Köye yerleşip kızlarının sağlığını önceliklendirdiler

Tip-1 diyabetli kızları için İstanbul’u terk eden Karasu ailesi, Kanlıgöl'e yerleşip organik üretim ve hayvancılıkla daha sakin ve doğal bir yaşam kurdu.

Yayın Tarihi: 22.08.2026 11:30
Güncelleme Tarihi: 22.08.2026 11:30

Köye yerleşip kızlarının sağlığını önceliklendirdiler

Köyde yeni bir yaşam:

İstanbul'da yaklaşık 30 yıl yaşayan Turgut ve Dilek Karasu, kızları Ela'nın tip-1 diyabet teşhisinin ardından yaşam biçimlerini değiştirme kararı aldı. Aile, Kastamonu İhsangazi'ye bağlı Kanlıgöl köyünde daha önce satın aldıkları arsaya yerleşerek günlük hayatlarını tarım ve hayvancılıkla sürdürüyor. Bugün aile, 1 yıldır köyde yaşıyor ve üretime odaklanmış durumda.

Neden taşındılar:

39 yaşındaki Turgut Karasu, uzun yıllar bankacılık yaptığını, İstanbul'da yoğun tempodan ve kalabalıktan kaynaklı zorlukların kızlarını olumsuz etkilediğini belirtiyor. Ela şimdi 10 yaşında ve 2 yıl önce konulan teşhisin ardından aile, daha doğal bir çevrenin ve temiz havanın onun için daha uygun olacağına karar verdi. Turgut, İstanbul'da geçen yıllarda izin günlerinde geldikleri Kanlıgöl'deki arsalarının bu kararda belirleyici olduğunu anlatıyor.

Günlük hayat ve üretim:

Aile, evlerinin yanına küçük bir ahır yaptırdı, büyükbaş hayvan ve tavuklar satın aldı. Şu an süt, peynir, tereyağı ve yumurta üretiyor; bahçelerinde organik sebze ve meyve yetiştiriyorlar. Turgut, 'İnşallah çiftliğimizi daha da büyütmek istiyoruz' diyerek hayvan sayısını artırma niyetlerini paylaşıyor. Bu üretim biçimi, ailenin gıda kaynaklarını yakından bilmesine ve Ela'nın beslenmesini daha kontrollü biçimde yönetmesine olanak sağlıyor.

Dilek Karasu, karar sürecinde Ela'nın da fikrinin önem taşıdığını vurguluyor. Dilek, kızının gürültü ve kalabalıktan rahatsız olduğunu, köy yaşamının ona iyi geldiğini ve zamanla hayvanlarla, bahçe işleriyle ilgilenirken mutlu olduğunu söylüyor. Ela'nın zaman zaman 'anne, iyi ki gelmişiz buraya' demesi, ailenin doğru bir tercih yaptığını hissettirdi.

Komşuluk ve öğrenme süreci:

Aile, köy hayatına daha önce hiç alışık olmadıklarını, ineklere dokunmadıklarını ve birçok işi komşularının yardımıyla öğrendiklerini ifade ediyor. İlk dönemlerde inek sağma konusunda zorlandıklarında komşular gelip yardımcı oldu. Karasu çifti, köydeki çocukların Ela'nın diyabetine karşı daha dikkatli olduğunu, onun yemediği şeyleri onlar da yemeyerek samimi bir destek ortamı oluşturduklarını belirtiyor.

Ela da yeni hayatından memnun: köy arkadaşları, doğal besinler ve hayvanlarla kurduğu bağ onun için önemli. Annesinin yaptığı tereyağını, ev yapımı peyniri yemekten keyif aldığını, tavuklarla ilgilenmekten ve buzağıları sevmekten söz ediyor. Aile, şehirde bıraktıkları hayatın yerine daha sakin, izole ama üretken bir yaşam kurarak kızlarının sağlık ve mutluluğunu önceliklendirdiklerini söylüyor.

BABA VE KIZI BİRLİKTE KÖYDE ÇALIŞIYOR.

BABA VE KIZI BİRLİKTE KÖYDE ÇALIŞIYOR.

Yazar
EDİTÖR

Hüseyin Aydın

Ben Hüseyin Aydın, 34 yaşındayım, İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr'nin Gündem ekibinde adliye ve hukuk muhabiriyim. Karmaşık dava dosyalarını alıp, herkesin anlayacağı şekilde sadeleştirmek benim işim. Detaylara çok önem veririm, titiz çalışırım.