Küresel Hareket İtalya temsilciliği Roma'da suç duyurusunda bulundu
Küresel Hareket'in İtalya temsilciliği, Gazze'ye insani yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu'na 1 Ekim'de yönelik saldırının ardından aktivistlerin alıkonulması ve uluslararası sularda yaşananlar nedeniyle Roma Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu. Olayın ardından Roma'ya dönen İtalyan parlamenterler ve hareketin sözcüsü basın toplantısı düzenledi.
Suç duyurusu ve iddialar
Toplantının başında konuşan Küresel Hareket'in İtalya Sözcüsü Maria Elena Delia, "Ekibimiz, Roma Cumhuriyet Savcılığına, aktivistlerin alıkonulması ve uluslararası sularda uğradığımız saldırı hakkında suç duyurusunda bulundu." dedi.
Delia, filodaki aktivistlerin "hiçbir hukuki dayanak olmadan yasa dışı şekilde alıkonulduğunu" vurgulayarak, "İsrail donanması tarafından herhangi bir suç işlememelerine rağmen zorla alındılar. Hapishanede temel savunma hakları, su, yiyecek ve hijyen hizmetlerine erişim gibi hayati gereksinimler reddedildi." ifadelerini kullandı.
Parlamenterlerin yaşadıkları
Roma'ya dönen isimler arasında Avrupa Parlamentosu Üyesi Annalisa Corrado (PD), Avrupa Parlamentosu Üyesi Benedetta Scuderi (Yeşiller), Senatör Marco Croatti (M5S), Temsilciler Meclisi Milletvekili Arturo Scotto (PD) ile Sözcü Maria Elena Delia vardı. Hepsi basın toplantısında yaşadıklarını anlattı.
Senatör Croatti, misyona aktivist olarak katıldıklarını belirterek, "Şimdi bütün yasa dışı şekilde alıkonulan kişileri eve getirmek için birleşik bir cephe olmalıyız. Yasa dışı şekilde gözaltına alınan tüm insanları eve getirmeliyiz. Son aktivist geri dönene kadar kendi gözlerimle gördüklerimi anlatmayacağım." dedi.
Croatti, teknede yalnızca yiyecek kutuları bulunduğunu belirterek, "Bize terörist dediler, sanki biz teröristmişiz gibi davrandılar. Oysa yanımızda sadece insani yardımlar vardı. Barışçıl, şiddet kullanmayan insanlar, bir toprağa umut götürmek isteyenlerdik." ifadelerini kullandı.
Alıkonulma sırasında ve sonrasında kötü muamele gördüklerini aktaran Croatti, "Fiziksel olarak sürüklendik, minibüslere bindirilirken de sürüklendik." dedi. Ayrıca pasaportlarına alıkonulduğunu, pasaportların İtalya uçağına binmeden az önce kendilerine verildiğini ve İtalya Büyükelçisi ile görüşmeyi talep ettiklerini, büyükelçiyi de ayrılmadan az önce gördüklerini anlattı.
Diğer parlamenterlerin ifadeleri
Yeşiller Partisi'nden Avrupa Parlamentosu Üyesi Benedetta Scuderi, "Biz uluslararası sularda, bulunma hakkımızın olduğu yerde acımasızca durdurulduk, yakalandık. İsrail ordusu tarafından rehin alındık, bir İsrail limanına götürüldük, aramalar ve sorgulamalara maruz kaldık ve avukatlarımıza erişimimiz olmadı. Teknelerimize el konuldu, Filistin bayrakları indirildi ve onların yerine İsrail bayrakları çekildi." diye konuştu.
PD'den Avrupa Parlamentosu Üyesi Annalisa Corrado, yolculuk sırasında kendilerine ve genel olarak misyon hakkında yayılan yalan haberlere tepki göstererek, "Yapabildiğimiz tek şey, bizden iyi olduğumuzu belirttiğimiz bir video çekmemizi istediler ve karşılığında diğerlerinin tutulduğu araçlara su verilmesini sağlamak oldu." ifadelerini kullandı.
PD'den Temsilciler Meclisi Milletvekili Arturo Scotto ise hükümeti eleştirerek, "Hükümet, 2007'den beri kapalı olan koridoru açması için (Binyamin) Netanyahu hükümetine gerçek baskı yapmaktan başka bir şey yapmadı." dedi. Scotto, olayların net şekilde ortaya konması gerektiğini vurgulayarak, "Yasal olan, o teknelerde bulunanlardı. Yasal olmayan ise o teknelerin Gazze'ye ulaşmasını engelleyenler ve ayrıca o misyonu desteklemeyenlerdi." değerlendirmesinde bulundu.
Scotto, ABD Başkanı Donald Trump'ın planı konusunda bir hareket olduğuna dikkat çekerek, "Bu plana sadece şunu söylemek için girmiyorum: Filistinlilerin kendi gelecekleri için başrol oynamaları gerekiyor. Derhal ateşkes yönünde giden her şey önemli ve olumludur." ifadelerini kullandı.
Basın toplantısının sonuç vurguları
Basın toplantısında öne çıkan konular arasında suç duyurusu başvurusu, alıkonulanların geri getirilmesi çağrısı, iddia edilen kötü muamele ve diplomatik temasların zamanlaması yer aldı. Katılımcılar, yaşananların belgelenmesi ve hukuki süreçlerin takip edilmesi gerektiğini belirtti.