Aile şirketleri için marka, geçmişten geleceğe stratejik bir varlık
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), İzmir Reklamcılar Derneği (İRD) ve Aile İşletmeleri Derneği (TAİDER) iş birliğiyle düzenlenen 'Aile Şirketlerinde Markalaşma: Geçmişten Geleceğe Marka Değeri' semineri, aile şirketlerinin yalnızca maddi sermaye değil; güven, itibar ve hikâye üzerinden inşa ettikleri marka değerini tartıştı. EGİAD merkezinde Pazarlama Yönetimi ve Marka İletişimi Danışmanı Güven Borça moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlikte, farklı sektörlerden deneyimler ve uygulamalı yaklaşımlar ele alındı.
Zaman, miras ve marka değeri:
EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı açılış konuşmasında aile şirketlerinin sahip olduğu benzersiz sermayeye dikkat çekti. Özhelvacı'ya göre zaman, aile şirketlerinin rakiplerinin kolay kolay satın alamayacağı veya taklit edemeyeceği bir değerdir; bunu vurgulayarak, 'Aile şirketlerinde miras, yalnızca geçmişe duyulan bağlılık değil; geleceğe taşınması gereken stratejik bir değerdir' dedi. Özhelvacı, güçlü bir aile isminin şirkete sağladığı itibarın sorumluluk getirdiğini, tüketicilerin samimiyet, tutarlılık ve şeffaflık beklediğini belirtti.
EGİAD üyelerinin büyük bölümünün ikinci, üçüncü ve sonraki kuşakları temsil etmesi nedeniyle marka mirasının sadece teorik bir tartışma olmadığını, yeni neslin perspektifiyle değişime uyum ve değer aktarımının şirketlerin günlük yönetiminde stratejik öneme sahip olduğuna dikkat çekildi. Özhelvacı, kurumların kurumsallaşmasının, dijital dönüşümün ve itibar yönetiminin eş zamanlı yürütülmesinin gerekliliğini vurguladı.
Günümüz beklentileri ve markanın dönüşümü:
TAİDER Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Yorgancılar Perçin, aile şirketlerinde başarının yalnızca büyümeyle ölçülemeyeceğini söyledi. Perçin, TAİDER’in kuruluş amacını hatırlatarak asıl başarının 'değerleri koruyarak büyümek ve güçlü mirası gelecek kuşaklara devretmek' olduğunu ifade etti. Perçin, marka kavramını bir isim ya da ticari değer olmanın ötesinde 'hikâye, güven ve yıllar boyunca oluşan itibar' olarak tanımladı.
Perçin ayrıca Z ve Alfa kuşaklarının tüketici beklentilerini hızla değiştirdiğine işaret etti; yapay zekâ ve teknolojinin etkisiyle markaların ne sattığının yanında 'neye inandığı', 'nasıl davrandığı' ve 'toplumla nasıl bağ kurduğu' sorularının önem kazandığını belirtti. Bu bağlamda köklü aile değerleri ile yeni nesil beklentilerinin uyumunun kritik olduğu vurgulandı.
Marka stratejisi, iletişim ve küresel hedefler:
İzmir Reklamcılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Turusan Çiner, Türkiye’nin üretim gücünü küresel ölçekte markaya dönüştürmenin stratejik bir hedef olması gerektiğini söyledi. Çiner, bir aile şirketinin yıllar içinde oluşturduğu güven, itibar, müşteri ilişkileri ve kurum kültürünün otomatik olarak marka değeri yaratmadığını; bunun stratejik yönetim, iletişim ve kurumsal dönüşümle mümkün olacağını belirtti.
Çiner, aile şirketlerinde yeni nesillerin devralma süreçleriyle birlikte 'neyi korumalıyız, neyi dönüştürmeliyiz?' sorusunun daha kritik hale geldiğini ifade etti ve TAİDER, EGİAD ile İRD iş birliğinin bu sorulara pratik çözümler üretme potansiyeline dikkat çekti. Çiner, 'Aile şirketinin geçmişi mirastır; ancak o mirası ekonomik değere dönüştüren şey markadır' görüşünü paylaştı.
Sektör deneyimleri ve uygulama örnekleri:
Panelde yer alan İTK İcra Kurulu Başkanı ve EGİAD Fahri Üyesi Yiğit Tatış, Sun Tekstil Ürün Müdürü ve Ekoten Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Ünlütürk ile Folkart Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Sancak, kendi sektörlerindeki marka yolculuklarını paylaştı. Güven Borça, Türkiye'de ilk kez kedi kumu üretimiyle bu alanda markalaşma başlatıldığını hatırlatarak nesiller arası 'anayasa' benzeri kuralların önemine değindi.
Ayşe Ünlütürk tekstil alanındaki deneyimini, dünya devi markalarla süren iş birlikleri ve hem ihracatçı hem iç pazar üreticisi olmanın getirdiği sorumlulukla anlattı. Yiğit Tatış eğitimde markalaşmanın dengeli bir yaklaşım gerektirdiğini ve franchising uygulamalarına mesafeli duruşunu paylaştı. Ahmet Sancak ise gayrimenkule geçmeden önce ilaç depoculuğu yaptığını, premium konut talebiyle sektöre girip İzmir'de yüzde 95 bilinirliğe ulaşan bir marka olduklarını aktardı.
Seminer, markanın sadece geçmişin muhafazası değil; değişime uyum, dijital dönüşüm ve yeni kuşakların beklentileriyle harmanlanarak geleceğe taşınması gerektiği ortak sonucuyla sona erdi. Etkinlik, marka ve aile işletmeleri alanındaki farklı uzmanlıkları aynı zeminde buluurarak pratik ve stratejik perspektifler sundu.
SEMİNERE KATILAN KONUŞMACILARA GÜNÜN ANISINA BELGE VERİLDİ.