Kulaklık çağında sessiz tehdit: gençlerde artan işitme kaybı riski

Kulaklıkla yüksek ses ve uzun süreli maruziyet gençlerde kalıcı işitme kaybı riskini artırıyor; uzmanlar erken önlem ve düzenli kontroller öneriyor.

Yayın Tarihi: 05.08.2026 10:08
Güncelleme Tarihi: 05.08.2026 10:12

Kulaklık çağında sessiz tehdit: gençlerde artan işitme kaybı riski

işitme kaybı sadece yaşlıların sorunu değil:

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Vehip Beyazgün işitme kaybının yalnızca ileri yaşlarda ortaya çıkan bir sorun olmadığına dikkat çekiyor. Özellikle yüksek sesle ve uzun süre kulaklık kullanımı, çocuklar ile genç yetişkinlerde kalıcı işitme kaybı riskini artırıyor. Dünya Sağlık Örgütü verileri, güvenli olmayan dinleme alışkanlıkları nedeniyle 1 milyardan fazla gencin dünya genelinde risk altında olduğunu gösteriyor.

Beyazgün, kablosuz kulaklıkların yaygınlaşmasıyla birlikte günlük maruziyetin arttığını ve bunun iç kulakta geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabileceğini vurguluyor. İşitme kaybı çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için erken dönemde fark edilmeden ilerleyebiliyor; bu yüzden risk grubundaki kişilerin düzenli kontroller yaptırması önem taşıyor.

kulaklık türünden çok kullanım şekli önemlidir:

Uzman, Bluetooth teknolojisinin kendisinin tek başına zararlı olmadığını belirterek, "Bluetooth teknolojisinin kendisinden ziyade kulaklığın hangi ses seviyesinde ve ne kadar süre kullanıldığı önemlidir" ifadesini kullandı. Asıl tehlikenin, gürültülü ortamlarda çevre seslerini bastırmak için sesi yükseltmek ve kulaklığı gün içinde saatlerce çıkarmamak olduğunu belirtiyor.

Gürültü engelleyici özellikli kulaklıklar doğru kullanıldığında çevre seslerini bastırarak gereksiz yüksek ses açılmasının önüne geçebiliyor; ancak bu cihazlar da uygun ses seviyesinde kullanılmazsa riski ortadan kaldırmıyor. Beyazgün, çocuklar, ergenler ve genç yetişkinlerin özellikle risk grubunda olduğunu hatırlatıyor.

işitmeyi koruma ve erken tanı önerileri:

Yüksek sese bağlı işitme kaybının her zaman geçici kalmadığını belirten Beyazgün, iç kulaktaki hassas hücrelerin hasarlandığında kendini yenileyemediğini vurguluyor. Uzmanın aktardığına göre, konser sonrasında ya da uzun süre kulaklık kullanımından sonra kulakta çınlama veya işitmede azalma hissedilmesi bazen düzelebilir; ancak aynı maruziyet sık tekrarlanırsa kalıcı hasar oluşabiliyor ve günümüzde bu hücreleri eski haline döndürebilen bir tedavi bulunmuyor.

Günlük alışkanlıklarda yapılacak basit düzenlemeler işitme sağlığını korumada etkili olabilir. Uzman önerileri özetle şunlar:

- Kulaklık kullanımında ses seviyesini orta düzeyde tutmak ve maksimum ses seviyesinden kaçınmak.

- Saatlerce kesintisiz kullanım yerine belirli aralıklarla kulakları dinlendirmek.

- Gürültülü ortamlarda çevre seslerini bastırmak için sesi yükseltmek yerine, gerekirse gürültü engelleyici özellikli kulaklık kullanmak.

Beyazgün, kulak çınlaması, televizyonun sesini giderek daha fazla açma ihtiyacı, konuşmaları anlamada zorlanma veya karşıdakinden sık sık tekrarlamasını isteme gibi belirtilerin işitme kaybının erken işaretleri olabileceğini söylüyor ve bu şikayetlerin uzun süre devam etmesi halinde doktora başvurulmasını öneriyor.

Sonuç olarak, teknoloji hayatı kolaylaştırırken bilinçli kullanım alışkanlıkları geliştirmek gerekiyor. Kulaklık kullanımında ses düzeyi ve süreye dikkat edilmesi, çocuklara güvenli dinleme alışkanlığının erken yaşta kazandırılması ve işitme ile ilgili belirtilerin ihmal edilmemesi ileride oluşabilecek kalıcı işitme sorunlarının önlenmesine önemli katkı sağlayacaktır.

KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI UZMANI OP. DR. VEHİP BEYAZGÜN

KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI UZMANI OP. DR. VEHİP BEYAZGÜN

Yazar
EDİTÖR

Meryem Özdemir

Ben Meryem Özdemir, 24 yaşındayım, Bursa'dan çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem'deyim ama spesifik olarak eğitim ve sağlık politikalarındaki güncel gelişmelere odaklanıyorum. Öğrenmeye açık, meraklı ve enerjik bir yapım var.