Konforlu hayatın gölgesinde: dijital neslin psikolojik dayanıklılığı zayıflıyor

Araştırma, dijital ekranlara yoğunlaşan ve sürekli korunan çocukların gerçek yaşam deneyimlerinden uzaklaşarak psikolojik dayanıklılıklarının zayıfladığını gösteriyor.

Yayın Tarihi: 24.09.2026 12:18
Güncelleme Tarihi: 24.09.2026 12:18

Konforlu hayatın gölgesinde: dijital neslin psikolojik dayanıklılığı zayıflıyor

dijital yaşam ve çocukların deneyim kaybı:

Son araştırma, çocukların dijital ortamlarda daha fazla vakit geçirmesi ve konforlu yaşam koşullarının yaygınlaşmasının psikolojik dayanıklılık üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ortaya koyuyor. Prof. Dr. Tuncay Dilci (Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi) araştırma sonuçlarına göre, yeni kuşak çocukların sokakta, okul yolunda ve akranlarıyla doğal sosyal ortamlarda eskisine göre çok daha az zaman geçirdiğini ve bunun mücadele etme, sabretme, sorun çözme ile sosyal varlık olma becerilerini körelttiğini belirtiyor.

araştırmanın bulguları:

Dilci, dijital ekran odaklı sanal mekânlarda geçirilen sürenin artmasının, çocukların gerçek hayattaki varoluşsal deneyimlerini azaltarak psikolojik zayıflığa neden olduğunu vurguladı. Araştırmada öne çıkan noktalar arasında çocukların yürüyerek okula gitmeme eğilimi, güvenlik endişeleri nedeniyle servis kullanımının yaygınlaşması ve doğal, organik sosyal etkileşimlerin azalması bulunuyor. Bu koşullar, çocukların akran ilişkilerinde direnç, sabır ve mücadele gücü geliştirme fırsatını kısıtlıyor.

Dilci, sosyal bağların ve arkadaşlık ilişkilerinin deneyimlenememesinin sonuçlarını şöyle özetliyor: ekonomik olarak kolayca yönlendirilebilir hale gelme, ruhsal mukavemetin azalması, küçük olaylarda kırılgan davranışlar sergileme ve sosyal çatışma anında kendi varlığını koruyamama.

ebeveynlere öneriler ve uygulamalar:

Çocukların dayanıklılığını güçlendirmek için ebeveyn davranışlarının değiştirilmesi gerektiğini söyleyen Dilci, bazı somut önlemler öneriyor. Öne çıkan öneriler şunlar:

İstekleri anında karşılamamak: Çocukların beklentilerini erteleyerek sabır geliştirmelerine fırsat tanımak.

Sorun çözmeyi öğretmek: Karşılaştıkları sorunlara ebeveynlerin hemen müdahale etmemesi, çözümü çocukların denemesi için alan bırakılması.

Tekrar ve öğrenme: Başarıya giden süreçte olayların yeniden denenmesine ve öğrenmenin pekiştirilmesine izin verilmesi.

Ekransız zaman dilimleri: Evde boşlukları sürekli ekranla doldurmamak, düzenli ekransız anlar veya günler oluşturmak.

Bunların yanı sıra çocukların değişen şartlara uyum sağlayabilmesi, duygularını yönetebilmesi ve öfke ile şiddet eğilimlerini düzenleyebilmesi için psikolojik esneklik kazanmalarının önemli olduğu vurgulanıyor. Aile içi ilişkilerde güvene dayalı bağlanma ortamının sağlanması da çocukların sorunlarını rahatça paylaşabilmeleri açısından gerekli kabul ediliyor.

Dilci, toplumdaki dijitalleşme eğilimiyle birlikte çocuklarda bir yalnızlaşma hissi oluştuğunu, “kalabalıklar içerisinde yalnızız” algısının güçlendiğini belirterek, çocukların gerçek hayat deneyimlerine yeniden kazandırılmasının zorunlu olduğunu ifade ediyor. Araştırma, ebeveynlerin bilinçli müdahaleleri ve günlük yaşamda küçük ama sürekli uygulamalarla yeni neslin dayanıklılığının güçlendirilebileceğini işaret ediyor.

Dijital çağın çocuklarında yeni tehlike, psikolojik dayanıklılık zayıflıyor

Dijital çağın çocuklarında yeni tehlike, psikolojik dayanıklılık zayıflıyor

Yazar
EDİTÖR

Elif Çelik

Selam! Ben Elif Çelik, 22 yaşındayım ve Bursa'dan bağlanıyorum. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin en genciyim, yeni mezun oldum. Enerjim süper! Sosyal medya trendleri, sokak röportajları ve gençliğin nabzını tutan konular bende. Bu işe bayılıyorum!