanıyorum. Öğrenmeye açık, meraklı ve enerjik bir yapım var.