L’Oréal Türkiye sürdürülebilirlik vizyonunu tedarikçiden tüketiciye genişletiyor

L’Oréal Türkiye, yeşil bilim, döngüsel ekonomi ve tedarikçi iş birliğiyle 2030 hedeflerini açıklayarak sürdürülebilir dönüşümü tüm değer zincirine taşıdığını duyurdu.

Yayın Tarihi: 03.06.2026 10:54
Güncelleme Tarihi: 03.06.2026 10:58

L’Oréal Türkiye sürdürülebilirlik vizyonunu tedarikçiden tüketiciye genişletiyor

L’Oréal Türkiye sürdürülebilirlik vizyonunu tedarikçiden tüketiciye genişletiyor

Kapsam, strateji ve temel yaklaşım

Tekno güzellik şirketi L’Oréal Türkiye, Dünya Çevre Günü kapsamında sürdürülebilirlik vizyonunu tedarikçilerinden tüketicilerine kadar tüm değer zincirine yaydığını açıkladı. Şirket, yeşil bilim, eko-inovasyon ve döngüsel ekonomi ekseninde şekillenen bütüncül bir ekosistem yaklaşımını temel alarak hem çevresel koruma hem de toplumsal fayda hedefliyor.

L’Oréal Türkiye, bilime dayalı veriler rehberliğinde daha radikal bir dönüşüm gerektiğini belirtiyor; küresel ölçekte dokuz gezegen sınırından yedisinin aşıldığı gerçeği karşısında kararlı adımlar atıyor. Şirketin stratejik öncelikleri; yeşil bilim, döngüsel istikrar ve paydaşları kapsayan ekosistem yaklaşımı üzerine kurulu.

Yeşil bilim ve ürün inovasyonları

Şirket, sürdürülebilir ürün geliştirmeyi formül aşamasında başlatarak 2030’a kadar ürün içeriklerinin %95’ini biyo-bazlı kaynaklardan, bol bulunan minerallerden veya döngüsel süreçlerden elde etmeyi hedefliyor. Sürdürülebilir olmayan bileşenler formül aşamasında sistem dışına çıkarılıyor.

Yeşil kimya uygulamalarından örnek olarak, L’Oréal’in patentli molekülü Pro-Xylane öne çıkıyor. Doğal bir şekerden elde edilen bu yaşlanma karşıtı aktif içerik, su bazlı reaksiyonlarla ve minimum kimyasal süreçle üretilerek çevresel etkiyi azaltmayı amaçlıyor.

Tüketici alışkanlıklarına yönelik teknolojiler de su verimliliğine odaklanıyor. Şirketin geliştirdiği saç bakım formülleri daha az durulama gerektirirken, micellar su teknolojileri su gerektirmeden makyaj temizliğine olanak tanıyor. Profesyonel salonlara yönelik olarak Time dergisinin 'Best Inventions' listesinde yer alan L’Oréal Professionnel GJOSA Water Saver teknolojisi, özel patentli su parçalama sistemiyle salonlarda durulama sırasında %69’a varan su tasarrufu sağlıyor.

Ambalaj, lojistik ve döngüsel ekonomi adımları

L’Oréal Türkiye, 'al-yap-at' modelinin yerine 'azalt‑yeniden doldur‑geri dönüştür' prensibini koyuyor. Ambalajların ağırlık ve hacmi optimize edilerek atık azaltılıyor; bu optimizasyon lojistikte daha az araç kullanımı ve daha düşük karbon emisyonu anlamına geliyor. Şirket, 2030’a kadar saf plastik kullanımını %50 azaltmayı taahhüt ediyor.

İkonik markalarda uygulanan yeniden doldurulabilir çözümler plastik ve cam kullanımında %59 ile %75 arasında azalma sağlarken, ambalaj atıklarını ortalama %70 düşürüyor. Bu yöntem tüketicilere ayrıca %20-25 arasında fiyat avantajı sunuyor.

Lojistikte de somut sonuçlar elde edildi: İstanbul içindeki lüks ve profesyonel ürün dağıtımları tamamen elektrikli araçlarla yapılırken yılda 58 ton karbon emisyonu engelleniyor. Mağaza teslimatlarında kullanılan yeniden kullanılabilir kutu sistemi yılda 400 ton su tasarrufu sağlıyor.

Tedarikçi ortaklığı ve toplumsal etki

L’Oréal, sürdürülebilirliğin tüm paydaşları kapsaması gerektiğini vurgulayarak tedarikçileri de dönüşüm sürecine dahil ediyor. Değer zinciri etkisinin yarısından fazlasının tedarikçilerden geldiği bilinciyle, stratejik tedarikçilerinin 2030’a kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını 2019 seviyelerine kıyasla %50 azaltmasını hedefliyor. Şirket bu süreçte denetimle sınırlı kalmayıp eğitim, teknoloji transferi ve bilgi paylaşımıyla tedarikçilerini destekliyor.

Sosyal etki alanında L’Oréal, stratejik tedarikçilerinin %100’ünün insana yakışır ücret politikasını benimsemesini destekliyor ve kapsayıcı tedarik yaklaşımıyla engelli bireyler, kadın girişimciler ile yerel KOBİ’lere öncelik veriyor. Global ölçekte bu model 90 binden fazla kişiye istihdam sağlarken, Türkiye’de tedarik zinciri aracılığıyla desteklenen 146 kişilik istihdamın %61’i kadın girişimciler, %39’u ise KOBİ’lerden oluşuyor.

Küresel sosyal fayda projeleriyle şirket, 10 milyon kişiye ulaşırken 5 milyon kadının güçlenmesine doğrudan katkı sağladı.

Yönetim mesajı

L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü & Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu, sürdürülebilirliğin artık maliyet değil yeni nesil büyüme modellerinin itici gücü olduğunu belirtti ve şu değerlendirmeyi paylaştı: 'Gezegenimizin geleceği için sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, hepimizin ortak sorumluluğu ve en büyük pusulasıdır. Biz, L’Oréal Türkiye olarak bu dönüşümü ürün formüllerimizden tedarik zincirimize kadar tüm iş süreçlerimizin en temel parçası haline getirdik. Dünya Çevre Günü, bu kapsamda yürüttüğümüz kesintisiz çalışmaları paylaşmak ve tüm iş ortaklarımızı, tüketicilerimizi bu ortak geleceği yeniden tasarlamaya davet etmek için çok değerli bir momentum sunuyor.'

L’Oréal Türkiye, küresel 'Gelecek için L’Oréal' programı çerçevesinde ülke genelinde hayata geçirdiği projelerle Türkiye’yi Grup içinde temsil etmeye ve daha kapsayıcı bir güzellik ekosistemine liderlik etmeye devam edeceğini duyurdu.

L'ORÉAL TÜRKİYE KURUMSAL İLİŞKİLER VE ETKİLEŞİM DİREKTÖRÜ & ÜLKE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK LİDERİ İREM...

L'ORÉAL TÜRKİYE KURUMSAL İLİŞKİLER VE ETKİLEŞİM DİREKTÖRÜ & ÜLKE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK LİDERİ İREM KARAODA TANRIKULU

Yazar
EDİTÖR

Hasan Polat

Selam, ben Hasan Polat. 24 yaşındayım, Ankara'dan yazıyorum. aksiyon.com.tr Finans ekibindeyim. Ben yeni nesil finans uzmanıyım; kripto paralar, borsa ve girişimcilik üzerine yoğunlaştım. Risk almayı severim, hızlı düşünürüm ve genç yatırımcılara hitap ederim.