Kültepe kazıları 78. yılında:
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç destekleriyle yürütülen Kültepe Kaniş-Karum kazıları bu yıl 78’inci yılına ulaştı. Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğündeki çalışmalar, Anadolu arkeolojisinin belleğini gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Kazı başkanlığını yürüten Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu yönetimindeki ekip, hem mimari hem de günlük yaşamla ilgili yeni veriler elde ederek bölgenin tarihsel konumunu daha ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor.
Kültepe, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesinde yer alırken, arkeolojik veriler uluslararası bilim çevrelerinin de ilgisini çekiyor. Fransız, Güney Koreli ve İtalyan uzmanların yanı sıra Türkiye’nin farklı üniversitelerinden arkeologların aynı alanda çalışması, Kültepe’yi ortak araştırma platformuna dönüştürüyor.
Anadolu’nun yazılı tarihi ve katmanlar:
Kültepe Kaniş-Karum, yaklaşık 6 bin yıllık geçmişi ve MÖ 2000-1650 arasındaki dönemdeki yoğun ticari faaliyetleriyle Anadolu’nun en önemli arkeolojik merkezlerinden biri. Erciyes Dağı eteklerinde, Mezopotamya’ya uzanan ticaret yollarının kavşağında kurulan yerleşim, Asurlu tüccarlar tarafından geliştirilen ticaret kolonileriyle hem ekonomik hem de kültürel alışverişin merkezine dönüştü.
Yapılan kazılarda ortaya çıkan 23 bini aşkın çivi yazılı tablet, ticari sözleşmeler, hukuki belgeler ve resmi kayıtlar aracılığıyla Anadolu’da yazılı tarihin başlangıcına ışık tutuyor. Bu tablet arşivi, 2015 yılında UNESCO Dünya Belleği Kütüğüne alınarak "Anadolu’nun belleği" olarak nitelendirildi.
Höyüğün yaklaşık 21 metre yüksekliğinde yer alan yerleşimi, Yukarı Şehir (Kaniş) ve Aşağı Şehir (Karum) olmak üzere iki ana bölümden oluşuyor. Geç Kalkolitik Çağ’dan Orta Çağ’a kadar uzanan en az 18 yerleşim katmanı, saraylar, tapınaklar ve resmi yapılar gibi farklı fonksiyonel alanları barındırıyor; Karum’da ise ticaret evlerinde ortaya çıkan buluntular dönemin sosyal yaşamını gözler önüne seriyor.
Saha buluntuları ve günlük yaşamın izleri:
Kültepe’deki buluntular yalnızca büyük yapıları değil, günlük yaşamı ve ekonomik düzeni de ortaya koyuyor. Arkeolojik malzeme, dönemin zengin orman varlığını, gelişmiş hayvancılığını ve canlı ticaret ilişkilerini gösteriyor. Ticaret kervanlarının vazgeçilmezi eşekler, yün üretiminde kullanılan koyunlar ve dini törenlerde yer alan aslan, antilop, kartal, keklik gibi hayvan figürlü kaplar, Kültepe toplumunun yaşam kültürünü yansıtıyor.
Kazı raporları, mimarinin yanı sıra ekonominin örgütlenişi, aile yapısı ve toplumsal ilişkiler hakkında da ayrıntılı veriler sağlıyor. Bu veriler, Anadolu ile Kuzey Mezopotamya arasındaki karşılıklı etkileşimin boyutlarını anlamada belirleyici oluyor.
Uluslararası ekip ve bilimsel iş birliği:
Bu yılki kazılarda Ankara, Adana, Hatay ve Bitlis’ten gelen arkeologların yanı sıra Güney Kore ve İtalya’dan uzmanlar aktif olarak görev yapıyor. Fransa’dan gelen bir bilim insanı ise ortaya çıkarılan çivi yazılı tabletlerin okunması ve çözümlenmesi çalışmalarına katkı veriyor. Uluslararası ekip, Kültepe’nin bilinmeyen yönlerini aydınlatmak için disiplinlerarası yöntemlerle çalışmalarını sürdürüyor.
Güney Kore Cumhuriyeti Kültürel Miras Koruma Enstitüsü Arkeoloğu Kim Daeyeong kazı deneyimini şöyle aktarıyor: "Türkiye ve Güney Kore, 2024 yılından bu yana arazi çalışmalarını iş birliği içinde yürütüyor. Kendi düşüncelerime göre Kültepe’den çok etkilendim. Çok fazla buluntu çıkıyor. Eserler ortaya çıktıkça daha da heyecanlanıyoruz. Çok eski dönemlere ait buluntuları buldukça kazı yapma isteğimiz daha da artıyor. Türkiye ile birlikte çalıştığımız için çok mutluyuz. İki ülke eskiden beri kardeş ülke olarak anılıyor. Bu nedenle buraya gelip diğer çalışanlarla birlikte çalışmaktan mutluluk duyuyoruz."
Milano Üniversitesi Arkeoloğu Michael Campeggi de alanın bilimsel önemini vurgulayarak, "Milano Üniversitesinden geliyorum. 2019 yılından bu yana bir proje kapsamında Kültepe’de çalışmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Ankara Üniversitesi ile Milano Üniversitesi’nin iş birliği çerçevesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kültepe Kaniş’te kazı yapmak çok önemli bir fırsat. ’Aşağı Şehir’ olarak adlandırılan alanda çalışıyoruz. Burası, Anadolu ile Mezopotamya arasındaki ilişkileri anlamamız açısından son derece önemli bir yer. 1948 yılından 2005 yılında vefat edene kadar Kültepe’de 57 yıl boyunca aralıksız kazı çalışmalarını yürüten Prof. Dr. Tahsin Özgüç’ün kazı alanında çalışmak benim için büyük bir onur ve mutluluk." sözleriyle alana ilişkin değerlendirmede bulunuyor.
Büyükşehir projeleri ve gelecek hedefi:
Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kazı çalışmalarına verdiği desteği korumanın ötesinde Kültepe’yi turizm ve eğitim odaklı bir destinasyon haline getirmeyi planlıyor. Dünyanın sayılı kayadan oyma müzeleri arasında yer alması hedeflenen Kültepe Müzesi inşası devam ederken, 14 evden oluşacak Asurlu Tüccarlar Sokağı ile Kültepe Ziyaretçi Merkezi projeleri bölgenin tarihsel dokusunu ziyaretçilerle buluşturmak üzere hazırlanıyor.
Büyükşehir’in vizyon projeleri ve sürdürülen uluslararası iş birlikleri, Kültepe Kaniş-Karum’un yalnızca Anadolu’nun değil dünyanın sayılı arkeoloji ve kültür destinasyonlarından biri olması hedefini pekiştiriyor. Kazı ekipleri ve bilim insanları, çivi yazılı tabletlerden mimari kalıntılara kadar ortaya çıkan verilerle Anadolu tarihinin ayrıntılarını aydınlatmayı sürdürecek.