Kültür A.Ş. Hak Ediş Şefi Gökhan Köseoğlu savunmasında etkin pişmanlığı kabul etti
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi duruşma salonunda görülen 'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının 37. oturumunda, tutuklu sanık ve Kültür A.Ş. hak ediş şefi Gökhan Köseoğlu savunma yaptı.
Duruşmada öne çıkan ifadeler
Köseoğlu, 10 yıl çalıştığı Kültür A.Ş. bünyesinde hak ediş işlemleriyle görevli olduğunu belirterek, hak ediş ziyaretleri sırasında bazı usulsüzlüklere şahit olduğunu söyledi. Soruşturma sürecinde de tanık olarak paylaşımlarda bulunduğunu kaydeden Köseoğlu, 'etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadeleri kabul ediyorum' dedi ve olayların sanığı değil tanığı konumunda olduğunu ifade etti.
Sanığın savunmasında, iddianamedeki bazı atıfların kendisinin görev ve yetki tanımıyla örtüşmediği vurgulandı. Köseoğlu, ihalelerin hazırlanma ve yürütülme süreçlerinde doğrudan görev almadığını; hak ediş şefinin görevinin, ihaleler tamamlandıktan sonra resmi hak ediş dokümanlarını hazırlamak olduğunu belirtti. Buna göre yüzeysel görev tanımlarındaki hataların maddi hatalar zinciri oluşturduğunu savundu.
Örgüt şeması ve Murat Ongun iddiası
İddianamede kendisinin örgüt yöneticisi Murat Ongun ile bağlantılı hareket ettiği iddia edildiğini aktaran Köseoğlu, Ongun ile herhangi bir bağlantısının olmadığını, telefonla görüşmesinin bile bulunmadığını söyledi. Ayrıca iddianamede adı geçen pek çok kişiyi tanımadığını belirtti ve bu durumu mahkemenin takdirine bıraktı.
Reklam İstanbul iddiaları ve Serdal Taşkın'ın söylemleri
Mahkeme başkanının sorusu üzerine Köseoğlu, 2019 sonlarında dönemin Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın ile yaptığı görüşmelere ilişkin anlatımda bulundu. Köseoğlu, Serdal Taşkın'ın Reklam İstanbul adlı firmanın kuruluşundan ve ilk dönemde yeterliliği olmadığı halde önce küçük işler verilerek iş deneyimi oluşturulması gerektiğinden bahsettiğini aktardı. Buna göre söz konusu firmanın 2019 sonunda kurulduğu, küçük hacimli işlerle deneyim kazanmasının sağlandığı ve daha sonra daha büyük ihalelere katıldığı belirtildi.
Köseoğlu, Serdal Taşkın'ın firmaya verdiği önemi tam olarak detaylandırmadığını ancak firmayla ilgili olarak 'önemli' şeklinde ifadeler kullandığını söyledi. Ayrıca, bu şirketin gerçekte Nihat Sütlaç'a ait olmadığı, Murat Ongun'a ait olduğuna dair açıklamalar duyduğunu ve Reklam İstanbul'un yaklaşık bir buçuk yıl içinde Kültür A.Ş.'den yüklü ihaleler aldığına ilişkin gözlemlerini aktardı.
İmamoğlu'nun duruşmadaki sözleri ve mahkeme işleyişi
Duruşmada söz isteyen Ekrem İmamoğlu, başka duruşmada olduğu için sabah burada bulunamadığını, ayrıca yan salonda yürütülen bir casusluk davasını kastederek iddianamenin absürt olduğunu belirtti. Mahkeme başkanı ile kısa bir diyalogun ardından İmamoğlu, sağlık durumu bildirilecek olan bir sanığın durumunu iletmek istediğini söyledi; başkan cezaeviyle görüştüklerini ve bilgileri olduğunu beyan etti.
Süreç ve duruşma ertesi güne kaldı
Mahkeme kayıtlarına göre, Köseoğlu hakkında iddianamede yer alan değerlendirmede onun Murat Ongun'a bağlı hareket ettiği, Kültür A.Ş.'de reklam şefi olarak görev yaptığı ve usulsüz düzenlenen ihalelerde imzasının bulunduğu iddiaları yer alıyor. Köseoğlu ise bu iddiaları reddederek beraat edeceğine inandığını söyledi ve etkin pişmanlık ifadesinin baskı altında verilmediğini vurguladı.
Duruşmadaki çapraz sorgu tamamlandıktan sonra duruşma, soruşturma ve savunmaların sürdürüleceği gerekçesiyle yarına ertelendi.
Not: Haberde geçen kişi, kurum ve tarih bilgileri iddianame ve duruşma tutanaklarında yer alan ifadelerle korunmuştur.
Tutuklu sanık Köseoğlu: "Bir takım usulsüzlere şahit oldum etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadeleri kabul ediyorum"