Küresel Sumud Filosu'nun Türk aktivistleri: Alıkonulma, gözaltı koşulları ve Gazze çağrısı

Küresel Sumud Filosu'nda yer alan Türk aktivistler, İsrail tarafından alıkonulma, gözaltı koşulları ve Gazze'ye yönelik çağrılarını anlattı.

Yayın Tarihi: 07.10.2025 17:44
Güncelleme Tarihi: 07.10.2025 17:44

Küresel Sumud Filosu'nun Türk aktivistleri: Alıkonulma, gözaltı koşulları ve Gazze çağrısı

Küresel Sumud Filosu'nun Türk aktivistleri yaşadıklarını anlattı

TURGUT ALP BOYRAZ — İsrail'in ablukasını kırmak ve Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla denize açılan Küresel Sumud Filosu'nda yer alan Türk aktivistler, alıkonulma sürecini, gözaltı koşullarını ve gözlemlerini AA'ya anlattı.

Yolculuk, alıkonulma ve tutukluluk

Sinan Akılotu, önce Tunus'a gittiklerini ve 13 Eylül'de Tunus'tan Marinette gemisiyle Gazze'ye doğru yola çıktıklarını belirtti. Yolculuğun 21 gün sürdüğünü söyleyen Akılotu, Gazze sahiline yaklaşık 35 mil kala İsrail tarafından alıkonulduklarını ve 5 gün İsrail zindanlarında kaldıklarını aktardı.

Akılotu, filonun iki yıldır süren çaresizliğin ürünü olduğunu vurgulayarak, teknelerin durumunu "balıkçı teknesinden hallice" olarak tanımladı ve sefer sırasında yaşanan sıkıntılardan söz etmeyi haya ettiğini söyledi: "Çünkü Gazze'nin yaşadığı sıkıntıların binde biri kadar değildi."

Gözaltı koşulları ve muamele

Aktivistler, hücrelere köpeklerle girildiğini ve yiyeceklerin kendilerine "hayvanların önüne atar gibi" verildiğini anlattı. Akılotu, birlikte açlık grevi yapma kararı aldıklarını, hayatta kalmak için musluktan su içtiklerini ve temel sağlık problemi olmayanların açlık grevine katıldığını belirtti.

İsrail askerlerinin ilk müdahaleden bir gün sonra Marinette gemisini aktivistlerle birlikte alıkoyduğunu söyleyen Akılotu, Aşdod Limanı'na İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in geldiğini ve Ben-Gvir'in katılımcılara hitaben "sokak ağzıyla konuşarak aşağıladığını" aktardı. Ayrıca alıkonulma sırasında çok sayıda "Türkçe konuşan İsrail askeri" gördüklerini ifade etti.

Aktivistlerin bireysel tanıklıkları

Sinan Akılotu yaşadıkları zorluklara rağmen sürekli olarak "Filistinlilere kim bilir nasıl davranıyorlar" diye düşündüklerini belirtti ve Gazze'ye ilişkin şu çağrıyı yaptı: "Gazze'nin hele bu saatten sonra... artık Gazze'ye elle müdahale etmesi lazım. Gazze ile bütün kararları Gazzelilerin alması lazım." Akılotu ayrıca devletin süreç boyunca kendilerine destek verdiğine ilişkin teşekkür ifadelerinde bulundu: "Allah, devletimizden razı olsun."

Turgay Turan filoda gemilerin bilişim sistemleriyle ilgilendiğini, İsrail ordusunun engellemelerine rağmen dünyaya bağlanabildiklerini ve "görevimizi başarıyla yaptık" değerlendirmesini yaptı. Turan, İsrail ordusunun kendilerine yönelik muamelesi ve gösterdiği tavrı "ne kadar korkak bir ordu olduğunu gördük" sözleriyle niteledi. Turan, İsrailli yetkililerin kameralar önünde su vererek şov yaptığını; arkada ise durumu daha farklı bulduklarını söyledi. Filonun Gazze kıyılarına yaklaştığı sırada uçak ve bombalama sesleri duyduklarını ve o anda Gazze'ye yönelik 18 bombalama sayabildiklerini aktardı. Süreç boyunca Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine de teşekkür etti ve ABD ile İsrail'e karşı boykot çağrısında bulundu.

Yunus Demir teknelerin Tunus'ta hazırlanma sürecinden itibaren filoda 45 gündür görevli olduğunu belirtti. Uluslararası sularda İsrail tarafından kaçırıldıklarını ifade eden Demir, alıkonulma sonrası üç farklı noktada şiddete maruz kaldığını, taktığı kefiyenin çıkartılmasına karşı koyduğunu ve zorla çıkartıldığını anlattı: "Biri diziyle göğsüme vurdu, beni yere yatırdı, ayağının altıyla kafama vurdu." Demir, filonun "şiddetsizlik" mottosuyla hareket ettiğini hatırlattı ve İsrail'in bir "terör devleti" olduğunu vurgulayarak Gazze halkına yalnız olmadıklarını söyledi. Ayrıca Sumud Filosu'nu "yapbozun en önemli parçalarından" biri olarak nitelendirip kısa sürede daha güçlü döneceklerini ifade etti.

Filonun kapsamı ve sonuçları

Küresel Sumud Filosu, 1 Ekim akşamı Gazze sularına yaklaşmış; İsrail ordusu filoya müdahale ederek 42 gemi'ye el koymuş ve gemilerde bulunan yüzlerce uluslararası aktivisti gözaltına alarak ülkenin güneyindeki Ketziot Hapishanesi'ne nakletmişti. Filonun, bugüne kadar Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için toplu şekilde yola çıkan en büyük filo olma özelliğini taşıdığı kaydedildi.

Aktivistler, gözaltı sürecinde yaşadıkları muameleleri kamuoyuyla paylaşarak Gazze'ye somut adımlar atılması çağrısını yineledi. Türk aktivistler hem bireysel tanıklıkları hem de filonun uluslararası etkisi üzerinden Gazze gündeminin devam ettirilmesi gerektiğini vurguladı.

Yazar
EDİTÖR

Aksiyon Haber Ajansı